11. Hukuk Dairesi 2009/12480 E. , 2010/1929 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.07.2009 tarih ve 2008/36-2009/176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki
**11. Hukuk Dairesi 2009/12480 E. , 2010/1929 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.07.2009 tarih ve 2008/36-2009/176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan beri tüm dünyada ve ülkemizde tekne ve ekipmanları fuarları ve organizasyonlarının düzenlenmesi ile iştigal ettiğini, şirket kurucusu ... ve UFAŞ Uluslar Arası Fuarcılık A.Ş. tarafından 1984 yılından itibaren “BOAT SHOW” ibaresinin bu tür fuarlarda isim olarak kullanıldığını, yine ... tarafından kurulan NTS Fuar ve Gösteri Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından “ULUSLARARASI BOAT SHOW İstanbul+Şekil” ibaresini 2008529 nosu ile (97/18166) 35. Ve 42. Sınıf hizmetler için marka olarak tescil edildiğini, müvekkilinin ayrıca “ULUSLARARASI BOAT SHOW Antalya+Şekil” ibaresini 2004/23208 nosu ile 35, 41 ve 42. Sınıflar için tescil ettirdiğini, müvekkilinin markalarını tescilinden itibaren kesintisiz kullandığını, “BOAT SHOW” ibaresini müvekkilinin tanınmış ve meşhur hale getirdiğini, davalının 2007 00209 nolu “AVRASYA BOAT SHOW+şekil” ibareli markasının müvekkili ile aynı hizmet sınıfları için kötü niyetli olarak tescil edildiğini ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, “BOAT SHOW” ibaresini herkes tarafından kullanılan ve ayırt edicilik özelliği bulunmayan ve işin mahiyetini açıklayan tasfiri bir terim olduğunu, bu tür işaretlerin tek başına marka olarak tescil edilemeyeceğini, taraf markalarının farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, iltibas değerlendirmesinin tescil edilen markaya göre yapılması gerektiği, “BOAT SHOW” ibaresinin bot fuarı veya bot sergisi anlamında tüm dünyadaki ortak uluslararası isim olduğu, bot veya tekne fuarlarının uluslararası ismi olan bu ibare üzerinde tekel kurulması halinde diğer fuar düzenleyicisi olan yabancıları düzenlenen fuarlardan haberdar etme imkanının ortadan kalkacağı, “BOAT SHOW” sözcüğünün serbest kalması zorunlu işaretlerden olduğu, davacının markasındaki “Uluslararası” sözcüğü + stilize edilmiş “BOT” ve “SHOW” sözcüklerinden oluştuğundan davalı tarafın da “BOAT SHOW” sözcüğüne tıpkı davalı gibi “AVRASYA” ve dümen resmi ilave ederek bu ilave eklerle tekne fuarı için tescili tekne fuarı yönünden davacının markasıyla iltibas oluşturmayacağı, zira, davacının bu hizmet yönünden sözcük üzerinde tescilden kaynaklanan inhisari hakkı ( hizmetin tanımı olması sebebiyle ) bulunmadığından ve diğer ilave unsurlar da davacı markasında bulunmadığından sergi ve fuar organizasyonu hizmetleri için davalının tescilinin geçerli olduğu, ancak bu hizmet dışındaki hizmetler yönünden ibarenin tanımlayıcı olmaması nedeniyle taraf markalarının kısmi benzerliği ilk sözcüğün kısmen 2. sözcüğün her iki taraf markasında yer alması ve tanımlayıcısı olmadığı hizmetler yönünde markanın bu unsurununbaskın olması nedeniyle diğer hizmetler yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, tekne fuarı yönünden “Boat Show” ibaresinin tanımlayıcı olması, bu ibarenin ulusal ve uluslararası bot fuarlarının dünyadaki tüm dillerdeki (İngilizce'den Rumence'ye kadar) ortak ismi olarak kullanılması dolayısıyla da ibare üzerinde tescil sahibi lehine inhisari hak tanımanın 556 sayılı KHK'nin 7/1-c-d maddeleri anlamında yasak olduğu, davacı markasın da ilave ek ve formlarla ibareye farklı bir ayırd edicilik kazandırılması, markanın sadece tescil kapsamındaki ibare ve işaretler için koruma sağlaması ve tescilli markanın tescile uygun kullanım zorunluluğu nedeniyle davacının tescil kapsamındaki fantezi