T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1496 KARAR NO : 2026/296 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/04/2022 NUMARASI : 2021/11 2022/226 DAVANIN KONUSU: Alacak (Deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklı) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1496 KARAR NO : 2026/296 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/04/2022 NUMARASI : 2021/11 2022/226 DAVANIN KONUSU: Alacak (Deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklı) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafça istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirketin yurt içi ve yurt dışı taşımalara aracılık eden, forwarder hizmeti sağlayan firma olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta müvekkili şirketin davalının İzmir Aliağa'dan...'a ihraç edeceği ticari mallarının nakliye ve gümrük işlemlerini organize etmek için görevlendirildiğini, davalıya ait ticari emtiaların 02.02.2019 tarihinde İzmir Aliağa'dan...'a ... gemisi ile taşındığını, mallar ...'a 05,03.2019 tarihinde varmış olsa da, alıcının malları çekmediğini, alıcı tarafından malların çekilmemesi ile konteyner demuraja girdiğini, demuraj bedeli armatör tarafından masrafların durdurulduğu 28.09.2019 tarihine dek devam ettiğini, bu tarihler arasında konteyner 208 gün demuraja girdiğini, 208 günlük demuraj bedeli tarifeye göre 6.140,00 USD iken indirim alınarak 5.370,00 USD'ye düşürüldüğünü, armatör ... firmasına ait konteynerin free time hariç 208 gün demuraja girmesi neticesinde dava dışı armatör oluşan bedeli (indirimden sonra 5.370,00 USD) müvekkili şirkete fatura ettiğini, fatura bedelinin müvekkili şirket tarafından armatöre cari hesap kapsamında ödendiğini, armatör ... demuraj tarifesine göre Sudan limanlarında 20 GP konteyner için ilk 21 gün serbest zaman sonrasında gelen ilk 10 gün günlük demuraj bedeli 20,00 USD, 32. Gün ve sonrası zaman diliminde günlük demuraj bedeli 30,00 USD olarak belirlendiğini, dava konusu olayda 208 gün demuraja giren konteynerin demuraj tarifesi uyarınca oluşan bedeli USD-6,140,00 olduğunu, armatörden alınan indirim neticesinde toplamda bu yükün demurajı için ödenen bedel USD-5.370,00 düşürüldüğünü, armatöre müvekkili tarafından ödenen bu bedelin işbu dava ile davalıya rücu edildiğini, davalı tarafın müvekkili tarafından kesilen 29.01.2020 tarih ve ... nolu faturayı Karşıyaka 5.Noterliğinin 06.02.2020 tarih ve ... Yevmiye numaralı İhtarnamesi ile iade ettiğini, müvekkilinin, davalıya yeniden fatura kestiğini ve işbu faturayı Üsküdar 32.Noterliğinin 18.02.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya tebliğ ettiğini, 18.02.2020 tarihli ihtardan da sonuç alamayan müvekkilinin 05.06.2020 tarihinde davalıya borcun ödenmesi ile ilgili Üsküdar 32.Noterliği'nin 05.06.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, davalı tarafın müvekkili tarafça kesilen faturaya Karşıyaka 5.Noterliği'nin 02.09.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap vererek faturaya itiraz ettiğini, müvekkilinin, alacağını İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü nün ... esas sayılı dosyası ile işleme koyduğunu, davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu belirterek davalının İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına karşı yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ve icranın aynen devamına, davalı borçlunun, davaya konu alacağımızın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, tüm mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, savunmasında özetle; yüklemenin 2 Şubat 2019 tarihinde Aliağa Limanı'ndan yapıldığını, navlunun peşin ödendiğini, konişmentoların karşı yana gönderildiğini, bu süreçte Sudan'da iç savaş çıktığını, gönderilen ... isimli firma yetkililerinin ülkeden kaçtığının öğrenildiğini, gönderilen malın satış bedelinin dahi ödenmediğini, TTK md 1168/4 "Bildirimin muhatabı bulunamazsa veya bildirimi