İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : .. DAVA: Davacı vekili, davalı ...'ün ..arihleri arasında müvekkili şirket bünyesinde ". . ." sıfatıyla, davalı ...'ın .. tarihleri arasında .. Danışmanı" sıfatıyla, davalı ...'nın.. tarihleri arasında "Müşteri İlişkileri Uzmanı" sıfatıyla, davalı ...'in .. tarihleri arasında "Müşteri İlişkileri Uzmanı" sıfatıyla, davalı ...'nun .. tarihleri arasında "Şube Yöneticisi" sıfatıyla çalıştığını, davalıların, müvekkili nezdinde çal…
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :.. KARAR NO : .. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .. NUMARASI : .. DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : 3 -... VEKİLLERİ : Av. ..., DAVALILAR : 1 VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1 -... DAVALI : 2 -... DAVANIN KONUSU : Tazminat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : .. DAVA: Davacı vekili, davalı ...'ün ..arihleri arasında müvekkili şirket bünyesinde ". . ." sıfatıyla, davalı ...'ın .. tarihleri arasında .. Danışmanı" sıfatıyla, davalı ...'nın.. tarihleri arasında "Müşteri İlişkileri Uzmanı" sıfatıyla, davalı ...'in .. tarihleri arasında "Müşteri İlişkileri Uzmanı" sıfatıyla, davalı ...'nun .. tarihleri arasında "Şube Yöneticisi" sıfatıyla çalıştığını, davalıların, müvekkili nezdinde çalıştıkları sürelerde işlerinin niteliği gereği şirketin ticari bilgi ve sırlarına, müşteri portföylerine eriştiklerini ve yine icra ettikleri işin niteliği gereği müşterilerle birebir iletişim kurduklarını, müşteri ziyaretleri yaptıklarını ve her türlü bilgiyi elde ettiklerini, ancak iş sözleşmelerinin sona erme tarihlerinde davalıların çok kısa aralıklarla, birlikte ve organize hareket ederek şirketten istifa etmek suretiyle ayrıldığını, akabinde davalı ...'ün, davalı olan İnka . ...ye ortak olduğunu, müvekkili şirket ile aynı şehirde ve aynı alanda iştigal etmeye başladığını, aynı şekilde işten ayrılan davalı ...'ın, davalı ...'nın, davalı ...'in, davalı ...'nun da davalı ... Ltd Şti’de çalışmaya başladığını, davalıların eylemlerinin tüm koşullarıyla haksız rekabet teşkil ettiğini, ayrıca iş sözleşmelerinde kararlaştırılan rekabet yasağı hükümlerinin de ihlali niteliğinde olduğunu, davalıların, müvekkili şirketin sözleşmesini birebir kopyalayarak sözleşme tanzim ettiğini ve işbu sözleşmeyi kullanarak müvekkili şirketin müşterilerine teklifler verdiğini, yine müvekkili şirketin müşterilerle iletişim kurulurken müvekkili şirketi kötülediklerini, haksız ve hukuka aykırı eylemler neticesinde müvekkilinin zarara ve itibar kaybına uğradığını belirterek haksız rekabetin tespiti, men'i ve durdurulmasına, HMK 107. maddesi gereğince fazlaya dair haklar baki kalmak kaydıyla uğranılan zararlardan dolayı şimdilik ..'er TL maddi tazminat ile .. TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, davacı şirket ile davalı ... arasında akdedilmiş olan .. Tarihli İş Sözleşmesi gereği rekabet yasağı hükümlerinin ihlal edilmesi halinde öngörülmüş olan işçinin..aylık ücreti tutarında cezai şartın şimdilik .. TL'sinin davalı ...'den tahsiline, davacı şirket ile davalı ... arasında akdedilmiş olan .. tarihli iş sözleşmesinin rekabet yasağı hükümlerinin ihlali halinde öngörülmüş olan işçinin .aylık ücreti tutarında cezai şartın şimdilik .. TL'sinin davalı ...'dan tahsiline, davacı ile davalı ... arasında akdedilmiş olan .. tarihli iş sözleşmesinin rekabet yasağı hükümlerinin ihlal edilmesi halinde öngörülmüş olan işçinin .. aylık ücreti tutarında cezai şartın şimdilik .. TL'sinin davalı ...'dan tahsiline, davacı şirket ile davalı ... arasında akdedilmiş olan .. tarihli iş sözleşmesinin rekabet yasağı hükümlerinin ihlal edilmesi halinde öngörülmüş olan işçinin . aylık ücreti tutarında cezai şartın şimdilik . TL'sinin davalı ...'den tahsiline, davacı şirket ile davalı ... arasında