12. Hukuk Dairesi 2013/25045 E. , 2013/35021 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/06/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 6100 Sayılı HM…
**12. Hukuk Dairesi 2013/25045 E. , 2013/35021 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/06/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 6100 Sayılı HMK'nun 294/3. maddesi geregince; hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Anılan Kanun'un 297/2. maddesine göre ise, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK'nun 298/2. maddesinde de; gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Esasen kısa kararı yazıp tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması, yargılamanın aleniyeti ve kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile 6100 sayılı HMK'nun yukarıda değinilen emredici nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, re' sen gözetilmesi yasa ile hakime yüklenmiş bir görevdir. Somut olayda; borçlu icra takibine vaki itirazın kesin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece, yüze karşı verilen kısa kararda; "Açılan davanın yerinde görülmemesi nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, davacı vekili lehine ücreti vekalet takdirine" karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda ise; "Açılan davanın yerinde görülmemesi nedeniyle reddine, masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, gider avansından arta kalan kısım karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ya iadesine, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 440 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar vekiline verilmesine" karar verilerek kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmiştir. 10.4.1992 tarih ve 1991/7E.-1992/4K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'na göre kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedenidir. O halde, mahkemece, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirmeden yeni bir karar verilmesi için yerel mahkeme kararının re'sen bozulması gerekmiştir.