2. Ceza Dairesi 2021/3675 E. , 2022/15132 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarih ve 2012/6-1431 esas, 2013/18 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, sanığın mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, hükümde tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek bulunmadığı, bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği hususu gözönüne alındığında mü…
**2. Ceza Dairesi 2021/3675 E. , 2022/15132 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarih ve 2012/6-1431 esas, 2013/18 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, sanığın mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, hükümde tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek bulunmadığı, bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği hususu gözönüne alındığında mükerrirliğine esas alınan ilamın gösterilmemesi bozma sebebi olarak kabul edilmemiş; sanığın tekerrüre esas olan Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25/11/2011 tarihli ve 2011/121 E., 2011/627 K. sayılı ilamında da TCK’nın 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2012/13-194 E - 2012/243 K sayılı kararında da belirtildiği üzere, somut olayda sanığın, gündüz saatlerinde mağdur ...’tan yönünü çevirmek bahanesi ile aracın anahtarını alarak araca binip olay yerinden ayrıldığı, başlangıçta her ne kadar mağdur suça konu aracın anahtarını özgür iradesiyle sanığa teslim etmiş ise de; bu iradenin aracın yönünü çevirmesi için gerekli olan makul bir süre için geçerli olacağı, bu bağlamda sanık ile mağdur arasında arabanın teslimine ilişkin hukuksal anlamda bir zilyetliğin devrinden söz edilemeyeceği gözetildiğinde bu aşamadan itibaren aracın anahtarını haksız olarak elinde bulundurduğunun kabulü gerektiğinden sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı TCK’nin 142/2-d maddesinde düzenlenen haksız yere elde bulundurulan anahtarla hırsızlık kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, aynı Yasa'nın 141/1 maddesi gereğince hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 20/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.