almaktan kaçınırsa, bu durum derhâl taşıtana bildirilir. Bu takdirde hazırlık bildirimi, bildirim girişiminde bulunulduğu tarihte yapılmış sayılır." hükmü bulunduğunu, e-postalardan anlaşıldığı üzere geminin varış tarihinin 26 Şubat olup, bu tarihten sonra müvekkiline hiç bir bildirim yapılmaksızın freetime süresinin dolduğunu, demuraj işletilmeye başlandığını, müvekkiline ilk bildirim yaklaşık 2 ay beklendikten sonra, 22.04.2020 tarihinde mail yoluyla yapıldığını, davalının olaylara vakıf olmasının da bu bildirimle olduğunu, taşıtanın, sürestarya ücretinden sorumlu tutulması, taşıyanının kanundan kaynaklanan edimlerini yerine getirmesi koşuluna bağlı olduğunu, davacı/taşıyan tarafından 1168/4 md gereğince gerekli bildirimler yapılmadığını, davacı şirketin kanuni bildirimleri yapmayarak kanuni yükümlülüklerini ihlal ettiğini, bilahare malın millileştirilerek imha edildiğini, davacının bildirim yükümlülüğüne aykırı harekete etmesi nedeniyle müvekkilinin süresinde gerekli tedbirleri alamadığını, davacının mail ile bildirim yaptığını iddia ettiğini, ...'nın müvekkilinin kardeşi olduğunu, ne müvekkilini ne de ... Makineyi temsil yetkisi bulunmadığını, davacı tarafından, asıl alacak için icra takibinde 7,97.- TL, mahkemede 7,47.-TL kur üzerinden alacağın tahsili talep edildiğini, her iki talebin de yasaya ve usule aykırı olduğunu, yabancı para olarak talep edilen sürestarya alacağının muaccel olduğu güne ait kur üzerinden hesaplanması gerektiğini, alacağı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir alacağın varlığı kabul edilse bile mahkemece alacağın muacceliyet tarihinin belirlenerek bu tariht ki döviz kurunun tespiti gerektiğini, anılan sebeplerle gerek icra dosyasında ve gerekse de mahkemede talep edilen dolar kurunun fahiş olduğunu, davacı tarafından, alacak yaratmak gayesi ile defaten "demuraj bedeli" açıklaması ile 5.370.- USD bedelli aynı faturanın kesildiğini, faturaya noter aracılığı ile süresinde itiraz edildiğini, faturanın iade edildiğini, takibe konu alacak likit olmayıp, yargılamaya muhtaç olduğunu, icra inkar tazminatının şartları oluşmadığını, bu nedenle davacının, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine talebinin reddi gerektiğini belirterek davacının davasının esasa girmeksizin yetki itirazı nedeniyle reddini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava; konteyner bekleme ücreti (demuraj) için düzenlenen fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali davasıdır.İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbedilip incelenmesinden, davacı tarafından 12/02/2020 tarihli 5.370,00 USD bedelli, demuraj açıklamalı fatura nedeniyle alacağın tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın iptali davasının ise İİK'nun 67.maddesine göre süresi içerisinde açıldığı görülmüştür. Davaya konu ... sayılı konşimentonun incelenmesinden göndereni davalı, alıcısı ... olan ... sayılı konteyner muhtevası konik kırıcı emtiasının ... ... isimli gemi ile Aliağa Limanından ... Limanına taşındığı anlaşılmaktadır. Konişmentoya göre .... Ltd. fiili taşıyan, davacı taşıtan konumunda olup dosyaya sunulan mail yazışmaları incelendiğinde davacının söz konusu taşımada taşıma işleri organizatörü olarak hareket ettiği ve akdi taşıyan sıfatına haiz olduğu görülmektedir. Davacının söz konusu taşıma işini fiilen yerine getiren dava dışı .... Ltd tarafından kendisine fatura edilen 5.370.00 USD konteyner gecikme bedelini rücuen talep ettiği anlaşılmaktadır.Davalı vekili cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunmuş olmakla öncelikle bu hususta değerlendirme yapılması gerekmektedir. TTK 1246. Maddesinde " 1188. madde hükmü saklı kalmak kaydıyla gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve ... sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar. Bu süre alacağın muaccel olması ile işlemeye başlar." düzenlemesi bulunmaktadır. Kural olarak demuraj ücreti alacağı, konteynerın