TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/552 Esas KARAR NO : 2026/303 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Yönetim Kurul Kararının İptali (Kooperatif Yönetim Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 20/06/2025 KARAR TARİHİ : 01/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan aç…
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/552 Esas KARAR NO : 2026/303 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Yönetim Kurul Kararının İptali (Kooperatif Yönetim Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 20/06/2025 KARAR TARİHİ : 01/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kooperatif Yönetim Kurulunun 24/03/2025 tarih, 2025/07 numaralı kararıyla davacının aidat borcunu ödemediği gerekçesiyle kooperatif üyeliğinden ihracına karar verilmiş olduğunu, davacının borçlu bulunduğu aidat tutarını ödememesi gerekçesiyle davacıya ikaz yazısı gönderilmiş kooperatif üyeliğinden ihraç kararı alınmış olduğunu, davacı tarafından aidat ödemesi yapılmasına rağmen kooperatif tarafından uzun süredir kooperatif faaliyetiyle ilgili hiçbir işlem yapılmamış olduğunu, davacının ödemelerin ne için yapıldığı, hangi aya ve borca ilişkin olduğu vb. herhangi bir bilgiye sahip olmadığını, davalı tarafından gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olmadığını, 25/12/2024 tarihli ihtarname de borcun kaynağı, hangi aya ilişkin olduğu, muaccel bir alacak olup olmadığının tespitinin yapılmasına imkan vermeyecek ölçüde belirsiz olmakla usulsüz olduğunu, nitekim Yargıtay yerleşik içtihatları da üyeye gönderilecek ihtarnamenin denetime açık olması gerektiğinin vurgulamış olduğunu, Yargıtay 23. HUKUK DAİRESİnin Esas : 2011/3914 Karar : 2012/2888 Karar Tarihi :16.04.2012 ilamının, Bölge Adliye Mahkemesi İzmir 20. Hukuk Dairesi Esas No: 2020/676 Karar No: 2021/1168 Karar Tarihi: 17-11-2021 ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davalı tarafça düzenlenen ihtarnamede belirlenen faiz oranı ve miktarı da hatalı olmakla ihtarnameyi usulsüz hale getirmekte olduğunu, 25/12/2024 tarihli 19781 yevmiye numaralı ihtarname de aylık %5 gecikme faizi talep edildiğinin görülmekte olduğunu, Kooperatiflerde gecikme faizi genel kurul kararlarıyla belirlendiğinden ve genel kurul kararları da sözleşme niteliğinde olduğundan uygulanması gereken azami faiz oranının TBK’nın 120/2. maddesinde düzenlenmiş yıllık temerrüt faiz oranı olup, davacı kooperatifin genel kurullarında kabul edilmiş temerrüt faiz oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağını, davalı tarafça belirlenen aylık %5 faiz oranı kanuna aykırılık teşkil etmekte olup davacıya hukuka aykırı külfet yüklemekle kabulü mümkün olmadığını, dolayısıyla ihtarnamenin de hukuka aykırı hale gelmiş olduğunu, YARGITAY 23. Hukuk Dairesi Esas No: 2013/9335 Karar No: 2014/2313 Karar Tarihi: 26-03-2014 ilamının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin Dosya No: 2018/683 Esas Karar No: 2020/2150 ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafından davalıya belirtmiş olduğu borç tutarı ödenmiş olup ödeme belgesinin de ekte sunulduğunu, davalı kooperatifin usulüne uygun olmayan ihtarnamelere dayanarak davacının ortaklığına son vermesinin mümkün olmadığını, kaldı ki davacının davalıya mevcut bir borcu da bulunmamakta olduğunu, davalı tarafça alınan, hukuka aykırı Yönetim Kurulu kararının iptali için Mahkemeye başvurmanın zorunlu hale geldiğini belirterek, haklı davanın kabulü ile, 24/03/2025 tarih, 2025/07 numaralı Usul Ve Yasaya Aykırı Ortaklıktan Çıkarılma Kararının İptaline Karar Verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların soyut ve asılsız iddialar üzerine kurulmuş olduğunu, usul ve yasaya aykırı şekilde açılan işbu davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde davalı Kooperatif Yönetim Kurulu'nun 24.03.2025 tarih ve 2025/07 sayılı kararıyla aidat ödemeleri yapılmaması sebebiyle üyelikten ihracına karar verildiğini, tüm ödemelerin yapılmasına rağmen ihraç kararının hatalı olduğunu, davalı Kooperatif tarafından gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olmadığını ileri sürmüşse de işbu iddiaların kabul edilemez nitelikte olduğunu, nitekim öncelikle davalı S.S. Kayseri Ticaret Karma Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifinin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre kurulan, değişir ortaklı, değişir sermayeli ve sınırlı sorumlu Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi olduğunu, Kooperatif Yönetim Kurulu tarafından alınan 22.12.2024 tarihli, 2024/25 numaralı kararla, aidat ödemelerini 31.10.2024 tarihi itibariyle 30 günden ve daha fazla geciktiren üyelere ilişkin olarak Kooperatif Ana Sözleşmesinin “Ortaklıktan Çıkarma” başlıklı 14. Maddesinin 1. Fıkrasının 2. Bendinde yer alan düzenleme gereğince ihtar çekilerek ödemelerini yapmalarının istenilmesine, gönderilecek ihtarnameler neticesinde gerekli yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde Kooperatif Ana Sözleşmesinin 14. Maddesi ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 16. 