akdedilmiş olan . tarihli iş sözleşmesinin rekabet yasağı hükümlerinin ihlal edilmesi halinde öngörülmüş olan işçinin . aylık ücreti tutarında cezai şartın şimdilik .. TL'sinin davalı ...'ndan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılardan ... ile . . vekili, davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, müvekkili ile davacı arasında imzalanan ..tarihli sözleşmenin.. altında düzenlenen ..numaralı bentteki rekabet yasağına ilişkin hükmün gerek yasa maddesinde gerekse içtihatlarda düzenlendiği gibi rekabet yasağına ilişkin hükmün yer itibari ile sınırlama içermediğini, sözleşmede yer alan rekabet yasağının geçersiz olduğunu, böyle bir hükmün çalışma özgürlüğüne aykırı olduğunu, davalının herhangi bir ortaklığının olmadığını, aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir yerde de çalışmadığını, davalı şirket açısından ise tam tersi müşterilerin kendi istekleriyle teklif mailleri talep ederek şirkete başvurduklarını, ayrıca iştigal edilen sektöre nazaran müşterilerin davacı ve davalı firmalara zaman zaman kaymasının olağan olduğunu, haksız rekabet edici fiyat kırıcı eylemlerinin olmayıp tam tersine davacının fiyat kırması yaptığını belirterek davanın reddini dilemiştir. Davalı ..., davalı ..., davalı ... ve davalı ...'ın ayrı ayrı vermiş olduğu dilekçelerde; davanın belirsiz olarak açılamayacağını, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için sözleşmede süre, yer ve işin türü bakımından sınırlandırma olması gerektiğini, ayrıca işçinin iş sırlarını tanıması ve işin sırrına nüfuz ederek işverene önemli bir zarar verecek eylemin söz konusu olması gerektiğini, davalı tarafça davacı ... arasında imzalanan.. tarihli sözleşmenin.. altında düzenlenen 2 numaralı bentte yar alan rekabet yasağına ilişkin düzenleme incelendiğinde yasa ve içtihatlarda düzenlendiği gibi rekabet yasağına ilişkin hükmün yer itibari ile sınırlama içermediğini, sözleşmedeki bu hükmün geçersiz olduğunu ve hükmün çalışma özgürlüğüne aykırı olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir. YEREL MAHKEMENİN İLK KARARI: İlk derece mahkemesince.. tarihinde; Mahkemece, davacı ile davalılar ..., ..., ..., ... ve ... arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşmesinin yer konusunda sınırlandırma olmaması dikkate alınarak TBK 444 ve 445 ve yerleşik Yargıtay İçtihatlarına aykırı olduğu ve hukuken geçerli olmadığı, bu hususta .. tarihli bilirkişi raporundaki ayrıntılı incelemeler de dikkate alınarak davacı taraf ile davalı gerçek kişiler arasında rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin hukuken geçerli olmadığı ve bu davalılar yönünden haksız rekabet koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla haksız rekabetin men'i, tespiti, durdurulması, haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminat zararının tazmini, ayrıca rekabet yasağı sözleşmesinde belirtilen cezai şartın tazminine yönelik tüm dava taleplerinin reddi gerektiği, davalılardan İnka yönünden yapılan.. tarihli bilirkişi raporu sonuç bölünün. fıkrası dikkate alınarak davacı şirket müşterisiyken davalı şirket müşterisi olan firmaların varlığının tespiti ve bu firmaların davalı şirketin müşterilerinin ne kadarını oluşturduğu hususunda .. ATM aracılığıyla alınan .. havale tarihli bilirkişi raporu ... ATM aracılığıyla alınan.. tarihli bilirkişi raporu ve . ATM aracılığıyla alınan.. havale tarihli ek bilirkişi raporu ile . .. ATM aracılığıyla alınan.. tarihli ikinci ek rapora göre davacı şirket müşterisiyken davalı şirket müşterisi olan şirketlerin davalı şirketin tüm müşterileri arasında hasılat payının .. yılında ..'ini oluşturduğu, .. yılında ise,..'ini oluşturduğu, .. yılında bu müşterilerden elde ettiği dönem karının .. TL olduğu, . yılında ise .. TL olduğu gözetilerek davalı ... yönüyle davacıya karşı TTK 54 uyarınca haksız rekabet koşullarının oluştuğu ve davacının bu davalıdan haksız rekabet zararı nedeniyle uğramış olduğu maddi ve manevi zararlarını tazmin edebileceği, davacı tarafça bilirkişi raporunda belirlenen bedel üzerinden dava dilekçesi ıslah edilmiş, davalı tarafından ise ıslah dilekçesine karşı süresinde zaman aşımı itirazında bulunulmuş olup, dava dilekçesinin incelenmesinde davacı tarafça dava açılırken açıkça davanın belirsiz alacak davası yönünde herhangi bir beyanının olmadığı, bu durumla ..karar sayılı ilamı da dikkate alınarak eldeki davanın kısmi alacak davası olduğu ve haksız rekabete ilişkin zaman aşımı süresini düzenleyen TTK 60 hükmü dikkate alınarak davacı tarafın ıslah dilekçesiyle davalıdan talep etmiş olduğu maddi tazminat talebinin zaman aşımına uğradığından bahisle artırılan kısım bakımından davanın reddi gerektiği belirtilerek alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak davalılar .. .., ... ve ... yönünden açılan davanın reddine, davalı ... Ltd. Şti. yönünden açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile .. TL manevi tazminatın dava tarihi .. tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, maddi tazminat talebi yönünden istemin kısmen kabulü ile . TL maddi tazminatın dava tarihi .. tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin zamanaşımı nedeni ile reddine, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması talebinin kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF GEREKÇELERİ: Davacı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, kaldıki davalı şirket tarafından haksız rekabet eylemlerinin dava açılmasıyla durmayıp söz konusu eylemleri devam ettiğinden zaman aşımının işlemeyeceğini, gerçek kişi davalılar yıllarca müvekkili nezdinde çalışmış olup, hem şirkete hem sektöre hem de müşterilere dair tüm ticari sır ve portföy bilgisine sahip olduklarını, diğer davalı ...'in ise diğer davalılar olan ve müvekkili şirketin eski çalışanları ile sadece iş ilişkisi içerisinde bulunmakla kalmayıp eski çalışan olan davalılardan ...'ün ayrıca İnka Patent şirketine ortak olduğunu, yani bu şahısın iş hukuku ilkeleri çerçevesinde değil müteselsilen bir ticari şirketin ortağı sıfatıyla haksız rekabet yükümlülüğü altında olduğunu, mahkeme tarafından alınan karara konu mübrez .. tarihli ve davalı şirketin defterleri incelenmesi suretiyle müvekkili şirketin yoksun kalınan kazancın hesap edildiği bilirkişi raporunda .. yıllarına ilişkin olarak hesaplama yapılması gerekirken bilirkişi tarafından .. yıllarına ilişkin inceleme ve hesaplama yapıldığını, her ne kadar taraflarınca müvekkil şirketin hak kaybına uğramaması ve davalı şirketin sebepsiz zenginleşmemesi adına .. yılına ilişkin değerlendirme yapılması için dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilmesi talep edilmiş olsa da yerel mahkeme tarafından işbu taleplerinin karşılık görmemiş olup bu haliyle dahi dosyanın eksik inceleme yapılarak karara çıktığını, müvekkil şirketin yoksun kaldığı kazancın tam olarak hesap edilemediğini, mahkemece .. yılına ilişkin yoksun kalınan kazancın hesabı noktasında da eksik ve yetersiz inceleme yapıldığını, mahkemenin zamana aşımını söz konusu dahi olmayan bir hususta hukuki olmayan bir değerlendirme yaptığını, sadece iş hukukuna bağlı bir çalışan sıfatıyla yapılan değerlendirmelerin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. Davalı ... vekili, müvekkilinin haksız rekabete yönelik bir eyleminin ispatlanamadığını, .. tane müşterinin müvekkiline geçtiği iddiasının ispatlanamadığını, bu sayının ancak müvekkilinin müşterilerinin ..'ini teşkil ettiği düşünüldüğünde bir haksız rekabet oluşmayacağının ortada olduğunu, burada tespit edilmesi gereken hususun bu müşterilerin davacı firmadan müvekkili firmaya geçmesinde davalının eylemlerinin nitelikleri olduğunu, öncelikle bu hususta davalının bir çabası olup olmadığının ve bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespiti gerektiğini, davacının dilekçesinde iddia ettiği üzere kendi müşterilerinin portföyünden daha az fiyat teklifleri ile çalındığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkili firmanın kaliteli hizmet verdiğinden ötürü tercih edilmekte olup delillendirdikleri üzere de davacıdan daha yüksek vekillik ücretleri aldığını, bir firma diğerine göre daha pahalı hizmet sunmasına rağmen müvekkili firma tercih ediliyorsa burada haksız rekabet yapıldığından bahsedilemeyeceğini, mübrez bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken yıllık %.. gelir vergisi hesaplamasının tabloda gösterilmediğini, müvekkili firmanın kazandığı meblağlar üzerinden .. yıllık gelir vergisi ödediğini, mahkemece bu rapor doğrultusunda karar vermesi durumunda müvekkilinin ödediği yıllık gelir vergisini bir de davacı yana ödemek zorunda kalacağını, söz konusu .. yıllık gelir vergisinin bilirkişi raporundaki meblağlar üzerinden indirilmesi hususunda ek rapor alınması gerekirken bu husus üzerinde durulmadan karar verilmesinin, bu konudaki itirazlarının değerlendirilmemesinin doğru olmadığını, müvekkilinin müşteri elde etmek amacı ile piyasada ne davacı firmayı karalayan, ne de kendisi hakkında aldatıcı reklam ve beyanlarının olmadığını, kaldı ki burada ispat yükünün davacı tarafa düştüğünü, davacının manevi tazminat talep edebilmesi için müvekkilinin aldatıcı beyan, tutum ve davranışları ile davacının manevi zarar görmüş olmasının gerektiğini, oysa müvekkilinin ticari ahlak kuralları içerisinde faaliyet göstermekte olup davacıyı karalamasının da mümkün olmadığını, buna rağmen mahkemece manevi tazminata hükmedildiğini, haksız rekabet teşkil edecek herhangi bir kötüleyici, incitici, karalama vb. bir eylemin ispat edilemediği ortada iken hem haksız rekabetin önlenmesine hem de maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. KALDIRMA KARARI: "Davalı şirket vekili, haksız rekabete yönelik müvekkili şirketin bir eyleminin ispatlanamadığını, .. tane müşterinin müvekkiline geçtiği iddiasının ispatlanamayıp bu sayının ancak müvekkilinin müşterilerinin..ini teşkil ettiğini, şirketin kusurlu bir eyleminin bulunmadığını ileri sürmüştür. Haksız rekabet haller TTK'nın 55. maddesinde özel olarak sayılan hallerle sınırlı olmayıp, maddede örnek olarak sayılmıştır. Davacı vekili, müvekkili şirket ile çalışan 331 firmanın davalıların haksız eylemleri neticesinde davalı şirket ile çalışmaya başladığını beyan etmiş olup, talimat mahkemesi kanalıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı şirketin .. yılı yevmiye defterinde, davaya konu pörtföyünde işlem gördüğü firma sayısının .. adet olduğu, davalı şirketin .. yılı yevmiye defterinde davaya konu pörtföyünde işlem gördüğü firma sayısının .. adet olduğu, .. yılına ait aynı firma ve ünvanlı işletmelerle devam edildiği, davalının.. yılları içerisinde, davacı firmanın pörtföyünde var olduğunu iddia ettiği şahıs/ firma ile iş ve işlemlerini gerçekleştirmiş olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan yine davalı şirketin .. yılı uyuşmazlığa konu müşteri pörtföyünün .. adet ve toplam hasılatıntn .. TL olduğu, müşteriler arasındaki payının.. yılı uyuşmazlığa konu müşteri pörtföyünün aynı ünvanlı firma .. adet ve toplam hasılatının .. TL olduğu müşteriler arasındaki hasılat payının .. olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda davacı şirket müşterisiyken davalı şirket müşterisi olan şirketlerin davalı şirketin tüm müşterileri arasında hasılat payının .. yılında ..'ini oluşturduğu, .. yılında ise, ..'ini oluşturduğu, .. yılında bu müşterilerden elde ettiği dönem karının .. TL olduğu, .. yılında ise .. TL olduğu tespit edilerek davalı ... Ltd. Şti açısından TTK'nın 54. maddesi kapsamında haksız rekabet