İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/04/2026 Davanın reddine ilişkin kararın davacı mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkili ile oğlu ...'nin 05/03/2013 tarihinde davalının iş yerine gittiklerini, satın alınacak emtia için müvekkilinin ... Paşa Şubesine ait ... nolu 15/06/2013, 30/06/2013, 15/07/2013, 30/07/2013 tarihli 9.000'er- TL bedelli 4 adet hamiline yazılı çeki düzenlediğini, davalının …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/2462 KARAR NO : 2026/733 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/06/2023 NUMARASI : 2022/1168 Esas 2023/482 DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 16/03/2015 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/04/2026 Davanın reddine ilişkin kararın davacı mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkili ile oğlu ...'nin 05/03/2013 tarihinde davalının iş yerine gittiklerini, satın alınacak emtia için müvekkilinin ... Paşa Şubesine ait ... nolu 15/06/2013, 30/06/2013, 15/07/2013, 30/07/2013 tarihli 9.000'er- TL bedelli 4 adet hamiline yazılı çeki düzenlediğini, davalının anlaşmadan vazgeçmesi üzerine müvekkilinin düzenlediği çekleri ceketinin cebine koyduğunu,davalının müvekkiline ürünlere tekrar bakmasını istediğini, müvekkilininde ceketini koltuğa bırakarak ürünlere baktığını daha sonra çeklerin cebinde olmadığını farkettiğini, çeklerin davalı tarafından çalındığını, çeklerin kendisinde olduğunu davalı tarafından mesajla müvekkiline bildirildiğini, davalıyı Bakırköy C Başsavcılığı'nın 2013/27665 soruşturma sayılı dosyasında şikayet ettiklerini, çeklerin iptali için müvekillince Bakırköy 1.ATM'nin 2013/185 esas sayılı dosyasından açılan davanın teminat yatırılmaması nedeniyle takipsiz bırakıldığını ileri sürerek 4 adet çek ile ilgili ödeme yasağı kararı verilerek çeklerin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 17/01/2017 tarihli dilekçesinde alışveriş için düzenlenen çeklerin davalının zarar edeceğini beyan ederek satmaktan vazgeçmesi nedeniyle teslim edilmediğini, yeniden emtiaya bakıldığı sırada çeklerin müvekkilinin cebinden alındığını beyan etmiştir. CEVAP:Davalı davaya cevap sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafından yapılan şikayet sonucu davalı hakkında Bakırköy 32 Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/398 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı; mahkemece eylemin hukuki ihtilaf olması nedeniyle beraat kararı verildiği, kararın İstanbul BAM 8. CDnde istinaf başvurusunun reddi üzerine kesinleştiği, çekin kural olarak muaccel bir borcun tasfiyesi amacıyla verilebileceği, davacının keşidecisi olduğunu ileri sürdüğü 4 adet çekin miktar, keşide tarihi doldurulma ve imzalanmak suretiyle uhdesinde taşınırken davalı tarafından hırsızlanmak suretiyle alındığının ileri sürüldüğü, ancak çeklerin bankaya ibraz edilmediği gibi çeklerin hırsızlanmak suretiyle davacının elinden alındığı konusunda hiçbir kanıt bulunmadığı, HMK’nın 190., TMK'nın 6. maddesi gereğince de, "herkes iddiasını ispat etmekle yükümlü" olduğunu, davacının sabit görülmeyen davasının reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacı mirasçı ... vekili; işbu çeklerin müvekkil tarafından verilmediğini, davalı tarafından alındığını, tarafların mal alım satımına ilişkin yaptıkları görüşmeler neticesinde anlaştıklarını, müvekkilinin davaya konu çekleri düzenlediğini, davalının işyerinde bulundukları sırada davalı telefon görüşmesi yaptığını, müvekkile "ağabey konuştum, bu malları bu fiyattan verirsem zarar ediyormuşum" demesi üzerine müvekkilinin çekleri ceketinin cebine koyduğunu, bu çekler tarafların anlaşmak üzere olduğu ticari ilişki için düzenlediğini müvekkil karşı tarafa duyduğu güven sebebiyle çeklerin yerinde olduğunu kontrol etmeden davalının işyerinden ayrıldığını, daha sonra çeklerin cebinde olmadığını fark etmesi üzerine davalıyı aradığını,davalının cevap vermediğini, davalı müvekkiline "abi benim başım büyük belada senin çekleri kullanmadım şu an başımı kaldıramıyorum müşteri malı kaçırdı gönlünü ferah tut" şeklinde mesaj attığını, Bakırköy C Başsavcılığının 2013/27665 sayılı soruşturma dosyasında müvekkilin verdiği 08.03.2013 