T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/524 - 2026/484 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/524 KARAR NO : 2026/484 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2023 NUMARASI : 2021/105 E. - 2023/203 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/524 - 2026/484 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/524 KARAR NO : 2026/484 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2023 NUMARASI : 2021/105 E. - 2023/203 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/11/2023 Tarih ve 2021/105 Esas - 2023/203 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış “...” markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin yoğun emek ve etkin tanıtım faaliyetleri sonucu “...” markalarının da kendisi ile özdeşleştiğini, dava konusu 2019/119058 sayılı “... ...” ibareli markanın, müvekkili markaları ile iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğunu, markaların kapsamları arasında da benzerlik bulunduğunu, bu nedenle davalının marka başvurusuna itirazlarını reddeden dava konusu YİDK kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, alıcıların “...” ibareli müvekkili markasını taşıyan mal ve hizmetlerden satın almak veya yararlanmak isterken başvuru konusu markayı tercih ederek yanılgıya düşebileceklerini, dava konusu markanın mevcut haliyle müvekkili markalarının serisi gibi algılanacağını ileri sürerek, 2021-M-510 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2019/119058 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, müvekkili firma hakkında İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/352 E. sayılı dosyasından 15/10/2020 tarihinde iflas kararı verildiğini, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/4698 Esas Esas 2021/566 Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan inceleme neticesinde anılan kararın kesinleştiğini, taraflar arasında daha evvel de Ankara 3. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/151 E. 2021/391 K sayılı dosyanın görüldüğünü, anılan kararın “elektronik ...” ibareli marka başvurusuna yönelik olduğunu ve müvekkili lehine sonuçlandığını, somut olayda da yine taraf markaları arasında iltibas ihtimaline neden olacak bir benzerliğin bulunmadığını, dava konusu “... ...” markasının bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının “... ...”, “...” ibaresini haiz itiraz gerekçesi markalarına benzerlik göstermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı adına tescilli "..., ... ..., ... ..." esas ibareli markalar ile davalının "... ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, “... ...” şeklindeki sloganın kelimelerin sahip oldukları anlamlardan bağımsızlaşmayan, mecazi bir anlam taşımadığı, tüketiciye doğrudan sahip olduğu anlamı veren, yalın nitelikte bir slogan olduğu, ayırt edici gücü yüksek olmayan böylesi bir sloganın, tescilli olduğu müddetçe korunacak olmakla birlikte, yapılacak değişikliklerin karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/5.maddesinin uygulama alanı bulmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, "..." ibaresi müvekkili ile özdeşleşen, ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğundan, ilgili tüketici kesimi nezdinde karıştırılma ihtimalinin de yüksek olduğunu, itiraza konu markaların müvekkilinin seri markalarının bir uzantısı olduğunun düşünüleceğini, taraf markalarında vurgunun, ortak olarak bulunan "..." ibaresinin üzerinde toplandığını, dava konusu markanın müvekkilinin markalarından haksız yarar sağlayacağını, itibarına zarar vererek ayırt edici karakterini zedeleyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1-Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, bir bütün olarak dava konusu “... ...” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira "..." ibaresinin yaygın kullanımı bulunan ayırt ediciliği zayıf karakteri nedeniyle, karşılaştırılan markalar arasında ortak olarak bulunmasının karıştırılma ihtimaline neden olmayacağı, "..." ibaresi ile dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, bu nedenle SMK'nın 6/5.maddesindeki koşulların da gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Ancak, mahkemece dava açılırken alınan peşin maktu karar ve ilam harcının yeterli olduğu, yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk bulunduğu, denk olan harcın güncel harca tamamlanmasının mülkiyet hakkı ihlali olacağı kabul edilerek yeniden harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Ne var ki, yargılama harçları kamu alacağı niteliğinde olup mahkemelerce re'sen gözetilmesi gerekir. Nitekim aynı mahkeme tarafından aynı yönde verilen bir karar hakkında verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/11/2024 tarih ve 2024/3186 E.- 2024/8189 K. Sayılı emsal kararı ile "yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu" vurgularak mahkeme kabulü doğru görülmemiş, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının maktu karar ve ilam harcı yönünden kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 30/11/2023 gün ve 2021/105 Esas - 2023/203 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 672,70-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden ve istinaf kanun yoluna başvuran davacı aleyhine karar verilemeyeceğinden, ilk derece karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 25.500.00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 8-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.