12. Hukuk Dairesi 2013/2343 E. , 2013/9830 K. "" MAHKEMESİ : Adana 5. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/11/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlunun, satış ilanı…
**12. Hukuk Dairesi 2013/2343 E. , 2013/9830 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana 5. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/11/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlunun, satış ilanı tebliğ edilen kişinin vekili olmadığını, gerçek vekiline tebligat yapılmadığını, icra emrinin tebliğinden itibaren iki yıllık süre içinde satış istenmemesi nedeni ile İİK 150/e maddesi uyarınca takibin düştüğünü ileri sürerek, ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır. İİK nun 127. maddesi gereğince satış ilanının borçluya tebliği zorunludur. HUMK. nun 62, Avukatlık Kanunun 41. ve Tebligat Kanunun 11. maddesi gereğince de vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerekir. Somut olayda satış ilanı tebliğ edilen avukat ile borçlu arasında vekalet ilişkisi bulunmamaktadır. Borçlu vekiline satış ilanı tebliğ edilmemiş olması başlı başına ihalenin feshi nedenidir. O halde mahkemece bu nedenle ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan İİK' nun 150/e maddesi uyarınca süresinde satış istenmemesi halinde takip düşer. Düşen bir takipte ise satışın yapılması doğru olmayacağından, buna rağmen yapılan ihalenin de feshi gerekir. Anılan madde uyarınca satış isteme süresi satış talebi ile durduktan sonra ihalenin fesih edilmesi halinde süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Herhangi bir nedenle sürenin durması halinde ise süre kalan yerden hesaplanır. Bir diğer ifade ile sürenin hesabında zamanaşımının kesilmesine benzer bir uygulama yapılmayıp durmaya ilişkin yöntem izlenmelidir. Yani iki yıllık süre yeni baştan değil kaldığı yerden hesaplanmalıdır. Mahkemece bu ilkeler doğrultusunda satış isteme süresinin geçip geçmediğinin belirlenerek bu yöne ilişkin fesih iddiası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi de doğru değildir. SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.