Hukuk Genel Kurulu 2008/4-447 E. , 2008/436 K. "" MAHKEMESİ : Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/12/2007 Taraflar arasındaki “manevi tazminat“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bolu 2.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 28.09.2005 gün ve 2002/29 E. 2005/263 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 16.4.2006 gün ve 2006/4944 E. 2007/5075 K. sayılı ilamı ile, (...Dava, haksız eylem…
**Hukuk Genel Kurulu 2008/4-447 E. , 2008/436 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/12/2007 Taraflar arasındaki “manevi tazminat“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bolu 2.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 28.09.2005 gün ve 2002/29 E. 2005/263 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 16.4.2006 gün ve 2006/4944 E. 2007/5075 K. sayılı ilamı ile, (...Dava, haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.Davacı, öğretim görevlisi sıfatı ile çalıştığı üniversitede bir kısım öğrencilerin başları örtülü olarak derslere girmek istediklerini, yasalara aykırı bu tutumun kabul edilemeyeceğini belirterek öğrencileri uyardığını ve üniversite yönetimine de durumu bildirdiğini ancak yönetim tarafından gerekli önlemlerin alınmadığını ve öğrenciler hakkında da disiplin işlemi yapılmadığını, başı örtülü olarak derse girme ısrarları üzerine diğer öğrenciler ile başka bir derslikte eğitim yapması nedeniyle hakkında soruşturma açıldığını, disiplin cezası verilerek olumsuz sicil düzenlendiğini, bu işlemlerin idari yargı kararları ile iptal edildiğini ancak sözleşmesinin uzatılmadığını ve emekliliğini istemek zorunda kaldığını, tüm bu süreç boyunca salt görevini yapmasından dolayı haksız eylem ve işlemlere maruz bırakıldığını, yönetici durumunda bulunan davalıların kişisel kusur, kasıt, kin ve garez ile davrandıklarını ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.Davalılar, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini davacı hakkındaki işlemlerin yasal çerçevede yürütüldüğünü ve kişisel kusurlarının bulunmadığını savunmuşlardır. Mahkemece, davacı hakkında verilen uyarma cezası ve buna bağlı olarak olumsuz sicil nedeniyle terfi durdurma işleminin yönetmeliğe uygun olarak yapılan soruşturmalara dayandığı, davalıların davacıyı zarara uğratmak kastı ile hukuka aykırı bir biçimde hareket etmedikleri gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesinde “Okul Yönetimi” dersinde görevlendirilen davacının bazı öğrencilerin şikayette bulunmaları nedeniyle dersi terk ettiği ve yetkisi olmadığı halde başka bir derslikte bir grup öğrenciyle ders yapmak suretiyle öğrencileri gruplara ayırma tavrı içine girdiği gerekçesiyle uyarma cezası ile cezalandırıldığı ancak Danıştay 12. Dairesinin 9/10/2000 gün ve 1999/3006, 200/3284 sayılı kararı ile davacı hakkında şikayette bulunan öğrencilerin davacıya tavır almaları ve şikayette bulunmaları nedeniyle disiplin hükümleri uyarınca cezalandırılmaları gerekirken görevini Anayasal ilkelere uygun olarak yerine getirmek isteyen davacı hakkında uyarma cezası verilmesinde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmediği gerekçesiyle davacı hakkındaki uyarma cezasının iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.