17. ve 27. Maddeleri doğrultusunda kooperatif ortaklığından çıkarılacakları hususunda ihtar edilmelerine karar verilmiş olduğunu, alınan işbu Yönetim Kurulu Kararının ardından davacının da içinde bulunduğu kişilere 25.12.2024 tarihli birinci ihtarname, mezkur ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde ödeme yapmayan üyelere ise 04.02.2025 tarihli ikinci ihtarnameler gönderilmiş olduğunu, üyelere gönderilen bahse konu ihtarnamelere rağmen parasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi neticesinde, davalı Kooperatif Yönetim Kurulu tarafından alınan 24.03.2025 tarihli, 2025/07 numaralı Kararla, üyelere gönderilen söz konusu ihtarlara ilişkin olarak 10 gün ve 1 ay içerisinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen Kooperatif üyelerinin, Kooperatif Ana Sözleşmesinin “Ortaklıktan Çıkarma” başlıklı 14. Maddesinin 2. Fıkrasından yer alan düzenleme gereğince, üyelikten çıkarılmasına ve işbu kararın onaylı örneğinin tebliğ edilmek üzere notere tevdiine, karar verilmiş olduğunu, Kooperatif tarafından alınan işbu Yönetim Kurulu Kararı ise çıkartma kararı verilen üyelere noter kanalıyla tebliğ edildiğini, açıklamış oldukları hususlardan açıkça anlaşılacağı üzere, davalı Kooperatife üye olan kişilerden 30 günden ve daha fazla parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyenler hakkında usulüne uygun şekilde ihtar gönderilmesine ilişkin Yönetim Kurulu kararı alınmış, birinci ve ikinci ihtarlar usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, kanunen belirtilen süreler beklenmiş ve Yönetim Kurulu tarafından verilen kararla, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyelerin ihraç edilmiş olduğunu, bu sebeplerle de, davacı tarafça ileri sürülen ihraç sürecinin usulüne uygun yürütülmediği iddiasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, dava dilekçesinde her ne kadar, ihtarnamede borcun kaynağının, hangi aya ilişkin olduğunun, muaccel bir alacak olup olmadığının tespitinin yapılamadığı belirtilmişse de, söz konusu iddialar da hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu, nitekim Yargıtay içtihatları kapsamında, ihraca dayanak yapılan ihtarnamelerin açık olması, yani ödenecek borcun ne kadar olduğu, hangi üyelikle ilgili olduğu ana para ve faizin miktarları herhangi bir tereddüte yer vermeyecek şekilde yazılı olması gerektiğinin belirtildiğini, açıklanan hususlara ilişkin olarak, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 11.05.2023 tarihli, 2023/877 E. - 2023/1806 K. Sayılı ilamının, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 12.02.2019 tarihli, 2016/3924 E. - 2019/421 K. Sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, söz konusu Yargıtay içtihatları ışığında somut olayda, davacı şirkete gönderilen ihtarnamelerde, ödenecek borcun ne kadar olduğu, hangi üyelikle ilgili olduğu, ana para ve faizin miktarlarının ne kadar olduğunun açıkça belirtildiğini, bu kapsamda, davaya konu edilen ihtarnamelerin Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde hazırlanmış ve usulüne uygun olarak davacı şirkete tebliğ edilmiş olduğunu, işbu sebeplerle, davalı Kooperatif tarafından verilen ihraç kararı usul ve yasaya uygun olup, davacı şirket tarafından ileri sürülen iddiaların dikkate alınmaması gerekmekte olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde, ihtarnamelerde gecikme faizinin hatalı olduğunu, davalı Kooperatifin Genel Kurullarında kabul edilmiş temerrüt faizi oranının, faiz borcunun yürürlükte olan mevzuata göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağını ileri sürmüşse de, işbu iddiaların hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu, kooperatiflerin nitelikleri itibariyle ticaret şirketi ve bir ticari işletmenin işletilmesi kriterinden bağımsız olarak tacir olduklarının açık olduğunu, bu açık kanun hükümleri karşısında ticaret siciline tescili zorunlu olan, ancak bu şekilde tüzel kişilik kazanabilen, ticarî defterler tutan, ortaklarının sermaye koyma borcu bulunan, şirketler ile birlikte düzenleme yapılıp birleşme, bölünme ve tür değiştirme şartları düzenlenen ve iflasa tabi olan kooperatiflerin ticaret şirketi ve tacir sayılmaları gerekmekte olduğunu, bu sebeple de, davacı