11. Hukuk Dairesi 2010/3624 E. , 2011/16038 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Zile Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/11/2009 tarih ve 17/11/2009 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm bel…
**11. Hukuk Dairesi 2010/3624 E. , 2011/16038 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Zile Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/11/2009 tarih ve 17/11/2009 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi olan...'nın, davalı ...'un sürücüsü, diğer davalı şirketin sahibi olduğu aracın yaptığı kaza neticesinde öldüğünü, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, murisin ölümü nedeniyle müvekkillerinin maddi ve manevi zarar gördüklerini ileri sürerek, her bir davacı için ayrı ayrı 100 TL maddi, davacı ... için 20.000 TL manevi, diğer davacılar için ayrı ayrı 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06.07.2009 tarihli dilekçesi ile davacı ... yönünden maddi tazminat talebini ıslah ederek 17.135,11 TL'nin tahsilini istemiştir. Davalı şirket vekili, davacıların zararının birden fazla sigorta ile teminat altına alındığını, davanın sigorta şirketlerine ihbarının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait olan ve diğer davalının sevk ve idaresindeki otobüsün yaptığı kaza neticesinde davacıların murisi...'nın öldüğü, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, muris...'nın babası olan davacı ...'ya destek olduğu, diğer davacıların çalıştıkları, düzenli gelirlerinin olduğu ve muris ...'ın bakımına muhtaç olmadıkları, ferdi kaza koltuk sigortacısı tarafından yapılan ödemenin destekten yoksun kalma tazminatından mahsup edilemeyeceği, davacıların manevi tazminata hak kazandıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 17.135,11 TL maddi, 5.000 TL manevi, diğer davacılar için ayrı ayrı 2.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacıların murisi...’nın davalıların sürücüsü ve işleteni oldukları araçta muavin olarak görev yaptığının, bu nedenle muris ile davalılar arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğunun belirlenmiş olmasına göre, mahkemece, tüm davalılar hakkında açılan davaya iş mahkemesi sıfatı ile bakılarak sonuçlandırılması gerekirken yazılı şekilde Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatı ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün re’sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 29.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.