11. Hukuk Dairesi 2024/3950 E. , 2025/2234 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili .…
**11. Hukuk Dairesi 2024/3950 E. , 2025/2234 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... 1935 yılında Fransa'da kurulan dünyaca ünlü kozmetik şirketi olduğunu, 1964 yılında ... tarafından devralındığını, "..." ve türevi markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, marka üzerinde müvekkilinin marka hakkı bulunduğunu, davalı tarafından haksız bir şekilde tescil ettirilen dava konusu"..." markasının, müvekkilinin markalarına ayniyet derecesinde bezer olduğunu ve karıştırılma ihtimaline sebebiyet verdiğini, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından ve itibarından haksız fayda sağladığını, müvekkilinin markalarının ayırt edici karakterlerini zedelediğini ileri sürerek 2018/82309 tescil numaralı "..." markasının 3, 5 ve 35. sınıfta yer alan ve dava dilekçesinde tek tek belirtilen mal ve hizmetler yönünden kısmi olarak hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili adına tescilli marka ile davacı tarafın markasının "..." kelimesinden türetildiğini, bu kelimenin dünyanın tüm dillerinde kullanılan evrensel bir kelime olduğunu, davacı tarafından üretilmiş veya yaratılmış bir kelime ya da marka olmadığını, müvekkilinin markasının tesciline yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığını, müvekkilinin dava konusu marka ile ilgili olarak imalatı, üretimi ve satışı olmadığı bu nedenle haksız rekabete neden olacak bir durumun bulunmadığını, müvekkilinin ürettiği ürünlerin eczane sektöründe olduğunu, parfümeri mağazalarında herhangi bir satışının bulunmadığını bu nedenle müşteri grubu arasında karıştırma ihtimaline sebebiyet verecek bir durumun da bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI