T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/1167 - Karar No:2026/61 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1167 KARAR NO : 2026/61 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/06/2025 NUMARASI : 2025/172 E-2025/412 K DAVANIN KONUSU : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/01/2026 Eser sözleşmesind…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/1167 - Karar No:2026/61 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1167 KARAR NO : 2026/61 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/06/2025 NUMARASI : 2025/172 E-2025/412 K DAVANIN KONUSU : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/01/2026 Eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin işçisi tarafından, davacıya ve davalı aleyhine işçilik alacaklarının tahsili talebiyle dava açıldığını, Ankara 45. İş Mahkemesi'nin 2017/15 Esas - 2021/451 Karar sayılı dosyasında görülen davada, mahkemece anılan davada davacı işçinin alacaklarının üst işveren konumunda olan davacı müvekkil şirketten ve davalı şirketten müştereken ve müteselsilen tahsili yönünde hüküm tesis edildiğini, davaya konu olan Ankara 45. İş Mahkemesi'nin 2017/15 Esas - 2021/451 Karar sayılı dosyasında her ne kadar davalı şirket ile davacı müvekkil şirket arasında bir asıl işveren - alt işveren ilişkisi olduğu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, bu projenin üst işvereni ... Enerji Limited Şirketi olduğunu, bu şirketin Gürcistan yasalarına göre kurulmuş bir şirket olup davacı müvekkilinin bu şirkete sadece yatırım kredisi temin eden bir hissedar olduğunu, davacı müvekkil şirket ile dava dışı ... Enerji Limited Şirketi arasında işçilerin çalıştırılması veya işçilerin hak ile yükümlülüklerinin takip edilmesi konusunda anlaşma olmadığını, ... Enerji Limited Şirketi, Gürcistan'da gerçekleştirilecek proje için işleri bölüm bölüm ayırmış ve bu işleri alt yüklenicilere tevdi ettiğini, davacının alt asıl işveren sıfatı bulunmamasına ve davalı şirket ile imzalanan bir sözleşmesi olmamasına rağmen müvekkilinin hukuka aykırı olarak işçilik alacaklarından sorumlu tutulduğunu, bu nedenlerle fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davalı şirketin sorumluluğundan kaynaklı ödenen icra dosya borcu ve dava dosyaları harcı için şimdilik 200.000.-TL alacağının ödeme tarihinden itibaren başlayacak olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacının, müvekkili ile imzaladığı ... Hes Enerji Tüneli İnşaatı Yapım Sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının işbu sözleşmedeki yükümlülüklerine aykırı davranmasının sonuçlarını müvekkile yükletmeye çalıştığını, davacı ile müvekkil şirket arasında imzalana 30.09.2010 tarihli sözleşme ile davacı uhdesinde yapımı devam eden ... Hes Enerji Tüneli İnşaatı işleri kapsamında sözleşme uyarınca kendisine yüklenilen bütün edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, imzalanan sözleşme kapsamında davacı tarafından ödemeler süresinde yapılmadığını; davacının, hakediş ödemelerindeki gecikmelerinden ve haksız bir şekilde herhangi bir hukuki ve bilimsel gerçekliğe dayanmadan hakedişlerde kesinti yapması nedenleri ile ücret ödemelerinde müvekkil firma bir takım sıkıntılar yaşadığını, davacının kendi kusurunun sonuçlarını müvekkile yükletmek için açtığı işbu davanın reddi gerektiğini, bu nedenlerle davacının davasının öncelikle tahkim itirazı nedeniyle reddine, kabul görmemesi halinde davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, haksız ve kötü niyetli olarak müvekkil şirketler aleyhine ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: davaya konu alacağın temelini oluşturan Ankara 45. İş Mahkemesi'nin 23.11.2021 tarihli, 2017/15 E., 2021/451 K. Sayılı kararı ve bu karara ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli 2022/1406 E., 2023/1800 K. Sayılı kararı, Yargıtay 9, H.D.sinin 2023/20014 E., 2024/5858 K sayılı ilamı ile emsal teşkil eden Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/197 E, 2019/186 K sayılı kararı ile bu karara ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2021 tarih ve 2020/302 Esas ve 2021/985 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 15/02/2023 tarih ve 2022/914 Esas, 2023/582 Karar sayılı ilamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar 15.11.2012 tarihli "Fesih ve Tasfiye Protokolü" başlıklı protokol dava dışı ... Enerji Ltd. Şti. İle davalı ... A.