tarihli ifade tutanağında tesbit edilerek mesajı davalının gönderdiğinin tutanağa yazıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; ticari ilişki kapsamında davalıya verilmek üzere keşide edilen her biri 9.000-TL bedelli 4 adet çekin imzalı ,miktar hanesi ile keşide tarihi yazılı halde iken, tarafların ticaretten vazgeçmesine rağmen davalı tarafça davacının cebinden hırsızlık suretiyle ele geçirildiği,davacının davalıya borçlanma iradesi olmadığı iddiasına dayalı menfi tesbit talebine ilişkindir. TBK’nın 74’üncü maddesinde; hukuk davasına bakan hâkimin, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle ve ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla bağlı olmadığı; aynı şekilde ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da, hukuk hâkimini bağlamayacağı düzenlenmiştir. Ancak; yerleşmiş yargı uygulamasında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle "fiilin hukuka aykırılığı" konusuyla hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Yani, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacak, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayacaktır. Bir eylemin hukuka aykırı olması, kamu hukuku özel hukuk ayrımı olmaksızın tüm hukuk düzeni ile çatışma halinde olduğu anlamına gelmekte olup ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı ile ortaya konulan hukuka aykırılık tespiti, hukuk mahkemesinde de geçerli olacaktır. Davacı tarafından yapılan şikayet sonucu davalı hakkında Bakırköy 32 Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/398 esas, 03/05/2018 karar sayılı dosyasında açılan kamu davasında, mahkemece verilen beraat kararı İstanbul BAM 8. Ceza Dairesinde istinaf başvurusunun reddi üzerine kesinleşmiştir. Ceza mahkemesi kararında "Tüm dosya içeriğinden sanık ve katılanın beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanık ve katılanın birbirlerini tanıdıkları ticaretleri olup, bu ticari ilişki nedeni ile değişik zamanlarda alışverişler yaptıkları, olay günü de yine bir alışveriş amacı ile bir araya geldikleri ancak taraf beyanlarına göre diğer taraftan kaynaklı olarak alışverişte anlaşamadıkları, bu arada alınan mallar ve çek verilmesi ile ilgili anlaşmazlıklar yaşadıkları iki tarafın da karşılıklı diğer tarafın edimini yerine getirmediğini iddia ettiği, dosyamıza konu olayda taraflar arasında bir mal alışverişine başlandığı bu arada çek alışverişinin yapılıp yapılmadığının taraflarca ihtilaflı olup, katılanın çeklerini sanığın çaldığını hiçbir zaman iddia etmediği beyanı karşısında taraflar arasındaki anlaşmazlığın hukuki bir anlaşmazlık olduğu katılanın iddiasının bu çeklerin alınıp karşılığında kendisine mal verilmediği iddiası olduğu, kanaati ile şüphelinin beraatine "karar verilmiştir. Bu halde; çalınma vakıası ceza mahkemesi tarafından kabul edilmemiş, " davacının çeklerin alınıp karşılığında mal verilmediği "iddiasında olduğu kabul edilmiştir. Davacı vekili çeklerin çalındığının davalının Bakırköy C Başsavcılığı tarafından tesbit edilen davacının cep telefonundaki mesaj içeriği ile sabit olduğunu istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de; ceza mahkeme kararı içeriğinde bu mesajın da değerlendirildiği; sonuç itibariyle çeklerin davalı elinde bulunduğu kabul edilerek davacının çekler karşılığında mal tesliminin yapılmadığının ileri sürdüğü sonucuna varılmıştır. Elde ki davada ise çeklerin davacının iradesi dışında elden çıkartılarak davalı uhdesinde bulunduğu ileri sürülmektedir. Bu halde; borçlanma iradesi olmadan çeklerin davacının rızası dışında elinden çıkarak davalı eline geçtiği iddiası kanıtlanamamıştır. Açıklanan nedenlerle; davaya konu çeklerin davalı tarafından davacının rızası dışında ele geçirildiği kanıtlanamadığından davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Karara ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı mirasçısı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı mirasçısı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMKnın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubuyla kalan 462,15-TL harcın davacı mirasçı ...'den alınarak Hazine'ye ödenmesine, Davacı mirasçısı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 20/04/2026