T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DEMRE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ:20/06/2025 MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:24/09/2025 KARAR TARİHİ:10/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:10/02/2026 Taraflar arasındaki davada Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ve Demre Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DEMRE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ:20/06/2025 MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:24/09/2025 KARAR TARİHİ:10/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:10/02/2026 Taraflar arasındaki davada Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ve Demre Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, İtirazın İptali istemine ilişkindir. Demre Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/06/2025 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna karar verildiği anlaşılmıştır. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/09/2025 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Demre Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda her iki mahkeme arasında görev uyuşmazlığının doğduğu, sorunun merci tayini yoluyla çözülebileceği tespit edilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi” başlıklı 2 nci maddesine göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanun'da ve diğer Kanun'larda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. 6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2 nci maddesi ile değişik TTK’nın 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesi tüm ticarî davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmünü, 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası ise; “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükümlerini içermektedir. 6102 sayılı Kanun'un 12. maddesine göre bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir. Aynı Kanun'un 15. maddesine göre ise ister gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. 5362 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde, esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Somut olayımıza gelince; davanın cari hesap ilişkisinden kaynaklı yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olduğu, davacının tacir olduğu, davalının ise dosya kapsamında toplanan bilgilere göre esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde faaliyetinin bulunduğu nazara alındığında, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla Antalya 4. Asliye Ticaret mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M/:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. Maddeleri gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine, 2-Dosyanın merci tayini talebinde bulunan mahkemesine iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1.c maddesi gereği KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/02/2026 ...