11. Hukuk Dairesi 2010/9179 E. , 2012/1390 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 2-... 3-... VEKİLİ : Av. ... VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/12/2009 tarih ve 2009/197-2009/511 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 14.200.00 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik…
**11. Hukuk Dairesi 2010/9179 E. , 2012/1390 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 2-... 3-... VEKİLİ : Av. ... VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/12/2009 tarih ve 2009/197-2009/511 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 14.200.00 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin kullandığı kredinin teminatı olmak üzere davalı ... şirketine Kredili Ferdi Kaza Sigortası yaptırdığı, sigorta poliçesi gereğince sigortalının kaza nedeniyle ölümü halinde kredi borcunun 200.000-TL ye kadar olan kısmının ödenmesinin teminat altına alındığı, murisin kullandığı araçla kaza yaparak öldüğünü, davalı ... şirketince kazanın oluş şekli nedeniyle teminat kapsamı dışında kaldığından bahisle herhangi bir ödeme yapılmadığı ancak ölüm şeklinin teminat kapsamında bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000-TL maddi tazminatın ihbardan itibaren reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, Adli Tıp Kurumu'nun raporuna göre murisin yaralanmalarının başlı başına öldürücü nitelikte olmadığını, murisin kalp krizi geçirmesi nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybettiğinden ölümün ferdi kaza sigortası teminatı kapsamında olmadığı savunarak, davanın reddini istemiştir.