11. Hukuk Dairesi 2011/13422 E. , 2011/16650 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/03/2009 gün ve 2008/141-2009/53 sayılı kararı bozan Daire’nin 30/05/2011 gün ve 2009/13814-2011/6566 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikte…
**11. Hukuk Dairesi 2011/13422 E. , 2011/16650 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/03/2009 gün ve 2008/141-2009/53 sayılı kararı bozan Daire’nin 30/05/2011 gün ve 2009/13814-2011/6566 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin önceki ortakları olduğunu, 05.12.2006 tarihinde davalıların şirketteki hisselerini müvekkili şirketin yeni ortaklarına devrettiklerini, yeni ve eski ortaklar arasında yapılan 05.12.2006 tarihli protokole göre devir tarihinden önceki tüm borçlardan devreden olarak davalıların sorumlu olduklarının kararlaştırıldığını, Vergi Dairesi tarafından 2000 yılına ait banka muameleleri vergisi, gecikme faizi, usulsüzlük cezası, kurumlar vergisi ve vergi zıyaından oluşan toplam 12.633,00 TL'nin ödendiğini, bu miktarın devir tarihinden önceki döneme ait olması nedeniyle protokol gereği davalıların sorumlu olduklarını, bu miktarın tahsili için icra takibi yapıldığını, ancak takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkillerinin hisseleri davacı şirkete değil, şirket ortaklarına devrettiklerini, dolayısıyla davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, bu talebi ancak ortakların yapabileceğini, vergi borcunun tahakkuk ettirildiği tarih itibariyle müvekkillerinin ortaklıklarının bulunmadığını, dolayısıyla protokol gerekçe gösterilerek sorumlu olduklarının kabul edilemeyeceğini, vergi borcunun zamanaşımı süresi dolduğu halde itiraz ve def’ide bulunulmadan davacı tarafından ödeme yapıldığını, borcun tüzel kişiliği bulunan şirketin borcu olduğunu savunarak, davanın reddini ve %40 icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.