11. Hukuk Dairesi 2011/2054 E. , 2012/8454 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/10/2010 tarih ve 2008/189-2010/342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2011/2054 E. , 2012/8454 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/10/2010 tarih ve 2008/189-2010/342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin finansal kiralama sözleşmesi ile kiraladığı iş makinasının, davalı tarafından taşınması esnasında, davalıya ait çekici aracın beş katlı bir binanın ikinci katına çarpması nedeniyle hasarlandığını, müvekkilinin tamir masrafı yaptığını ayrıca iş makinesinin 20 gün çalışmamasından kaynaklanan kazanç mahrumiyeti bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, iş bölümü itirazında bulunmuş, müvekkilinin nakliye değil inşaat firması olduğunu, davacının talebi üzerine, davaya konu iş makinasının davalının kendine ait makinelerin naklinde kullanılan araçla taşınmasının kabul edildiğini, davacı şirketin bizzat maliki ve yetkilisinin refakati ve kılavuzluğunda yola çıkılmış olup, kılavuzluk yapan yetkilinin taşıyıcıyı dar yollara yönlendirmesi sebebiyle kazanın meydana geldiğini, talep edilen zararın fahiş olduğunu, gereksiz yere komple kabin değişimi yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın oluşumunda davalı şirkete ait araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu bulunduğu, araçta meydana hasar miktarının 29.200 TL, mahrum kalınan kazanç kaybının ise 1.750 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 30.950 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, davalı tarafça taşınması üstlenilen iş mikanasının taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle yapılan tamir masrafları ve uğranılan kazanç kaybının tahsiline yöneliktir. Eşya naklinde oluşan hasar ve ziya nedeniyle nakliyecinin sorumluluğu TTK'nın 785 ve 786. maddelerinde düzenlenmiştir. Davacının, hasar nedeniyle iş makinasını çalıştıramamasından dolayı uğradığı kâr mahrumiyetini isteyebilmesi ancak TTK'nın 786. maddesinin son fıkrasında sayılan, taşıyıcının ağır kusuru veya hilesinin mevcudiyeti halinde mümkün olup, hasara sebep olan kazada, taşıyıcı sürücüsünün % 100 kusurlu bulunması, taşıyıcının ağır kusurlu olduğu anlamına gelmez. Mahkemece, TTK'nın 786/3. maddesinde açıklanan durum değerlendirilip sonucuna göre karar vermek gerekirken, anılan husus nazara alınmadan kâr mahrumiyetine de hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3-Ayrıca, davalı tarafça, dava konusu makina istenilen yere götürülürken davacı şirketin bizzat malikinin ve yetkilisinin refakat ve kılavuzluğunda yola çıkıldığı, aracın götürüleceği güzergahı davacı şirketin belirlediği, kazanın da daha uygun yollar varken davacı şirket yetkilisinin aracı dar sokaklara yönlendirmesi sebebiyle meydana geldiği savunulduğuna göre, davalının bu savunması üzerinde durulup, müterafik kusur bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, bu hususun tartışmasız burakılması doğru olmamış; diğer taraftan, davalı, kabindeki zararın, bu kısmın komple değiştirilmesini gerektirmeyip hasarın tamirle giderilebileceği de iddia ettiğine göre, mahkemece bu hususta bilirkişilerden ek rapor alınması gerekirken, yeterli incelemeye dayanmayan bilirkişi raporuna itibar edilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.