şartlarının oluştuğu ve davacının davalı şirketten haksız rekabete bağlı oluşan maddi ve manevi zararlarını tazmin edebileceği anlaşılmaktadır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacıya ait müşterilerin ilgili sektörel faaliyet alanına nazaran dikkate değer sayıda müşterinin davalı gerçek kişilerin davacının yanından ayrılmasından sonra davalı şirket müşterisi oldukları tespit edilmiştir. Bu durum davacının emeğinden haksız faydalanma olarak TTK'nın 54. maddesi haksız rekabet olarak değerlendirilmiştir. Anılan madde uyarınca, rakipler veya tedarikçilerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı davranış ve ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Bir işletmenin müşteri kaybına uğratılması haksız rekabet olarak kabul edilir. Somut olayda davalının kusurlu olup olmadığının tespitinde ise, davalı şirkette yerinde çalışan davalı gerçek kişiler davacı şirket eski çalışanları olup, davalı şirket tüzel kişi tacirdir. 6102 Sayılı TTK'da tacir olmaya bağlanan hükümlerden biri de “basiretli tacir olma” yükümlülüğüdür. Davalı şirket bir tüzel kişi tâcir olduğundan TTK18/2 uyarınca basiretli bir tacir gibi davranmak yükümlülüğündedir. Bu hükme göre, faaliyet alanı içerisinde tüm işlemlerini hukuka uygun olarak yerine getirmekle yükümlüdür. Bu bağlamda davalı şirketin davacının kayda değer sayıda müşterisinin davalı gerçek kişilerin davalı şirket nezdinde işe başlamasından sonra davalı şirkete geçtiği, davacı müşterilerinde belirgin bir azalma meydana geldiği anlaşılmakla davalı şirket açısından aranan kusur şartının gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerekmiştir. Bu nedenlerle yerel mahkemenin davalı şirket açısından haksız rekabetin sübuta erdiği yönündeki kabulünde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Ancak yerel mahkemece dava HMK 109. maddesi uyarınca kısmi dava olarak nitelendirilmişse de, dava dilekçesinde sonuç ve istem kısmında davacı vekilince açık bir şekilde HMK'nın 107. maddesine atıf yapılarak; "Hukuk Muhakemeleri Kanunu 107. Maddesi gereğince tahkikat sonucu uğranılan zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın işbu dilekçe ile belirtecek olduğumuz talebimizi arttırma hakkımız saklı kalmak kaydıyla; Müvekkilin uğramış olduğu zararlardan dolayı şimdilik .. TL maddi tazminat ile .. TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte .. nolu davalılardan tahsil edilmesine" karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Her ne kadar davacı vekilince sunulan .. tarihli dilekçede ıslah dilekçesi olduğu belirtmişse de HMK'nın 33. maddesi gereğince dava değerinin artırılmasına ilişkin ilk kez verilen işbu dilekçenin mahkemece ıslah değil talep artırım dilekçesi olarak kabul edilmesi gerekir. Nitekim davalılar da esas cevap dilekçelerinde davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bu durumda dava açılış tarihi itibariyle tazminat alacağının tümü açısından zamanaşımının dolmadığı nazara alınarak davalı şirket açısından raporda tespit olunan .. TL maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulü ile fazlaya dair kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, anılan yanlışlık yeniden yargılama gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf talebini bu yönüyle kabulüne karar verilerek, HMK'nın 353/1-b.