boş olarak teslimi tarihinde muaccel hale gelip zamanaşımı da bu tarihte başlatmakta ise de rücu ilişkisinden kaynaklanan eldeki davada alacak, davacının fiili taşıyana ödeme yaptığı tarih itibariyle muaccel hale gelmiştir. Davacı tarafça fiili taşıyana yapılan ödemeye ilişkin dekont dosyaya sunulmuş olup, ödemenin 21/02/2020 tarihinde yapıldığı, buna göre icra takibinin başlatıldığı 16/10/2020 tarihine kadar bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. ... sözleşmesinin tarafları taşıyan ve taşıtan olup TTK madde 1207 uyarınca ... ücreti ile genel olarak ... teferruatı olarak nitelendirilen masrafların borçlusu taşıtandır. Konteyner gecikme ücreti navlunun teferruatı niteliğindedir. Konteynerin kararlaştırılan süreden sonra iade edilmemesi sebebiyle gecikme bedeli istenebilmesi için, borçlu iddia edilen kişi ile taşıyan arasında bu hususta bir sözleşme bulunması gereklidir. Davaya konu konişmentoda demuraja ilişkin düzenleme bulunduğu, dosyaya sunulan yazışmalar incelendiğinde davalı tarafa 26/02/2019 tarihli mail ile varış ihbarının yapıldığı, gönderilenin yükü teslim almadığı, demuraj ücreti cezai şart niteliğinde olduğundan demuraj oluşmasında davalının kusurlu olmasının gerekmediği, buna göre davalı taşıtanın demuraj bedelinden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı taraf 12/02/2020 tarih 5.370,00 USD bedelli demuraj açıklamalı fatura nedeniyle alacağının bulunduğu iddiasında olup konteyner takip çizelgesine göre geminin 26/02/2019 tarihinde varış yaptığı, dava konusu konteynerin 05/03/2019 tarihinde gemiden tahliye edildiği, demurajın bu tarihte başladığı, fiili taşıyan tarafından 29/09/2019 tarihine kadar demuraj işletildiği, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda 5.510,00 USD demuraj bedeli oluştuğunun belirtildiği görülmüştür. Dava dışı fiili taşıyanın davacı adına 5.370,00 USD bedelli fatura düzenlediği, davacı tarafın cari hesap ilişkisi içinde yapılan ödemeye ilişkin belgeyi sunduğu görülmekle..." gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, kabulüne karar verilen asıl alacağın TL karşılığı üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; TTK md. 1171’de de sürestarya alacağının ne zaman muaccel hâle geleceğinin hükme bağlandığını, davanın bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduktan sonra açıldığını, TTK md 1168/4 gereğince bildirim yapılmadığını, müvekkili ...'ya ilk bildirimin yaklaşık iki ay beklendikten sonra, 22.04.2020 tarihinde mail yoluyla yapıldığını, davacının davalıya 22.04.2020 tarihine kadar hiç bir bildirim yapmadığını, bunun yerine davalının yurt dışında yaşayan kardeşine e-maille bildirim yaptığını, bilahare malın millileştirildiğini ve imha edildiğini, yabancı para olarak talep edilen sürestarya alacağının alacağın muaccel olduğu güne ait kur üzerinden hesaplanması gerektiğini, icra inkâr tazminatının şartlarının oluşmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, deniz yoluyla taşınan yükün alıcı tarafından teslim alınmaması nedeniyle davacının ödediği demuraj ücretinin davalı gönderenden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı şirketçe, davalı tarafından teslim edilen ... nolu konteyner içerisindeki emtianın Aliağa Limanından ...'a taşınması konusunda anlaşma sağlanmıştır. Davacının organize ettiği bu taşımayı dava dışı fiili taşıyan .... Ltd. ... nolu 20.10.2018 tarihli konişmento tahtında ... ... gemisi ile taşıtmıştır. Taraflar arasındaki taşıma öncesi yazışmalarda geminin yükü yaklaşık 40 günde teslim edeceği davacı yetkilisinin gönderdiği 05.10.2018 tarihli yazıda bildirilmiştir. Taraflar arasındaki yazışmalara ve yapılan bilirkişi incelemesine göre geminin ...' a 26.02.2019 tarihinde vardığı, malların çekilmemesi nedeniyle imha edildiği dava dışı fiili taşıyıcı .... Ltd tarafından davacıya 12.02.2020 tarihli 5.370,00 USD tutaında fatura kesildiği anlaşılmaktadır. Davacının talebi, konteynerin geç