TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. UETS Av. ] UETS DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 24/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması…
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. UETS Av. ] UETS DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 24/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ...'in 16/03/2007 tarihinde evlendiğini, Kayseri 4. Aile Mahkemesinin ... esas ve ... esas sayılı dosyası ile anlaşmalı olarak boşandığını, boşanma davasının başlangıçta evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile çekişmeli olarak açıldığını, daha sonra tarafların 22/09/2017 tarihli protokol üzerinde mutabakatı ile anlaşmalı olarak sona erdiğini, protokol gereği Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, Cumhuriyet mahallesi, 1105 ada, 106 parsel... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz ile Kayseri ili, Talas ilçesi, Harman Mahallesi, 184 ada, 2 parsel ...bağımsız bölüm numaralı taşınmazı davalıya devrettiğini, davalının da Nevşehir ili, Kozaklı ilçesi, Yeni mahalle, Aylı gediği Mevkii, 758 ada, 4 parsel, 7981 ada, ... parsel sayılı taşınmazları davacı müvekkiline devrettiğini, boşanma kararına konu protokolden önce taraflar arasında 13/07/2017 tarihli bir protokol daha düzenlendiğini, müvekkili ilgili protokol uyarınca boşanmanın gerçekleşmesi halinde 75.000,00TL nakit parayı ödemeyi ve 100.000,00TL bedelli 4 adet bonoyu keşide ederek dava dışı ...'e teslim etmeyi kabul ettiğini, sonraki süreçte tarafların bu protokolden rücu ettiğini ve 22/09/2017 tarihli protokole istinaden anlaşmalı olarak boşandığını, dava dışı ...'in müvekkilini zarara uğratmak için kasıtlı olarak geçersiz hale gelen protokol gereği teslim edilen bonoların bir kısmını alacağın temliki suretiyle davalı Süleyman Doğan'a temlik ettiğini, bonolara istinaden Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas ve .... esas sayılı dosyaları ile müvekkil aleyhine icra takipleri başlatıldığını, müvekkilinin haksız biçimde ödeme yapmak zorunda kaldığını, geçersiz hale gelen protokol gereği keşide edilen bonolara ilişkin Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dava dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, ilgili davanın 21/06/2024 tarihinde kesinleşerek bonoların geçersizliğine karar verildiğini, dava dışı ... boşanma sürecinde boşanmak istemediğini, müvekkili sevdiğini tekrar ettiğini, müvekkilin boşanma hususunda kararlı tavrı nedeniyle anlaşma protokolüne razı olduğunu, bu süreçte müvekkiline zarar verebilmek adına geçersiz protokole istinaden teslim aldığı bonoları 3. kişilere temlik ettiğini, geçersizliği tespit edilen bonolara ilişkin müvekkilinin icra tehdidi altında ve yüksek meblağlarda ödemeler yapmak zorunda kaldığını, geçersizliği mahkeme kararı ile sabit olan bonolara ilişkin müvekkilce yapılan haksız ödemelerin taraflarına iadesinin gerektiğini, bu nedenle Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dava dosyası ile geçersizliğine karar verilen bonolara ilişkin Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasında yapılan ödemeler neticesinde meydana gelen sebepsiz zenginleşme nedeniyle davalının tazminat taleplerine yetecek miktarda menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıla şimdilik 120.148,00 TL'nin denkleştirici adalet ilkesi gereğince sebapsiz zenginleşme hükümlerine göre, sebepsiz zenginleşe tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ikame edilen davanın usul ve yasaya aykırı olduğundan davanın öncelikle usulden reddini, kabul edilmemesi halinde esastan reddi gerektiğinin, davacıların, sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat talebi ile açtığı haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğinin, davacıların iddia ve taleplerinin tamamen haksız, ayrıca kötü niyetli olduğunu, her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkili aleyhine kurulan ihtiyati haciz ara kararının kaldırılmasını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olduğu görülmüştür. Kayseri 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/06/2025 tarih ...esas 2.... karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşılmıştır. Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nın 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur. 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi):"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir. Öte yandan 05/04/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı "İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 31. Maddesi ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. Davacı tarafça 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde davanın 30/12/2024 tarihinde açıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 11/06/2025 tarihinde görevsizlik kararı verildiği, verilen kararın 09/09/2025 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafça arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin belgenin dosyaya sunulduğu, dosyanın Mahkememize 09/09/2025 tarihinde tevzi edildiği görülmüştür. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2022/4534 E, 2023/3417 K sayılı ilamında “…Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticari dava niteliğindeki alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönünde hüküm tesisi yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, TTK'ya eklenen 5/A maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddeleri kapsamında dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. (ONANMASINA)” denildiği görülmüştür. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025/1405 E, 2025/6064 K sayılı ilamında “…İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 08.05.2024 tarihinde Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı, anılan Mahkemece görevsizlik kararı verildiği, dosyanın tevzi edildiği, davacı vekiline 13.05.2024 tarihli tensibin 6 numaralı ara kararı gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini sunması için bir haftalık süre verildiği, davacı tarafça 14.05.2024 tarihinde arabuluculuk başvuru formu dosyaya sunulmuş ise de, dava tarihinden sonra arabuluculuk başvurusunun yapıldığı, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, arabuluculuğun dava tarihinde yerine getirilmesi gereken bir dava şartı olduğu, sonradan tamamlanabilir veya giderilebilir şartlardan olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/2 ve 115/2 madde hükümleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. …..davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş….. verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA” denildiği görülmüş olup, davanın esasının bonolara dayalı olması nedeni ile Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış, davacının dava açılırken arabuluculuğa başvurmadığı ve dava konusunun arabuluculuğa tabi olması nedeni ile arabuluculuğun tamamlanabilir dava şartı da olmadığı da dikkate alınarak, davanın bu usuli eksiklik nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açıldığının anlaşılması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden REDDİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, 2.051,83 TL peşin harçtan düşümü ile artan 1.436,43 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-Davalının karşıladığı 450,00-TL yazışma gideri ve tebligat giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 7-Dosyamız arasında bulunan Kayseri 4. Aile Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının mahkemesine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025 Katip ¸E-imzalıdır Hakim ¸E-imzalıdır