Ş. Arasında akdedilmiş ise de protokolün davamızın tarafları arasında akdedildiği, tarafların acıkça protokole dayanmaları yine ödemeye dayanak olan ilamlarda açıkça davalı ... A.Ş. İle Gürcistan menşeli ... Enerji Ltd. Şti. Arasındaki sözleşmeye istinaden dava dışı işçilerin Gürcistan'da çalıştığı, davacının ... Enerji Ltd. Şti. Firmasının %100 ortağı olduğu, bu suretle davalı ......A.Ş.'nin alt işveren, davacı ......A.Ş.'nin ise üst işveren olduğunun belirtilmesi karşısında ihtilafın 15.11.2012 tarihli "Fesih ve Tasfiye Protokolü" başlıklı belgeye göre çözülmesi gerektiği kabul edilmiş; bu kabulden hareketle, taraflar arasında imzalanan protokolün 14. Maddesinde "İşbu protokole Türk Hukuku uygulanacaktır. Herhangi bir ihtilaf halinde, bu ihtilaf, Türk hukukunda geçerli tahkim usul ve kaidelerinden 4686 sayılı kanun çerçevesinde çözümlenecektir. İhtilafın tarafları birer hakem seçecek olup, ihtilaf taraflarının seçeceği iki hakem de üçüncü hakemi seçecektir. Sair hususlar 4686 sayılı kanun hükümlerine tabi olacaktır. Hakem kararı kesin ve taraflar için bağlayıcıdır. Hakem heyetinin çalışma yeri İstanbul, tahkim dili Türkçe olacaktır...." uyuşmazlığın çözümünde tahkim şartının kararlaştırıldığı, dava konusu uyuşmazlığın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği hususlardan doğduğu, başka bir anlatımla, tahkime elverişli olduğu, tarafların, sözleşmeyle tahkim şartını ekledikleri, davalının tarafın, süresinde tahkim ilk itirazında bulunduğu, sözleşmenin esas itibariyle geçerli olup olmadığı hususunun, tahkimde değerlendirileceği, süresinde yapılmış tahkim ilk itirazı bulunduğu, bu durum karşısında, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta tahkim şartının bulunduğu, bu şartın geçerli olduğu, davalının da ilk itiraz olarak tahkim itirazını sunduğu anlaşıldığı gerekçesiyle 6100 Sayılı HMK'nun 413'üncü Maddesi uyarınca Tahkim İlk İtirazı sebebi ile HMK'nun 116/1-b bendi uyarınca uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözülmesi gerektiğinden, 413/1 Maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalının birlikte taraf olduğu Ankara 45. İş Mahkemesi'nin 2017/15 Esas sayılı dosyasından gerçekleştirilen yargılama neticesinde müvekkilinin haksız yere bir ödeme yapmak zorunda kaldığını, bahsi geçen dosyadan kaynaklı ödeme yükümlülüğü kendisinde olmamasına rağmen ödeme yapmış olan müvekkilinin yaptığı ödemeyi rucüen tazmin etmek amacıyla işbu incelemeye konu davayı açtığını, ancak ilk derece mahkemesinin davayı tahkim şartı nedeniyle usulden reddettiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmenin tarafı olan kişileri bağladığını, müvekkilinin tahkim şartını içeren protokolün tarafı olmadığını, üçüncü kişi konumunda olan müvekkilinin tahkim şartı ile bağlı bulunmadığını, mahkemenin bu protokole dayanarak sanki taraflar arasındaki uyuşmazlık tahkim şartına bağlıymışcasına değerlendirme yaparak hüküm kurmasının hatalı olduğunu, Yargıtay içtihatlarında da sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişi bakımından tahkimin dava şartı olmadığının kabul edildiğini, mahkemenin gerekçeli kararı incelendiğinde sözleşmenin esas itibariyle geçerli olup olmadığının tahkim aşamasında değerlendirileceğinin belirtildiğini, ilk derece mahkemesi sözleşmede yer alan tahkim şartının müvekkilini bağlayıp bağlamadığını değerlendirecek birinci kurum olduğunu, ancak ilk derece mahkemesinin adeta sorumluluğu üstünden attığını, sözleşmede yer alan tahkim şartının tarafları bağlayıp bağlamadığının hukuki değerlendirmesini yapmaya gerek görmediğini, hukuki değerlendirmeyi mahkemeden daha iyi yapacak bir kurum bulunmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 27.01.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır