15. Ceza Dairesi 2013/2756 E. , 2014/18626 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, se…
**15. Ceza Dairesi 2013/2756 E. , 2014/18626 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Yabancı uyruklu olan şikayetçinin Antalya ilinde arkadaşı ile birlikte gezerken kendisine uygun ücret karşılığında güzellik salonu gösterebileceğini söyleyen sanığın şikayetçiyi bir kuaföre götürdüğü, güzellik salonundaki yaptırmış olduğu hizmete karşılık hizmet bedelinin gerçekte 60TL olmasına rağmen, sanığın şikayetçiye salon görevlilerinin hizmet bedelinin 300TL olduğunu söylediklerini ve bu miktarı ödemesi gerektiğini belirttiği, şikayetçinin önce kredi kartı ile ödeme yapmak istediği, ancak sanığın şikayetçiyi aldatmaya yönelik olarak kredi kartının geçmediğini, fazla komisyon alınacağını söyleyerek, şikayetçiden 300 TL nakit parayı kuaför görevlilerine vermek üzere aldığı, bu paradan 60 TL'yi hizmet bedeli olarak kuaför görevlilerine verip kalan parayı da kendisinin aldığı, şikayetçiyi kandırmaya yönelik yalan içerikli söz ve davranışlarla gerçekte daha düşük bedele anlaştığı hizmet bedelini gerçek fiyatının üstünde söyleyerek şikayetçiyi kandırdığı ve bu eylemiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın savunması, şikayetçi ve tanıklar beyanı ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “60 gün”, “52 gün” ve “1000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.