11. Hukuk Dairesi 2009/4469 E. , 2011/7785 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2008 tarih ve 2007/629-2008/913 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.06.2011 gününde davacı vekili Avukat .....geldi, davalılar vekili davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldık…
**11. Hukuk Dairesi 2009/4469 E. , 2011/7785 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2008 tarih ve 2007/629-2008/913 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.06.2011 gününde davacı vekili Avukat .....geldi, davalılar vekili davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin önceki ortağı ...’dan iki ortaklığı devir aldığını, bu kapsamda davalı kooperatif ile 16.06.2003 tarihli protokol imzalanarak devrin hüküm altına alındığını, ortaklık senetlerinin tanzim edildiğini, genel kurullara çağrıldığını, inşaatların tamamlanarak tasfiye sürecine girdiğini, müvekkiline tahsis edilen konutların tapularının başkalarına verildiğini, en son diğer davalılar adına tapuda tescil edildiklerini, konutların verilmesi isteminin kabul edilmediğini, yöneticiler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkilinin hak sahibi olduğunu ileri sürerek, tapuların iptaline, müvekkili adına tesciline, olmadığı takdirde hüküm tarihindeki değerlerinin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Kooperatif vekili, davacının hiçbir parasal edimini yerine getirmediğini, esasen ortaklık senedinin hem hiç bedel ödenmemesi hem de gerçekte bu ilişkinin hiç doğmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, barter sistemiyle konutların dava dışı şirkete verildiğini, sözleşme gereği inşaat malzemelerinin teslim edilmediğini, davacının devir aldığını belirttiği kişinin bu şirket yetkilisi olduğunu, davacı ile müvekkili kooperatifi tanıştırdığını, edimlerin davacı tarafından yerine getirileceğini söyleyerek kooperatif yetkililerini hataya düşürdüklerini, ortaklık senetlerinin bu nedenle düzenlendiğini, ancak dava tarihine kadar edimini ifa etmediğini, ortaklık ilişkisinin kurulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dava dışı ...’dan devir almak suretiyle davalı kooperatife ortak olduğu, iki ayrı konutun tahsis edildiği, devre dair protokolde davacıdan herhangi bir aidat ve ek ücret talep edilemeyeceğinin kararlaştırıldığı, tahsis edilen konutları kooperatife ortak olmayan diğer davalıların tapudan satın aldıkları, bu davalıların kötüniyetli olduğunun kanıtlanmadığı, tapu iptal ve tescil isteminin yerinde olmadığı, protokolün peşin ödemeli ortaklık statüsü tanıdığı, ancak bu yönde genel kurul kararının olmadığı, davacı ve onun devir aldığı kişinin aidat yükümlülüğünün devam ettiği, davacının bir ödemesinin olduğunun iddia edilerek kanıtlanmadığı, bu ortaklığın öncesinin Barter sözleşmesine dayandığı, ortaklık bakımından bu sözleşmenin geçerli olmadığı, sözleşmeye göre kesinleşmiş alacağının bulunmadığı, yöneticiler hakkındaki ceza dosyasının sonucunun beklenilmesinin eldeki davaya etkisinin olmayacağı, raporlar arasında çelişki bulunduğu ileri sürülmüş ise de itirazların mahkemece değerlendirildiği, davacının ve devir aldığı kişinin ödemesi olmadığından tazminat da talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalılar duruşmaya gelmediğinden vekalet ücretine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.