7. Hukuk Dairesi 2013/1554 E. , 2013/6277 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı
**7. Hukuk Dairesi 2013/1554 E. , 2013/6277 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı işyerinde çalışan eşi ...’in iş akdini haklı nedenle feshetmesi nedeniyle iş akdinin işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatili ve hafta tatili alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının eşi ... ile davacının eşinin kardeşi Güven Güven’in davalı işyerinde çalıştıklarını, davacının eşinin kardeşinin işyerindeki bir işçi ile tartışması ve akabinde işyerine 6-7 kişi ile birlikte gelerek saldırıda bulunması nedeniyle davacının eşi ve davacının akrabalık bağları gereğince iş akitlerini feshettiklerini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının eşi ve eşinin akrabası ...'in iş akdinin sona erdiği, aynı yerde çalışan davacının iş akdinin de davalı işverence haklı nedenlere dayalı olarak feshedildiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne verilmiştir. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Somut olayda; davacı davalı işyerinde medikal muhasebe elemanı olarak her gün 10 saat ve üzerinde çalıştığını, hafta tatillerinde tam gün çalıştığını ileri sürerek fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının çalışma süresine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının yaptığı işin nöbet tutmasını ve hafta tatillerinde çalışmasını gerektirmediğini, davacının ek mesai yaptığı dönemlere ilişkin ücretlerinin ücret bordroları ile ödendiğini savunmuştur. Davalı şirkete karşı davası bulunan davacı tanığı davacının eşi ..., davacının faturaları yetiştirmek için ayda en az 4 gün 22.00 ye kadar çalıştığını, haftada bunun dışında 3 gün fazla mesaiye kaldığını, pazarları iş yoğun olursa çalıştığını, davalı şirkete karşı davası bulunan davacı tanığı ... davalı işyerinde çalışma saatlerinin 08.00-18.00 arasında olduğunu, cumartesi günleri de aynı saatler arasında çalıştığını, haftada 3 gün 22.00’ye kadar çalıştığını, bazen pazarları da çalıştığını, davacı tanığı ..., davalı işyerinde 2011 yılında 3 ay kadar 18.00-24.00 saatleri arasında emar teknisyeni olarak çalıştığını, kendisi çalışırken davacının da çalıştığını, geldiğinde davacıya sabah 08.00'de işyerinde gördüğünü, kendisinin haftada 3 gün çalıştığını, davacıyı 22.00'ye kadar işyerinde gördüğünü, haftada 3 güne rastladığını, pazarları da çalıştığını gördüğünü, davalı tanıkları davacının 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını, cumartesi günleri 13.00'e kadar çalıştığını, Pazar günleri tatil olduğunu beyan etmişlerdir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanıklarından ikisinin davalıya karşı davalarının olduğu, bu tanıklardan birinin davacının eşi olduğu, diğer davacı tanığının üç ay kısmi çalışması nedeniyle hafta tatillerinde çalıştığının anlaşılamadığı, davacının haftada 5 gün 08.00-17.00 saatleri arasında, cumartesi günü 08.00-13.00 saatleri arasında çalıştığı, davacının fazla mesai çalışması olmadığı, tanık anlatımlarından fazla çalışma yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı kabul edilmiştir. Davalı ile aralarında husumet bulunmayan tanık ...’in hafta tatili çalışmalarının sıklığı konusunda yeniden beyanı alınarak, söz konusu davacı tanığının davacının 22.00’ye kadar çalışma yaptığına dair beyanları da dikkate alınarak davacının fazla mesai ve hafta tatili alacakları konusunda yeniden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.