T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/580 - 2025/978 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/580 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/978 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/01/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/598 E - 2023/23 K DAVANIN KONUSU : İtirazın…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/580 - 2025/978 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/580 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/978 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/01/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/598 E - 2023/23 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 19/09/2025 YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçluların borçlarına karşılık olarak 15/10/2017 ödeme tarihinden başlayıp 15/02/2019 tarihine kadar devam eden her ay için her biri 10.000,00 TL bedelli olmak üzere toplamı 195.000,00 TL bedelli 17 adet senedi müvekkili bankaya verdiklerini, senetlerin vadesinde ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine haksız yere itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile dava konusu senetlerin alacaklısı ... Spor Aletleri San. Tic. Ltd. Şti. arasında Franchise Bayilik Sözleşmesi bulunduğunu, takibe konu senetlerin sözleşmenin ifası için verildiğini, ilgili şirketin sözleşme gereklerini yerine getirmediğini ve müvekkilinden aldığı peşinat ve senetleri iade etmediğini, müvekkilinin dolandırıldığını düşünerek savcılığa şikayette bulunduğunu, sözleşmenin gereklerini ifa etmeyen şirket yetkilisi ...'in sözleşmenin iptal edildiğine, bonoların geçerliliğinin kalmadığına ve borçlulardan herhangi bir hak ve alacağı kalmadığına ilişkin ibraname düzenlediğini, müvekkilinin kendisine protesto çekilmesi üzerine davacı bankaya ibranameyi sunduğunu, müvekkili ile davacı banka arasında herhangi bir kredi veya teminat sözleşmesi imzalanmadığını, davacı bankanın alacağını ispat etmesi gerektiğini, müvekkillerinin borçlu olduğu düşünülse dahi senetlerin zamanaşımına uğradığını, davacı bankanın ciranta olmaması nedeniyle işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın bonoya ciro yoluyla hamil olan kişi olup davalının ise keşideci olduğu, arada lehdarın cirosu bulunduğundan taraflar arasında temel ilişki bulunmadığı, uyuşmazlığın 6762 s. TTK’nun 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirilip çözümlenmesi gerektiği, davacı bankanın dava konusu bonoları vermiş olduğu kredinin teminatı olarak aldığı ve yapılan bilirkişi incelemesine göre bono lehdarının davacı bankaya 4.151.884,63 TL borcunun bulunduğu, davalıların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bankaya karşı sorumlu oldukları, her ne kadar davalılar senet lehdarı ile yapılan protokol gereği bonoların bedelsiz kaldığınını iddia etmiş iseler de senetlerin ciro edilmesi nedeniyle iyi niyetli hamil konumununda olan davacı bankaya karşı bu hususun ileri sürülemeyeceği, davacı bankanın senet bedellerini istemekte haklı olduğu, davalıların icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair bir bilginin bulunmadığı bu nedenle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın 195.000,00 TL asıl alacak yönünden kısmen kabulüne, takibin bu miktar üzerinden devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; red edilen kısma yönelik hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, keşideci borçlunun TTK 624. maddesi gereğince bono bedelini notere tevdi ederek borcundan kurtulabilecekken bu gereği yerine getirmediğini, bu nedenle işlemiş faiz talebinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporundan da belirtildiği üzere müvekkilleri ile davacı banka arasında hukuki ilişki olmadığını, davacı bankanın alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, takibe konu bonoların sözleşme ifası için dava dışı lehtar şirkete verildiğini, ilgili şirketin sözleşme gereğini yerine getirmediğini, bonoların kambiyo vasfını kaybederek adi borç senedi haline dönüştüğünü, lehtar şirket yetkilisinin imzaladığı ibraname ile senetlerin hükümsüz kaldığını, ibranamenin davacı bankaya ibraz edildiğini, davacı bankanın iyiniyetli 3.kişi olmadığını, senetlerde ciranta konumunda olmadığını, davacı bankanın ciranta gibi hareket ettiği kabul edilse dahi takip hakkını kaybettiğini, senedin protesto edilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, takibe kono bonolar nedeniyle davalıların borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 8.İcra Müdürlüğünün 2022/3601 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 18/02/2022 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 17 adet bonoya dayalı 195.000,00 TL asıl alacak olmak üzere fer'ileri ile birlikte toplam 287.238,48 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçluların süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Takibe konu 17 adet bononun yapılan incelemesine göre, bonoların keşide tarihinin 26/07/2017, miktarının 10.000,00 TL olduğu, bonoların ilk vade tarihi 15/10/2017 olmak üzere her ay için sıralı olarak düzenlendiği ve en son senedin 15/02/2019 vade tarihli olduğu, bonolarda davalı ...'un keşideci, davalı ...'un avalist, dava dışı ... Spor Aletleri San. Tic. Ltd. Şti. lehtar olduğu, senedin arkasında lehtar cirosunun bulunduğu, davacı bankanın senede ciro yoluyla hamil olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı banka ciro yoluyla hamili olduğu bonolara dayalı davalı keşideci ve avalist aleyhine ilamsız icra takibi başlatmış, davalı borçluların takibe ve borca itirazları üzerine işbu itirazın iptali davasını açmıştır. Dava, zamanaşımına uğramış bonolardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Takibe konu senetlerde davacı hamil, davalı ... keşideci, davalı ... ise avalisttir. Davacı banka ve davalı ...’un senetteki konumlarına göre taraflar arasında temel ilişki bulunmamaktadır. Bu durumda davacı banka davalı keşideci ...'tan 6102 sayılı TTK'nın 732.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince alacak talebinde bulunabilir. Davalı keşideci ... sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür. Davalının sunduğu bila tarihli lehtar şirket yetkilisi tarafından imzalandığı belirtilen ibraname ispata yeterli değildir. Bu nedenle davalı keşideci ... borçtan sorumludur. Zamanaşımına uğramış senette vadenin daha önce kararlaştırıldığı kabul edilemeyeceğinden ve davalı keşideci ...'un TTK 117.maddesi uyarınca usulüne uygun temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğinden işbu davalı yönünden asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerindedir. Ancak zamanaşımına uğrayan senede dayalı olarak TTK 732.maddesi uyarınca sadece keşideciden talepte bulunabileceğinden avalist sorumluluktan kurtulacağından davalı avalist ... yönünden de davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın istinaf itirazlarının reddine, davalıların istinaf itirazlarının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından davalı ... yönünden davanın reddine yönelik HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıların istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; 3-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/598 Esas 2023/23 Karar ve 19/01/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 4- A)Davacının davasının davalı ... yönünden REDDİNE, B)Davacının davasının davalıEmrah Karabulut yönünden KISMEN KABULÜ ile, a)Davalı ...'un Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2022/3601 Esas sayılı dosyasında 195.000,00 TL üzerinden itirazlarının iptaline, bu miktar üzerinden takibin DEVAMINA, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, B)Takip konusu alacağın %20'si oranında hesaplanan 39.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı ...'tan alınarak, DAVACIYA VERİLMESİNE, C)Davalı ...'un kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE, d)İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 13.320,45 TL harçtan 3.469,13 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 9.851,32 TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydına, e)Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin 896,15 TL sinin davalı ...'tan 423,85 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, f)Davacı tarafından yapılan 136,50 TL posta ve tebligat gideri, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.136,50 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden (% 67,89 kabul) 771,57 TL'sinin davalı ...'tan alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, g)Davacının dava açarken ödediği 3.549,83 TL peşin ve başvurma harcının davalı ...'tan alınarak davacıya ödenmesine, ğ)Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 30.250,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, h)Davanın reddedilen bölümü için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 14.758,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, ı)Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 45.958,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, i)Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden ; 5-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 6-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davalılar tarafından yapılan 91,00TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 10-Karar tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1.a.maddesi gereğince kesin olmak üzere 19/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."