tarafça ileri sürülen, temerrüt faizi oranının, faiz borcunun yürürlükte olan mevzuata göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağı hükmünün Kooperatifler için uygulanmayacağının izahtan vareste olduğunu, bu hususa ilişkin olarak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 12.11.2021 tarihli, 2020/2 E. - 2021/3 K. Sayılı ilamının, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 11.09.2023 tarihli, 2022/3672 E. - 2023/2635 K. Sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, açıklanan sebeplerle, kooperatiflerin tacir sayılması karşısında, kooperatifin genel kurulunda Türk Borçlar Kanunu'nun 88. ve 120. maddelerinde belirtilen sınırlama ile bağlı olmaksızın faiz belirleyebileceği hususu göz önüne alındığında, davacı şirket tarafından ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığı, dolayısıyla Mahkemece yapılacak incelemelerde dikkate alınmaması gerektiğinin açıkça ortada olduğunu, ayrıntılı şekilde açıklamış oldukları hususlar neticesinde, davacı tarafından ikame edilen davanın haksız ve soyut iddialar üzerine kurulmuş olduğu, ileri sürülen iddialara ilişkin herhangi bir somut delilin ortaya konulmamış olduğu, davalı Kooperatif tarafından alınan ihraç kararının usul ve yasaya uygun olduğunun açıkça ortaya konulmuş olduğunu, bu sebeplerle de Mahkemece yapılacak incelemeler neticesinde eldeki haksız davanın reddine karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olmuş olduğunu belirterek, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların soyut ve asılsız nitelikte olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, davalı Kooperatif yönetim kurulunun 24/03/2025 tarih, 2025/07 numaralı üyelikten çıkarma kararının yerinde olup olmadığı, iptali gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne, davalı kooperatife yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu, ilgili evrakların dosyamız arasına alınmış olduğu görülmüştür. Mahkememizin 03/12/2025 tarihli ön inceleme zaptının 7 nolu ara kararı gereğince dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve 27/02/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ''Davacıya Koop. Kanunu kapsamında, borcun ödemesi maksadı ile gönderilen ihtarnameler 10 ve 30 günlük sürelere uygun olarak yapılmıştır. Davacıya gönderilen ihtarnamelerde, belirtilen sürelerde ödeme yapılmaması halinin müeyyidesi belirtilmiştir ancak aidat alacağının hangi aylara ait oldukları belirtilmeden, gecikme faizi ile aidat alacağı dökümü yapılmadan, faiz başlangıç tarihi belirtilmeksizin genel bir ifade ile; davacının davalı kooperatife ihtarnamelerde verilen sürelerde ödeme yapması talep edilmiştir.29.06.2024 tarihli Genel Kurul Toplantısında oy birliği ile alınan kararlar aylık %5 oranında gecikme zammı uygulanması kararlaştırılmıştır ancak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 120/2. maddesine göre, belirlenen yıllık temerrüt faizi oranı, yasal faiz oranının %100 fazlasını (iki katını) aşamayacağının'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davalı Kooperatif Yönetim Kurulunun 24/03/2025 tarihli, 2025/07 numaralı davacının ihracına yönelik kararının yerinde olup olmadığının tespiti için bilirkişi heyetinden 27/02/2026 tarihli rapor alınmış ve raporda, ihtarnamelerin sürelere uygun olarak yapıldığı ancak ihtarnamelerde aidat alacağının hangi aylara ait oldukları belirtilmeden, gecikme faizi ile aidat alacağı dökümü yapılmadan, faiz başlangıç tarihi belirtilmeksizin genel bir ifade ile davacının davalı kooperatife ihtarnamelerde verilen sürelerde ödeme yapmasının talep edildiğinin belirtildiği görülmüş olmakla, alınan heyet raporunun yeterli ve gerekli incelemeleri içermesi nedeni ile rapora itibar edilmiş, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, davacıya gönderilen ihtarnamelerin Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere gerekli açıklamaları içermediği, davacının ihracı kararının bu hali ile mevzuata uygun olmadığının ve iptalinin gerektiği değerlendirilmiş ve böylece, Davanın KABULÜ ile, davalı kooperatif yönetim kurulunun 24/03/2025 tarihli, 2025/07 numaralı davacının ihracına yönelik kararın iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ ile, davalı kooperatif yönetim kurulunun 24/03/2025 tarihli, 2025/07 numaralı davacının ihracına yönelik kararın iptaline, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan, 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 9.000,00 TL bilirkişi, 397,50 TL posta, müzekkere, tebligat gideri olmak üzere toplam 9.397,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 01/04/2026 Katip ... ¸E-imzalıdır Hakim ... ¸E-imzalıdır