11. Hukuk Dairesi 2016/7898 E. , 2017/875 K. "" Taraflar arasında görülen davada 27/01/2014 tarih ve 2010/554-2014/42 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili ile birleşen davada davacı mirasçıları vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.05.2016 günü hazır bulunan davacılar vekili ile davalı banka vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlan…
**11. Hukuk Dairesi 2016/7898 E. , 2017/875 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada 27/01/2014 tarih ve 2010/554-2014/42 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili ile birleşen davada davacı mirasçıları vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.05.2016 günü hazır bulunan davacılar vekili ile davalı banka vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, davacının davalı bankanın eşi ile birlikte müşterek hesabının bulunduğunu, davacının 2009 yılı Ekim ayında hesabının son durumunu öğrenmek için bankaya gittiğinde banka görevlilerinin kendisine hesapta vadeli olarak 366.948 TL bulunduğunu ancak eşinin bir kısım kefaletleri nedeniyle hesap üzerinde tasarruf edemeyeceğini ve hesaba bloke konulduğunu bildirdiklerini, bunun üzerine bankaya ihtarname göndererek hesaptaki paranın ½'sinin ödenmesinin istenildiğini, bankanın ödeme yapmadığı gibi paranın bir kısmına el koyduğunu, bir kısmını ise davacının eşi adına açılan hesaba aktarıp bloke altına aldığını ileri sürerek; 183.474 TL'nin ve bu paraya işlemesi gereken faizin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili ise, davacının dava dışı şirket tarafından imzalanan genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu, borcun süresinde ödenmemesi nedeniyle bankanın talebi üzerine vade uzatım dilekçesini bankaya verdiğini, aradan uzun bir süre geçtikten sonra davalı tarafından gönderilen ihtarname ile kredi hesabının kat edildiğini, bankaya vade uzatımı için verilen evrakın banka tarafından tahrif edildiğini, davacıyı sorumlu tutacak biçimde ilaveler ve düzenlemeler yapıldığını, buna dayalı olarak hesaptaki paraya el konulduğunu, paraya el konulacağı ve hakkında yasal işlem yapılacağı şeklinde korkutularak boş kağıtlara imzasının alındığını ileri sürerek; banka tarafından el konulan para ve mahrum kalınan faiz geliri karşılığı 160.000 TL'nin tahsilinitalep ve dava etmiştir. ../... Asıl ve birleşen davada davalı vekili, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.