iade edilmesi nedeniyle gecikme bedelinin taşıtandan tahsil edilmesidir. Taşımada kullanılan konteynerin geç iade edilmesi halinde kural olarak gecikme bedeli istenebilecektir. Bu bedel konteyneri temin eden kişi tarafından talep edilebilir. Somut olayda taşıtanın konteyneri temin etmesi nedeniyle taşıma sözleşmesi uyarınca taşıtanın bu bedeli talep etme hakkı bulunmaktadır. Konteyner yükü TTK uyarınca kırkambar yükü olarak kabul edildiğinden, taşımayı yapan .... Ltd şirketinin bu bedeli taşıtandan talep etmesi mümkündür. Kural olarak davacı taşıtanın da bu bedeli yükü kendisine taşıtan davalıdan istemesi mümkündür. Ancak bunun için taşımadaki gecikmenin veya yükün teslim alınmamasının davalıya atfedilebilecek bir kusurdan kaynaklanması gerekmektedir. Davalının bir kusuru bulunmaması halinde, konteyner gecikme bedelinden davalının sorumlu tutulması mümkün olmayacaktır. Dava dilekçesinde emtianın limandan alıcı tarafından alınmaması nedeniyle oluşan konteyner gecikme bedelinin taşıyıcıya ödendiği, bu zararların nihai sorumlusu olan davalının, fatura düzenlenmesine rağmen borcu ödemediği belirtilmiştir. Dosyada bulunan yazışmalardan geminin varma limanına 26.02.2019 tarihinde vardığı, konteynerin 05.03.2019 tarihinde boşaltıldığı, davalıya varış ihbarının yapıldığı,, fiili taşıyan tarafından demuraj işletilme süresinin 28.09.2019 tarihinde sonlandırıldığı, bilirkişi raporunda 5.510,00 USD demuraj bedeli hesaplandığı, fiili taşıyana ödenen ve davacının talebinin 5.370,00 USD olduğu anlaşılmıştır. TTK'nın 1207. maddesinin başlığı "Gönderilenin eşyayı teslim almaması hâlinde"dir. Maddenin ilk fıkrası uyarınca gönderilen, eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtan ... sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür. TTK'nın 1172/2. maddesine göre, gönderilenin faaliyet alanında gerçekleşen tesadüfi sebepler dolayısıyla eşyanın gemiden çıkarılması mümkün olmayan günler de boşaltma süresinin hesabında dikkate alınır. Buna göre davacı fili taşıyıcıya ödediği demuraj bedelini davalıya yansıtabilecektir.Davalı tarafça zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. TTK’nın 1246. maddesi; "1188. madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve ... sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar. Bu süre, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.” şeklindedir. Davacı tarafından akdî taşıyan sıfatı ile üstlenilen deniz yolu ile taşımada davalı tarafından zamanında teslim edilmeyen konteynerler nedeniyle, fiili taşıyana demuraj ücreti ödendiği, davalıya rücu amacıyla da dayanak icra takibinin başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davanın rücuen açılması nedeniyle, alacak davacının fiili taşıyana ödeme yaptığı tarih itibariyle muaccel hâle gelmiştir. Davacı tarafça fiili taşıyıcıya yapılan ödemenin ise 21.02.2020 ise tarihinde yapıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda 20.10.2020 takip tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin zamanaşımı defi yerinde değildir. Davacı vekili, üüvekkili ...'ya ilk bildirimin yaklaşık iki ay beklendikten sonra 22.04.2020 tarihinde mail yoluyla yapıldığını, davacının, davalıya 22.04.2020 tarihine kadar hiç bir bildirim yapmadığını, bunun yerine davalının yurt dışında yaşayan kardeşine e-maille bildirim yapıldığını ileri sürmüş ise de; taşımanın başından itibaren yazışmaların varış ihbarının yapıldığı e-posta adresi ile yapıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacının takip tarihindeki kur kur karşılığı ile takip başlatmasında yasa ve usule aykırılık görülmemiştir. Alacak likit olup, mahkemece icra inkâr tazminatına hükmedilmesi isabetlidir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 1.613,26 TL istinaf karar harcının davalılardan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19/02/2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava konusunun miktarı itibariyle karar kesindir.