11. Hukuk Dairesi 2011/7565 E. , 2012/15563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/10/2010 tarih ve 2010/130-2010/289 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2011/7565 E. , 2012/15563 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/10/2010 tarih ve 2010/130-2010/289 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı sigortalı .....'ın işyerinin "klasik yangın, cam kırılması tüm işyeri sigortası" ile müvekkili tarafından sigortalandığını, 05.07.2009 tarihinde meydana gelen su basması ve davalıların bakım ve onarımı ile sorumlu oldukları logar ve su tasfiye şebekelerinin yeterli derecede çalışmaması sonucu sigortalının işyerinde meydana gelen hasarın tespit edilerek sigortalıya ödendiğini, davalılar aleyhine rücuan tazmin maksadıyla yapılan icra takibine itiraz edildiğini belirtilerek davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalılar vekilleri, uyuşmazlığın idari yargı mercilerinin görevine girdiğini, müvekkillerinin kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, hadisenin yağmur yağması neticesi meydana geldiği hususunun tartışmasız olduğu, davalı idarenin sel ve su baskınlarına karşılık gerekli tedbirleri alması gerektiği, bu durumda ihtilafın idarenin gerekli önlemleri almamasından kaynaklandığı, uyuşmazlığın idari yargıda çözümü gerektiği gerekçesiyle davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı iş bu davada İSU Genel Müdürlüğü'ne de husumet yöneltmiştir. Davalı İSU Genel Müdürlüğü'nün TTK'nun 3, 11, 12/11, 18/1. maddeleri ile 2560 sayılı Kanunun ilgili hükümleri karşısında özel hukuk kurallarına göre faaliyet gösterdiği ve tacir sıfatını taşıdığının kabulü gerekir. Bu durumda, mahkemece, tacir olan davalı İSU Genel Müdürlüğü ile davacı arasında haksız eylemden kaynaklanan davaya bakma görevinin adli yargıya ait olduğu gözönünden bulundurularak, işin esasına girilmesi, taraf kanıtlarına göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı İSU Genel Müdürlüğü yönünden de idari yargının görevli olduğuna dair yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.