(2) maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm verilmesi gerekir." gerekçesiyle mahkemenin kararının kaldırılmasına ve yeniden karar verilmesine karar verilmiştir. BOZMA KARARI: "Mahkemelerce, davalı şirket yönünden haksız rekabet koşullarının oluştuğu, davalı gerçek kişiler yönünden ise rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin yer sınırlamaması sebebi ile geçersiz olduğu ve haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı belirtilmiş ise de, davacı nezdinde çalışan davalı gerçek kişiler, davacı şirketten ayrıldıktan ve davalı şirkette işe başladıktan sonra, davacı şirketin iş hacminin ve müşterilerinin ..'inin davalı şirkete geçtiği tespit edilmiş olup, bu orandaki iş hacminin yer değiştirmesinin tek başına davalı şirketin yönlendirmesi ile olduğunun kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu yönlendirmenin, davalı gerçek kişiler ve davalı şirketin birlikte hareket etmesi suretiyle gerçekleştiği, esasen . . . kararında davalı şirketin sorumluluğuna yönelik gerekçede "davacıya ait müşterilerden, ilgili sektörel faaliyet alanına göre, dikkate değer sayıda müşterinin davalı gerçek kişilerin davacının yanından ayrılmasından sonra davalı şirket müşterisi olduklarının tespit edildiği" denilmek suretiyle benimsendiği halde davalı gerçek kişiler açısından salt davacı ... kötülediklerine, incitici ya da yanıltıcı beyanda bulunduklarına dair bir tespit bulunmadığı, TTK'nın 55/1-(a-1) hükmündeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamıştır. Hal böyle iken davalı gerçek kişiler yönünden de haksız rekabetin oluştuğunun kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamıştır. 2. Ayrıca, gerekçede gerçek kişi davalılar açısından "...hem yer hem de işin türüne yönelik sınır açısından geniş bir düzenlemeye yer veren rekabet yasağının ihlaline yönelik cezai şart hükmünün geçersiz kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediği" tespitine yer verilmiş ise de rekabet yasağına ilişkin olarak sözleşmede, bir kısım davalılar yönünden yer sınırlaması bulunduğu anlaşılmaktadır. Diğer bir kısım davalılar yönünden sözleşmede yer sınırlaması belirtilmemiş ise de TBK'nın 445/2. maddesinde yer alan "Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." hükmü uyarınca Mahkemece yer bakımından sınırlamaya gidilmeksizin rekabet yasağı şartının geçersiz kabul edilmesi de doğru olmamıştır." gerekçesiyle dairemizin kararının bozulmasına karar verilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı TBK m. 444, 445 ve 446'ya göre işçinin rekabet yasağına aykırı davranışı nedeniyle ceza koşulu alacağı davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalıların rekabete aykırı davranışta bulunup bulunmadıkları konusundadır. Haksız rekabet TTK m. 55'de sınırlı sayı ilkesine göre değil örnek olarak belirlenmiştir. Davacı taraf, kendisi ile çalışan .. firmanın davalıların haksız eylemleri neticesinde davalı şirket ile çalışmaya başladığını beyan etmiş olup, talimat mahkemesi kanalıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı şirketin .. yılı yevmiye defterinde, davaya konu pörtföyünde işlem gördüğü firma sayısının.. adet olduğu, davalı şirketin .. yılı yevmiye defterinde davaya konu pörtföyünde işlem gördüğü firma sayısının . adet olduğu, ..yılında aynı firma ve ünvanlı işletmelerle devam edildiği, davalının, .. yılları içerisinde davacı firmanın pörtföyünde var olduğunu iddia ettiği şahıs ve firma ile iş ve işlemlerini gerçekleştirmiş olduğu tespit edilmiştir. Yine davalı şirketin .. yılı uyuşmazlığa konu müşteri pörtföyünün .. adet ve toplam hasılatının .. TL olduğu, müşteriler arasındaki payının.. oranında olduğu, .. yılı uyuşmazlığa konu müşteri pörtföyünün aynı ünvanlı firma .. adet ve toplam hasılatının .. TL olduğu müşteriler arasındaki hasılat payının .. oranında olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davacı şirket müşterisiyken davalı şirket müşterisi olan şirketlerin davalı şirketin tüm müşterileri arasında hasılat payının .. yılında ..'ini oluşturduğu, .. yılında ise, ..'ini oluşturduğu, .. yılında bu müşterilerden elde ettiği dönem kârının .. TL olduğu, .. yılında ise .. TL olduğu tespit edilmiştir. Bu tespitlere göre davalı ... Ltd. Şti. açısından TTK m. 54 kapsamında haksız rekabet şartlarının oluştuğu ve davacının davalı şirketten haksız rekabete bağlı oluşan maddi ve manevi