İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirketin 01/09/2018 tarihli bayilik protokolü imzaladığını, müvekkilinin protokolün 3.2.5. maddesine dayanarak 16/09/2019 tarihli 49.325,89-TL ve 30/09/2019 tarihli 58.590,01-TL bedelli faturalara dayanarak davalı aleyhinde Bakırköy 12…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1662 KARAR NO : 2025/2194 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/05/2022 NUMARASI : 2021/203 Esas - 2022/346 Karar DAVA: İtirazın İptali (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 05/05/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirketin 01/09/2018 tarihli bayilik protokolü imzaladığını, müvekkilinin protokolün 3.2.5. maddesine dayanarak 16/09/2019 tarihli 49.325,89-TL ve 30/09/2019 tarihli 58.590,01-TL bedelli faturalara dayanarak davalı aleyhinde Bakırköy 12. İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasıyla takip başlattığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, müvekkili ile davalının Siverek/Şanlıurfa'da bulunan akaryakıt istasyonunda bayilik yürütülebilmesi için muhtelif sözleşmeler imzaladığını; en son 01/09/2018 tarihli ve 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ile bayilik protokolü akdedildiğini, fakat davacının eski bayi ticari koşullarını bahane ederek bayilik ilişkisini tek taraflı ve haksız olarak feshettiğini, haksız fesih nedeniyle müvekkilinin cezai şart talep hakkı doğduğundan, davacının kötü niyetle fatura düzenlediğini ve icra takibi başlattığını; faturanın tek başına alacağı ispat etmediğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, davacı kayıtlarına göre davalının Haziran 2019 tarihine kadar prim ödemelerine devam ettiği, takip eden üç aylık davacı prim alacağının 155.764,90-TL, davalının kayıtlarına göre ödenmeyen 4 adet fatura tutarının 168.677,82-TL ve takibe konu edilen iki adet faturadan kaynaklanan davacı alacağının ise 107.915,90-TL olduğu; davacının 30/07/2019 tarihli ihtarla eksik ödenen prim bedelinin ödenmesi, 10/09/2019 tarihinde 4 aylık prim ödemelerinin yapılmasının istenildiği; 30/09/2019 tarihli ihtarda ise prim ödemesi yapılmadığından sözleşmenin feshedildiği; bayilik protokolünün 3.2.5. maddesinde bayi-davacı tarafından tedarikçi-davalıdan ay içinde alınacak her türlü mal ve/veya hizmetin (peşin benzin satışlarında %3,5 - peşin motorin satışlarında ...+%0,25) bir sonraki ay içinde İzmir ...+%0,25 gelecek şekilde prim olarak davalı tarafından davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve buna göre davacının davalıdan 107.915,90-TLprim alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin 107.915,90-TL alacak için iptali ile alacağa takip tarihinden itibaren %9'u geçmemek üzere değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, fazlaistemin reddine;alaacğın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, sözleşmeye göre müvekkilinin satış fiyatlarını belirleme hakkının saklı tutulduğunu, davacının da ihtirazı kayıt ileri sürmeden mal almaya devam ettiğini ve müvekkilinin düzenlediği faturaları ödediğini,müvekkilinde protokolün 3.2.5. maddesinin uygulanmayacağı güvenini oluşturduğunu, ancak davacı sözleşmeyi haksız feshettiğinden sözleşmedeki tazminat ve cezai şart bedellerinden kurtulmak amacıyla bugüne kadar talep etmediği prim ödemelerini kötüniyetle istediğini, icra inkar tazminatı şartları bulunmadığını ve müvekkili lehine hükmedilen 3-TL vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında davacı bayiin davalı dağıtım şirketinden faturaya dayalı prim alacağının tahsili için başlattığı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda davacı Bakırköy 12. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında davalı aleyhinde 16/09/2019 tarihli "8. ay prim bedeli" açıklamalı 49.325,89-TL ve 30/09/2019 tarihli "9. ay prim bedeli" açıklamalı 58.590,01-TL bedelli fatura alacakları ve işlemiş faizleri ile birlikte toplam 108.139,39-TL'nin %9 faizle tahsilini istemiştir. Taraflar arasında 01/09/2018 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesinin imzalandığı, bu kapsamda imzalanan "Bayilik Protokolü'nün 3.2.5. maddesinde peşin benzin satışlarında %3,5 - peşin motorin satışlarında ...+ %0,25 ay içinde davacının aldığı yakıtın bir sonraki ay içinde İzmir ...+%0,25 gelecek şekilde prim olarak davacıya ödeneceği kararlaştırılmıştır.Alınan bilirkişi raporunda , davacının prim faturalarını protokolün 3.2.5. maddesine uygun düzenlediği, davalının 20/07/2019 tarihine kadar davacının davalıya kestiği 15/10/2018-20/07/2019 tarihleri arasındaki toplam 265.007,55-TL bedelli 13 adet faturanın (11/01/2019 tarihli faturada 3.429,08-TL'si ve 20/07/2019 tarihli faturanın 12.912,92-TL'si dışındaki tutarların) davalı tarafından kabul edilerek ödendiği,20/07/2019 tarihinden sonra davaya konu 107.915,90-TL bedelli 2 adet ve davaya konu edilmeyen 2 adet toplam 60.791,92-TL bedelli (4 fatura toplamı 168.677,82-TL) prim faturalarının davalı tarafından ödenmediği, davalının davaya konu 49.325,89-TL bedelli faturayı 20/11/2019 ve 58.590,01-TL bedelli faturayı da 15/10/2019 tarihli iade faturalarıyla iade ettiği, ancak davacının talep ettiği fatura bedellerinin ilgili ay içinde hak kazanılan prim bedelleri olduğu belirtilmiştir.Eldeki davada, davacı dava değerini 107.918,90-TL olarak göstermiş; takipte talep edilmiş her iki faturanın toplam tutarı 107.915,90-TL asıl alacak bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece, her iki tarafın da ticari defterlerine göre aralarındaki protokolün 3.2.5. maddesine uygun olarak davacının düzenlediği prim faturalarının iki faturadaki kısmi tutarlar dışında kabul edildiği, 20/07/2019 tarihinden sonra davalının 4 adet prim faturasını kabul etmediği tespit edilmiştir. Davacı, davalıya gönderdiği 30/07/2019 tarihli ihtarda davalının 20/07/2019 tarihli kısmen kabul etmediği 12.912,92-TL'nin ödenmesini istediği; 10/09/2019 tarihli ihtarda, 30/07/2019 tarihli ihtara rağmen son 4 ayın primlerine esas iadelerin yapılmadığı, tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmez ise sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği; 30/09/2019 tarihli ihtarda da önceki ihtarlara atıf yapılarak cevap verilmediği ve sözleşmenin fesh edildiği bildirilmiştir.Davalının savunmasının aksine, protokolün 3.2.5. maddesinin taraflar arasında uygulandığı, bir kısım ödemeler yapıldıktan sonra davalı prim faturalarını kabul etmediğinden davacının davalıya ihtarname gönderdiği, sonrasında sözleşmeyi feshettiği, davacının davaya konu ettiği her iki faturadan dolayı alacaklı olduğu gözetildiğinde, davanın kısmen kabulüne ve belirlenebilir likit alacak için icra inkar tazminatına,dava değeri olarak gösterilen miktardan reddine karar verilen tutar kadar vekalet ücreti takdirine karar verilmesi yerinde bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 7.371,73-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.842,93-TL harcın mahsubu ile kalan 5.528,8-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 26-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK'nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 31/12/2025