11. Hukuk Dairesi 2015/4293 E. , 2015/11790 K. "" MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/01/2015 tarih ve 2014/122-2015/1 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe,…
**11. Hukuk Dairesi 2015/4293 E. , 2015/11790 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/01/2015 tarih ve 2014/122-2015/1 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 01/03/2010 tarihinde mimarlık hizmet sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereği müvekkili şirketin tüm edimlerini yerine getirdiğini, bununla birlikte müvekkili şirket tarafından davalının çizmiş olduğu projenin hayata geçirilerek inşaatın tamamlandığını, yapı kullanma izin belgesinin verilebilmesi için yapı sahibinin yapı müteahhidi ve proje müellifi mimarın ilgili belediyeye giderek yapının belirlenen kriterlere uygun olarak inşaa edildiğine dair ruhsata imza atmalarının gerektiğini, ancak davalı tarafın anılı imzaların atılması aşamasında imza atmaktan imtina ettiğini, davalının müvekkili şirketin düşeceği zor durumdan yararlanarak müvekkili şirketten 30.000 TL'nin tahsil ettiğini ileri sürerek, 30.000 TL'nin 03/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kontrolü dışında onayı alınmadan yapılan uygulamaların müvekkili tarafından kabul görmediğini, bunun üzerine davacının müvekkili tarafından çizilmiş projelerin müelliflik hakları devir almak istediğini, yapılan görüşmeler sonunda mutabakat sağlanarak müvekkilinin müellifi olduğu projenin devrinin gerçekleştiğini ve projeden istifa ettiğini, dava konusu 30.000 TL'yi bu devir karşılığında aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu projelerin son aşamaya kadar davalı mimar tarafından takip edilmediği, anılan bedelin yapı ruhsat alınarak işin bitirilmesi bakımından proje bedeli olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı mimar sözleşme kapsamında alabileceği telif bedelinin bir kısmını ruhsat işlemleri için bir kısmını yapı ruhsatı alınırken verdiği imza sırasında tahsil ettiği, davacının bu bedeli serbest iradesi ile ödediği, BK. 28. madde anlamında hukuka aykırı bir sıkıştırma, baskı yapma söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.