11. Hukuk Dairesi 2009/1618 E. , 2010/7386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bilecik Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.11.2008 tarih ve 2008/432 - 2008/745 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tuta
**11. Hukuk Dairesi 2009/1618 E. , 2010/7386 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bilecik Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.11.2008 tarih ve 2008/432 - 2008/745 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olan davalının 02.04.2003 tarihli genel kurul kararı ile taahhüt ettiği 2.350,00 TL sermaye payını ödememesi nedeniyle başlatılan icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacının denetim kurulu üyesi olduğunu, ücretinin ödenmemesinin üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemli davada davacının yaptığı takas def'inin reddedildiğini, bu davanın konusuna yönelik olarak kesinleşmiş mahkeme kararının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, bu davadan önce taraflar arasında görülen dava dosyası tartışılıp değerlendirilmeden karar verildiği gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının sermaye taahhüdünü davacının ödediği, bu ödeme sonunda davalının sermaye payında artış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 97.79 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.