11. Hukuk Dairesi 2012/5367 E. , 2013/22563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.12.2011 tarih ve 2011/100-2011/107 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.12.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin in
**11. Hukuk Dairesi 2012/5367 E. , 2013/22563 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.12.2011 tarih ve 2011/100-2011/107 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.12.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait 52598 numaralı 26.11.2004 keşide tarihli 25.000.00 TL bedelli ve aynı tarih ve bedelli 52599 numaralı çekleri keşide ederek dava dışı firmaya verdiğini, işbu çeklerden 52598 numaralı çekin 02.12.2004 tarihinde ibraz süresi içinde internet bankacılığı kullanılarak banka havalesi yoluyla müvekkili tarafından ödendiğini, diğer çekin de ibraz süresi içinde yine müvekkili tarafından bankaya iade edildiğini, ödenen 52598 numaralı çekin hamili dava dışı kişi tarafından yapılan icra takibi sonrasında müvekkilinin yüksek faiz ve masraflarla tekrar ödemek zorunda kaldığını, davalının ödeme talimatını 52599 sayılı çeke dayalı olarak değerlendirdiğini, bu tasarrufun yasal dayanağının bulunmadığını, davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 52.616.10 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkili nezdinde çek hesabı bulunduğunu, bu yönde yazılı ve sözlü talimat verilmediğini, iddiaların yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın kural olarak hesapta para bulunması halinde çekin ibrazında ödeme yapmak zorunda olduğu, ancak uyuşmazlık konusu çeke ilişkin davacı dışında bir kişinin ödeme havale talimatının bulunduğu, çek hesap sahibi davacı adına hesaba giren kayıtsız ve şartsız bir para ve hesapta para varsa ibraz edilen herhangi bir çekin ödenmesi gerektiğinden söz edilemeyeceği, bu çeke ilişkin keşideci ve hesap sahibi üçüncü bir kişi tarafından havale talimatı verildiği, bu sebeple talimatın talimat verilen çeke ilişkin uygulanmasının zorunlu olduğu, bankanın çek numarasındaki farklılığı görerek farklı çeke ilişkin ödeme yapması konusunda teyit alması gerektiği, bu teyidin alındığının yazılı kanıtla ispatlanmadığı ve üçüncü bir şahıs olan Anı Tur. Ltd. Şti. isme ve çek numarasını açıkça bildirerek verdiği havale talimatının başka bir çek numarasına ödeyerek bu çeki ödeme sonrası iade almadığı, uyuşmazlık konusu çekin havale talimatına rağmen işlemsiz kaldığı, hamilin icra takibi başlattığı, davacının çeki havale yoluyla ödediğini düşünerek takibe itiraz ettiği, çek bedelini inkar tazminatı ve diğer giderlerle birlikte ödemek zorunda kaldığı, davalının havale talimatına uygun davranmayarak başka bir çeke ödeme yaptığı, toplam ödemeye ilişkin olarak hiç olmazsa çek bedelli dışında kalan fazla ödenen miktar kadar oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, havale yoluyla ödenen çekin, havale talimatına aykırı davranılması nedeniyle ikinci defa ödenmek zorunda kalındığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalı banka nezdindeki hesabından düzenlenen çekleri keşide ederek dava dışı firmaya verdiğini, bu çekler arasında aynı tarihli ve aynı bedelli 52598 ve 52599 numaralı çeklerin de olduğunu, 52598 numaralı çeki 02.12.2004 tarihinde internet bankacılığı kullanılarak banka havalesi yoluyla ödediğini, davalının havale talimatına aykırı olarak, ... numaralı çeke dayalı ödeme yaptığını, oysa bu çeki kendisinin bankaya teslim ettiğini, 52598 numaralı çekle ilgili olarak dava dışı hamilinin icra takibi yaptığını, anılan çek bedelini yeniden ödemek zorunda kaldığını, böylelikle davalının zarara neden olduğunu ileri sürmüştür. Dava konusu 52598 numaralı çekin 26.11.2004 tarihinde keşide edildiği, keşidecisinin davacı, lehtarının dava dışı firma bulunduğu, 25.000 TL bedelli olduğu, lehdarı tarafından ciro edildiği, son olarak çekte dava dışı ... isminin yer aldığı, süresinde ibraz edilmediği, davacının kendisinin teslim ettiğini iddia ettiği 52599 numaralı çekin de aynı tarih ve miktarlı bulunduğu, ciro itibariyle diğer çekin geçirdiği aşamaları içerdiği, üzerinde 'ödendi' ibaresine yer verildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, davacının dayandığı 02.12.2004 tarihli havale talimatında gönderenin, davacının dahil bulunduğu guruba ait olduğu ileri sürülen Anı Tur. Seyh. Ltd. Şti. göründüğü, havale alıcısının ... olduğu, '52598 numaralı çeke karşı ödeme' açıklamasına yer verildiği, aynı gün havale alıcısına ödemenin yapıldığı hususları da dosya kapsamıyla sabittir. Davalı vekili, aşamalarda dava dışı havale alıcısının ödemenin yapılacağı gün miktarı ve tarihi aynı olan 52598 numaralı çeki değil, 52599 numaralı çeki ibraz ettiğini, keşideci hesabının bulunduğu şubeden teyit istendiğini, teyide istinaden 52599 numaralı çekin iade alınarak ödeme yapıldığını, çekin de keşideci şubesine gönderildiğini savunmuş, ödemeyi yapan şube ile çekin keşide edildiği şube arasındaki keşidecinin icazet verdiğini içeren yazışmaları ibraz etmiştir. Öte yandan, dava konusu çek ile 52599 numaralı çekin hamili bulunduğunu ileri süren dava dışı ...'ın davacı aleyhine Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/225 esasına kayıtlı itirazın iptali davasında davacının, davalı sıfatıyla önce 52598 numaralı çekteki imzayı inkar ettiği, daha sonra savunmasını ıslah ederek, ödeme yaptığını, bu çeke ilişkin havale çıkardığını açıkladığı, anılan dava sonucunda davacının (itirazın iptali davasının davalısının), işbu davada dayandığı havale talimatını iddiasında belirttiği şekilde aslında 52598 numaralı çeke dayalı olarak verdiği, hem 52598 hem de 52599 sayılı çeklerde imzası bulunan, havale alıcısı olarak gösterilen ve aynı zamanda çeklerin hamili kabul edilen ...'ın çalışanı olduğu anlaşılan ...'nın, havale ödemesi sırasında 52598 numaralı çeki değil, 52599 numaralı çeki getirdiği, teyit üzerine bu çekin şubece alınması sonrasında ödeme yapıldığı, 52598 numaralı çekle ilgili bir ödeme yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, anılan bu karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Bu durum karşısında, davalı bankanın savunmaları, bu savunmayı destekleyen ve işbu dava için kuvvetli bir kanıt kabul edilmesi gereken davacının davalı olarak yer aldığı itirazın iptali davası içeriğinden, davacının keşide ettiği 52598 ve 52599 numaralı çeklerin aynı hamile ait bulunduğu, bedelsiz olmadıkları, 52599 numaralı çekin bedelinin davacı tarafından havale yoluyla ödendiği, dava dışı hamil tarafından bankaya iadesinin yapıldığı, davacı tarafından işlemsiz şekilde davalı bankaya iade edilmediği, her iki çekin de karşılığının olduğu, 52599 numaralı çekin havale, 52598 numaralı çekin ise davalı yoluyla hamile ödendiği, mükerrer ödemenin kanıtlanmadığı dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.