11. Hukuk Dairesi 2012/16487 E. , 2013/15103 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.03.2012 tarih ve 2009/357-2012/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü…
**11. Hukuk Dairesi 2012/16487 E. , 2013/15103 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.03.2012 tarih ve 2009/357-2012/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, şirket dışında diğer davacıların davalılardan ... Noterliği'nin 02/09/2008 tarih ve ...-... yevmiye nolu limited şirketi hisse devri sözleşmesiyle davacı şirketin hisselerinin tamamını devir aldıklarını, devir sözleşmesinde devir bedelinin nakden ve tamamen ödendiğinin, hissenin devir alan adına kayıt ve tesciline rızalarının bulunduğunu ve devir tarihine kadar olan mali, hukuki ve cezai sorumluluklarının devredene, o tarihten sonrakilerin devir alana ait olduğunun kararlaştırıldığını, davacı şirketin devir tarihinden önce davalılara ait olup o ana kadar ödenmemiş olan 123.518,00 TL borcu ödemek zorunda kaldığını, devir sözleşmesine dayanılarak davacıların bu miktarı davalılardan istediğini, ... İcra Müdürlüğü'nün 2009/3168 esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalıların borca, faiz ve fer'ilerine itiraz ettiklerini, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacıların ... İcra Müdürlüğü'nün 2009/3168 esas sayılı dosyasıyla davalılar aleyhine hisse devir sözleşmesine dayanarak 123.518,00 TL talepli icra takibi yaptıklarını, müvekkillerinin noterlikten yapılmış hisse devir sözleşmeleriyle davacı şirketteki hisselerini 02/09/2008 tarihinde davacılardan ... ve ...'a devrettiklerini, ancak bu devir sözleşmesi yapılmadan önce 28/08/2008 tarihli şirket hissesi satış protokolü başlıklı belgenin imzalandığını, yapılacak hisselerin devrine ilişkin asıl ve ayrıntılı düzenlemeler yapıldığını, hisselerin değeri karşılığı ödenecek bedelin 235.614,00 TL olarak belirlendiğini, bu bedelin ne şekilde ödeneceğinin açıklandığını, tarafların hangi borçları ne şekilde ödeyeceklerinin kararlaştırıldığını, bu protokolde imzası bulunan ...'ın noterde yukarıda belirtilen hisse devir işlemlerinin yapılacağı zaman kardeşleri olan davacılar ... ve ... adına devir yapılmasını istediğini, müvekkillerinin de 28/08/2008 tarihli protokole uyulacağı inancıyla iyi niyetli olarak hisselerini şirket dışındaki davacılara devrettiklerini, daha sonra davacıların bu hisseleri ...'a devrettiklerini, ...'ın halen şirket ortağı olmadığını, davacıların protokolde belirtilen yükümlülüklerin hiçbirini yerine getirmediğini, protokolü görmezden geldiklerini, bu durumun iyi niyet kaidelerine aykırı olduğunu, buna karşın davacıların icra takibiyle kendilerinden alacak talebinde bulunduklarını bunun yersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi görüşlerine ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, hissesini devreden ortağın şirket borçlarından sorumluluğuna ilişkin olduğu, dava tarihi itibariyle davacı şirket’in hissedarlarının ... ve ... olduğu, ...'ın herhangi bir hissesi bulunmadığı, ..., ... (kızlık soyadı ...'dır) ve ...’ın kardeş oldukları, davalılardan ..., ... ve ... arasında davacı şirket hisselerinin satılması ve hisse satışı sonrası satıcılar ve alıcı arasında kurulacak maddi ve idari düzenlemelerin hisse satış öncesi kayıt ve taahhüt altına alınması konulu 28/08/2008 tarihli şirket hisse satış protokolü hazırlandığı ve protokolü... ve ...'ın imzaladığı, ...'ın bu protokole rağmen davacı şirketin hisselerini 02/09/2008 tarihinde yapılan hisse devir sözleşmeleriyle kardeşleri olan ... ve ...'a satışını sağladığı, daha sonra davalıların sattığı hisseleri kardeşlerinden devir aldığı, burada amacın protokol hükümlerinden kurtulmak olduğu, çünkü davalıların ... ve ...'a yaptıkları hisse satışlarında ayrıntılı bir devir protokolüne yer verilmediği, davacılar ... ve ...'ın alıcı ...'ın kardeşi ve aldıkları hisseleri kısa bir süre sonra ...'a devretmiş olmaları dikkate alındığında bu protokolden haberdar olmadıklarını düşünmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacılardan ... ve ... kendileri bir ödeme yapmadıkları için davalılardan herhangi bir talepte bulunamayacağı ve bu davacıların aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, davacı şirket ise sermaye şirketi olduğundan, borçlardan öncelikle sorumlu olduğu, limited şirkette ortağın ortak sıfatıyla asli borcunun sermaye taahhüdünü ödemek olduğu, limited ortaklığın borcundan dolayı ortakların sorumlu olmadığı, somut olayda, borcun asıl sorumlusu olan şirket sunulan belgelere göre takibe konu borcu ödemiş olduğundan, ödenen borcu TTK 531, 532/2,3 ve 6183 sayılı Kanun'un 35. maddelerindeki durum söz konusu olmadığı ve davacı şirketin ödediği borç sebebiyle sermaye payının tamamını ödemediği yolunda herhangi bir iddia ve ispat bulunmayan şirket ortağına karşı doğrudan tahsil yoluna gidemeyeceği gerekçesiyle şirket dışındaki davacılar açısından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle, davanın şirket açısından da esastan reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili, kararı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlığın özel ve teknik bilgiyi gerektirmeyip, hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenebilir nitelikte olması nedeniyle bilirkişi raporunun aksine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 05.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.