T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1631 - 2026/260 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1631 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/260 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/304 E - 2023/367 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 06/03/2026 YAZIL…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1631 - 2026/260 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1631 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/260 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/304 E - 2023/367 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 06/03/2026 YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, çeşitli markaların distribütörü olarak alt bayilere toptan kombi satışı yaptığını, davalının da davacı şirketin alt bayisi konumunda bulunduğunu, bu kapsamda taraflar arasında cari hesap sözleşmesi düzenlendiğini ve davalının, müvekkil şirketten bir takım ticari alımlarda bulunduğunu, ancak cari hesap bakiyesi olan 62.001,06 TL'yi ödenmediğini, bunun üzerine cari hesap alacağının tahsili için davalı borçlu hakkında Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2020/11847 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalı borçlunun söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda alınan ürün karşılığı ödemelerin gerçekleştirildiğini, davacı şirketin icra takibine konu ettiği alacağın mükerrer tahsilat niteliğinde bulunduğunu, davacı şirketçe delil olarak gösterilen muavin defter kayıtlarında yer alan 01/01/2020 tarihli ve 000000001 fiş numaralı 30.375,01 TL bedelli fatura içeriği hakkında müvekkilin bir bilgisinin olmadığını, kaldı ki davalının ticari defterinde bahsi geçen faturaya yönelik bir kaydın yer almadığını, 62.001,06 TL'lik alacağın usulüne uygun şekilde belgelendirilmediğini, borcun ortaya çıkış sebebinin açıklanmadığını, davacının sunmuş olduğu faturaların ve kayıtların tek başına bağlayıcılığının olmadığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticari defterlerinin ibraz edildiği, ticari defterler üzerinde yapılan incelemelerde, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı, bazı faturaların kayda alınmadığı, satıcılara yapılan ödemelerin gösterilmediği, davalının ticari defterleri doğrultusunda davacı şirkete 236.157,08 TL borçlu bulunduğu anlaşılmakla birlikte, davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve ticari defter kayıtları çerçevesinde davacı şirketin davalıdan 62.001,06 TL alacaklı olduğu, bilindiği üzere, HMK'nın 222. maddesi uyarınca açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defterlerin sahibi aleyhine delil teşkil ettiği, somut olayda davalının ticari defterinde yer alan kayıtlar dikkate alındığında davacı şirkete 236.157,08 TL borçlu olduğunun tespit edildiği ve ticari defterlerin durumu itibariyle davalı aleyhine delil sayılması gerektiği, bununla birlikte davacı şirketin asıl alacak bakımından davasını ispat ettiği, diğer yandan davalının icra takibi öncesinde temerrüte düşürülmediği, bu hali ile davacı şirketin işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, ayrıca alacağın likit nitelikte bulunduğu, dolayısıyla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilin, davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirketin muavin defter kayıtlarında yer alan 01/01/2020 tarihli ve 000000001 fiş numaralı 30.375,01 TL bedelli fatura içeriği hakkında müvekkilin bir bilgisinin olmadığını, kaldı ki davalının ticari defterinde bahsi geçen faturaya yönelik bir kaydın yer almadığını, davacı şirketin malların teslim edildiğine ilişkin irsaliye faturası sunamadığını, 62.001,06 TL'lik alacağın usulüne uygun şekilde belgelendirilmediğini, borcun ortaya çıkış sebebinin açıklanmadığını, davacı şirketin borcun varlığını ispat etmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının, takip nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2020/11847 Esas sayılı dosyası ile; 22/12/2020 tarihinde davacı tarafından, davalı aleyhine, 62.000,00 TL asıl alacak ve 382,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 62.382,19 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67. maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporunda yer alan açıklamalara göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.235,22TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.060,00TL harcın mahsubu ile bakiye 3.175,22TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a.maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 06/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."