T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1973 KARAR NO : 2026/1464 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ :03/04/2024 NUMARASI :2021/978 Esas, 2024/350 Karar DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Ö…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1973 KARAR NO : 2026/1464 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ :03/04/2024 NUMARASI :2021/978 Esas, 2024/350 Karar DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 05/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/04/2024 tarih ve 2021/978 Esas, 2024/350 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketine KZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araç ile sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosikletin 28.11.2013 tarihinde çarpışması sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını, bu kaza nedeniyle davalı aleyhine .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/74 esas 2017/435 karar sayılı dosya ile tazminat davası açtığını ve davanın kabulüne karar verilerek tazminat ödendiğini ancak maluliyet oranında artış olduğunu, halen tedavilerinin sürdüğünü, maluliyetindeki artıştan kaynaklı ve belirsiz olan maddi zararının tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100,00 TL maddi zararların temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile tarafına ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı ve müvekkilinin şahıs başına poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu, davacı tarafından .... Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/74 E. Sayılı dosyası ile müvekkil şirket aleyhine dava açılmış olup dava sonucunda 05.02.2018 tarihinde 298.958,91 TL icra dosyasına ödendiğini, bu nedenle kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ancak aksi halde davacının maluliyet oranı ile tarafların kusur durumunun ATK tarafından belirlenmesini, ödeme tarihi itibarıyla hesaplama yapılarak davacıya yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının belirlenmesi ve davacıya yapılan ödemenin güncelleştirilerek zarardan mahsup edilmesini, SGK tarafından davacıya yapılan rücuya tabi ödeme var ise zarardan mahsubunu, geçici iş göremezlik zararının poliçe teminat kapsamında olmadığını, neticede davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Davanın kabulü ile 86.921,27 TL daimi iş göremezlik tazminatının davalı ... şirketinden temerrüt tarihi 02/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; maluliyet artışının bulunmaması sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, poliçe limitinin hatalı tespit edildiğini, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/74 E – 2017/435 K sayılı dosyada verilen karar gereği 05.02.2018 tarihinde 298.958,91 TL icra dosyasına ödendiğini, bu nedenle kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kusur yönünden müterafik kusur indirimi yapılmadığını, maluliyet raporunun 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınması gerektiğini, davacı tarafından başvuru şartının yerine getirilmediğini bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun bulunmadığını belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazasında artan maluliyete dayalı olarak açılan kalıcı iş göremezlik tazminatı istemine yöneliktir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığına yönelik istinaf başvurusunun incelemesinde; 2918 Sayılı Yasanın 97 ve 99. md.leri gereği dosyaya baktığımızda; davacı vekili müvekkilinin 28.11.2013 gününde meydana gelen trafik kazası nedeni ile müvekkillerinin yaralandığını ve tam olarak iyileşemediğini belirterek davalı ... şirketinden 20/10/2021 tarihinde, hastane evrakları ile kaza tespit tutanağı ve diğer ilgili evraklar ekli olacak biçimde maddi tazminat davası isteminde bulunduğu dikkate alındığında, başvurunun usulüne uygun olduğu göz önüne alındığında başvuru dava şartının sağlandığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davalı vekilinin müterafik kusur bulunduğuna yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın artmasına etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun azalması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Somut olayda, davacının kaza sırasında kask takıp takmadığı belirsiz olmakla birlikte kalıcı maluliyete neden olan yaralanmasının alt ekstremitede meydana geldiğinin anlaşıldığı, davacının kask takması ile maluliyete neden olan yaralanması arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşılmış olup mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmamış olması yerinde olmuştur. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmamıştır. Davalı vekilinin kesin hüküm yönünden yapılan istinaf incelemesinde; Eldeki davada davacı; açıkça ve tereddüte vermeyecek biçimde, 28.11.2013 günü meydana gelen kazada çeşitli bölgelerinden ağır şekilde yaralandığını, trafik kazasında yaralanan davacının maluliyet artışından kaynaklı maluliyet durumu nedeniyle şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın (kalıcı maluliyet) 6100 sayılı yasanın 107. maddesi uyarınca (fazlaya ilişkin talep dava ve ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik) hesaplattırılarak temerrüt tarihinden işletilecek mevduata uygulanacak en yüksek faizi, vekalet ücreti ve yargılama giderleriyle birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiştir. Öte yandan, davacı tarafın daha önce .... Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/74 E. Sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine dava açmış olduğu ve dava sonucunda mahkemece %28 kalıcı maluliyet oranına göre 17.527,93 TL geçici, 163.497,08 TL kalıcı olmak üzere toplam 180.606,67 TL tazminata hükmettiği anlaşılmıştır. Davacı eldeki iş bu davada ise ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/74 - 2017/435 esas karar sayılı dosyasında belirlenen %28 oranındaki maluliyetinin gelişen ve değişen durumlar nedeniyle arttığını, maluliyetinin daha da yükseldiğini iddia ederek iş bu dosyada artan maluliyetten kaynaklı olarak ortaya çıkacak olan maddi tazminatın tahsilini talep ettiği görülmüştür. Şu halde İş bu dava konusu ile .... Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/74 E. sayılı dosyasındaki dava konusu ile aynı olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin kesin hüküm itirazı yerinde değildir. Mahkemesince davacının belirlenen %28 oranındaki maluliyetinden sonra gelişen bir durum olup olmadığı, bu tespitten sonra maluliyet oranında artış olup olmadığının belirlenmesi için ATK İhtisas Kurulundan rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Mahkemesince hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Kurulunun 22.07.2023 günlü maluliyet raporu incelendiğinde davacının 28.11.2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasından kaynaklı olarak %48 oranında maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiş mahkemece dosya bu haliyle aktüer bilirkişiye teslim edilerek davacının %48 oranındaki maluliyet oranına göre kalıcı iş göremezlik zararı belirlenmiş ve buna göre hüküm tesis edilmiştir. Ne var ki ATK 2. İhtisas Kurulunun 22.07.2023 günlü raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür. Zira davacı özellikle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/74 - 2017/435 esas karar sayılı dosyasında tespit edilen maluliyet oranında daha sonraki gelişen süreçte artış olduğunu ileri sürmektedir. Ne var ki ATK 2. İhtisas Kurulu raporu düzenlerken bu hususta inceleme ve değerlendirme yapmamıştır. Mahkemesince yapılması gereken ATK 2. İhtisas Kuruluna yeniden müzekkere yazılarak 22.07.2023 günlü sağlık kurulu raporunda tespit edilen %48 oranındaki maluliyet oranının hangi tarihte oluştuğunun tıbben belirlenmesi istenilmelidir. Diğer bir ifadeyle davacının geçirmiş olduğu 28.11.2013 günlü trafik kazasından kaynaklı olarak tüm tedavi sürecinin hangi tarihte sonlandığı, buna göre davacıda oluşan maluliyet oranı hangi tarihte tam ve kesin olarak belirlendiğinin tespiti gerekmektedir. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/74 - 2017/435 esas karar sayılı dosyasında hükme esas alınan ATK 3. İhtisas Kurulunun 01.03.2017 günlü sağlık kurulu raporunda belirlenen %28 oranındaki maluliyet oranının sonraki tarihte (01.03.2017 gününden sonra) gelişen durumlar nedeniyle her hangi bir artışın oluşup oluşmadığının bu tarihten sonraki tedavi evrakları incelenmek suretiyle tespiti gerekmektedir. Buna rağmen ATK 2. İhtisas Kurulunun 22.07.2023 günlü raporunda bu hususların değerlendirilmediği anlaşılmıştır. ATK 2. İhtisas Kurulunun 22.07.2023 günlü raporunda tespit edilen %48 oranındaki maluliyet oranının davacının geçirmiş olduğu 28.11.2013 günlü trafik kazasından kaynaklandığı dolayısıyla ATK 3. İhtisas kurulunun 01.03.2013 günlü sağlık kurulu raporunda belirlenen %28 oranındaki maluliyet oranının hatalı olduğu, davacının gerçek maluliyet oranının ilk alınan 01.03.2013 günlü sağlık kurulu raporu tarihindeki duruma göre de %48 olması gerektiği hususunda tespit yapılıp yapılamayacağının değerlendirilerek rapor düzenlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemesince ATK 2. İhtisas Kurulundan hüküm kurmaya el verişli olacak şekilde davacının 01.03.2013 günlü sağlık kurulu raporundan sonraki tedavi sürecinde gelişen durum nedeniyle %28 oranındaki maluliyet oranında artış olup olmadığı belirlenerek buna göre karar verilmesi gerektiği halde hatalı sağlık kurulu raporuna dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamıştır. Bu yönüyle davalı vekilinin istinafı yerinde görülmüştür. Mahkemesince davacının ATK 3. İhtisas kurulunun 01.03.2013 günlü sağlık kurulu raporunda belirlenen %28 oranındaki maluliyet oranında bir artış olduğu tespit olması halinde söz konusu artan maluliyet oranı dikkate alınarak ilk derece mahkemesi kararına karşı dosya davacısının istinaf yasa yoluna başvurmamış olması bu kapsamda davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak aktüer bilirkişiden 2024 yılı asgari ücret verileri kullanılmak suretiyle tespit edilen artan maluliyet miktarına göre kalıcı iş göremezlik zararı ve tespiti ve buna göre karar vermek gerekmektedir. Yine mahkemenin karar tarihinden sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 07.10.2025 tarih, 2023/12431 Esas ve 2025/13675 Karar sayılı ilamı ile içtihat değişikliğine gidilmiş ve geçici iş göremezlik tazminatının da sürekli sakatlık teminatı içinde değerlendirilmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Bu durumda davalı tarafından ödenen kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin (163.078,73 TL) ile geçici iş göremezlik zararına ilişkin olarak yapılan (17.527,93 TL) tutarın toplamı olan 180.606,66-TL ödeme tutarının kaza tarihinde geçerli olan ZMMS poliçe teminat limiti olan 250.000,00 TL'den mahsubu neticesinde bakiye poliçe teminat limiti olan 69.393,34-TL miktar da dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle davalı vekilinin poliçe limitine yönelik istinafı yerindedir. Ortadan kaldırma gerekçesine göre davalı vekilinin diğer istinaf gerekçeleri incelenmemiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece öncelikle yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davalı vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KABULÜYLE, kararın kaldırılarak, sair istinaf nedenleri incelenmeksizin dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/04/2024 tarih ve 2021/978 Esas, 2024/350 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/3. maddesi gereğince harç iade ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.05.05.2026 ... ... ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.