zararlarını tazmin edebileceği anlaşılmaktadır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacıya ait müşterilerin ilgili sektörel faaliyet alanına nazaran dikkate değer sayıda müşterinin davalı gerçek kişilerin davacının yanından ayrılmasından sonra davalı şirket müşterisi oldukları tespit edilmiştir. Bu durum davacının emeğinden haksız faydalanma olarak TTK m. 54 kapsamında haksız rekabet olarak değerlendirilmiştir. Anılan madde uyarınca, rakipler veya tedarikçilerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı davranış ve ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Bir işletmenin müşteri kaybına uğratılması haksız rekabet olarak kabul edilir. Somut olayda davalının kusurlu olup olmadığının tespitinde ise, davalı şirkette yerinde çalışan davalı gerçek kişiler davacı şirket eski çalışanları olup davalı şirket tüzel kişi tacirdir. 6102 sayılı TTK'da tacir olmaya bağlanan hükümlerden biri de “basiretli tacir olma” yükümlülüğüdür. Davalı şirket bir tüzel kişi tâcir olduğundan TTKm. 18/II uyarınca basiretli bir tacir gibi davranmak yükümlülüğündedir. Bu hükme göre faaliyet alanı içerisinde tüm işlemlerini hukuka uygun olarak yerine getirmekle yükümlüdür. Bu nedenle davacının kayda değer sayıda müşterisinin davalı gerçek kişilerin davalı şirket nezdinde işe başlamasından sonra davalı şirkete geçtiği, davacı müşterilerinde belirgin bir azalma meydana geldiği anlaşılmakla hem davalı şirket açısından hem de davalı gerçek kişiler açısından kusur şartının gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerekmiştir. Bu gerekçelerle Yargıtay'ın bozma kararına uygun şekilde davalı şirket ve davalı gerçek kişiler yönüyle davanın kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: A-) Davacı ...Ş. vekilinin vaki istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 1-... Asliye Ticaret Mahkemesinin.. Karar sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcı .. TL'nin istek halinde iadesine, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarfedilen .. TL başvuru harcı ile .. TL posta gideri toplamı .. TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2 maddesi gereğince .. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2 maddesi gereğince .. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, B-)HMK'nın 353/1-b.(2) maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalıların tamamı yönünden, a-Haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması talebinin Kabulü ile haksız rekabetin menine, b-Haksız rekabet sebebi ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile .. TL manevi tazminatın dava açılış tarihi olan .. tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, c-Haksız rekabet sebebi ile maddi tazminat talebi yönünden istemin KABULÜ İLE, .. TL maddi tazminatın dava açılış tarihi olan .. tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken .. harçtan davacı tarafından peşin yatırılan .. TL'nin mahsubu ile bakiye ...TL'nin talep halinde yatırana iadesine, 3-Kabul ret oranına göre .. TL karar harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan .. TL yargılama giderinin, davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan .. TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-Manevi Tazminat yönünden, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 maddesi gereğince .. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Maddi tazminat yönünden, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 maddesi gereğince .. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleşince artan gider avansının ilgili tarafa iadesine, 8-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca işbu kararın Dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 353/1-b-1, HMK'nın 361/1. ve 362. maddeleri gereğince, kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."