tarzda oluşturulan yelkenli görsel içeriği aşar şekilde ticari yaşamda herkese gerekli sözcük üzerinde hak iddia etmesinin mümkün olmadığı, tescil tarihine kadar davalı markasının kullanıldığı şekli ile ayırd edicilik kazanması nedeniyle, davalının ilave ekler ve yer ismiyle oluşturduğu markası ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuar organizasyonları için geçerli olduğu ve ibarenin kamusal alana girmesi nedeniyle onu başka eklerle tescilinde kötü niyet bulunmadığı, bu hizmetler yönünden davacı talebinin reddi gerektiği diğer hizmetler yönünden ayırd edici ibarenin davacının markasına benzer oluşu nedeniyle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2007/00209 nolu markanın “ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dışındaki hizmetler ve sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne” karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya uygun bir yön bulunmamasına ve “ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuar organizasyon hizmetleri” bakımından BOAT SHOW ibaresinin ayırt edici özelliği olmayan tasviri nitelikli ibarelerden bulunmasına, Dairemizin 05.02.2010 tarih ve 8641/1324 sayılı kararında da açıklandığı üzere davacı adına önceki tarihlerde tescilli “BOT SHOW+yelken şekli” markasından doğan marka hakkı korumasının markayı oluşturan işaretin bir bütün olarak oluşturduğu kompozisyon ile sınırlı olmasına, davalı adına tescilli olan dava konusu markanın kapsadığı diğer sınıflar bakımından ise davacı markalarıyla iltibas tehlikesi oluşturduğunun belirlenmesine göre, davalı vekilinin bütün ve davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Hükümsüzlüğü istenen davalı adına tescilli 2007/209 sayılı marka “AVRASYA BOAT SHOW+dümen ve martı şekli”nden oluşmaktadır. Mahkemece, BOAT SHOW kelimelerin “ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuar organizasyon hizmetleri” bakımından ayırt edicilik niteliği bulunmamakla birlikte dava konusu markada yer alan AVRASYA ve şekil unsurlarının markanın esas unsurlarını oluşturup davacı markasıyla iltibas oluşturmayacağı gerekçesiyle anılan hizmetler bakımından hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiştir. BOAT SHOW ibaresinin bu bentte yer alan hizmetler yönünden tasviri nitelikte olduğuna ilişkin mahkeme görüşü yerindedir. Ancak, Dairemizin 05.02.2010 tarih ve 8641/1324 sayılı kararında da açıklandığı üzere, dava konusu markada yer alan “AVRASYA” sözcüğü “ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuar organizasyon hizmetleri” bakımından fuarcılık sektöründe markasal bir işlevden ziyade coğrafi kapsam ve kaynak belirten ve ayırt edici vasfı bulunmayan kelimelerden olduğundan AVRASYA sözcüğünün dava konusu markanın esaslı unsurlardan birisi olarak kabulü isabetli değildir. Öte yandan, her ne kadar dava konusu 2007/209 sayılı markadaki “dümen + martı şekli” davacı markalarıyla iltibas oluşturmamakta ise de, uyuşmazlık konusu markanın bir bütün olarak bıraktığı izlenim itibariyle, markada yer alan “BOAT SHOW” kelimelerinin söz konusu hizmetin alıcıları nezdinde dikkat çekici ve markanın asli unsuru olarak algılanması sonucunu doğuracak derecede kırmızı renk ve büyüklükte yazılarak esasen tali unsur vasfı bulunan bu kelimelerin ön plana çıkartılması suretiyle markanın tescil ettirildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu markanın asli unsuru niteliğindeki “dümen ve martı şekli” ise “BOAT SHOW" ibaresinin yanında ve üstünde yer alan ancak ilk bakışta ayırt edicilik nitelikleri anlaşılamayacak büyüklükte bir kompozisyon halinde oluşturulduğundan, tasviri nitelikli “BOAT SHOW” ibaresinin marka hakkı koruması kapsamında bir işaret haline getirildiği anlaşılmaktadır. Oysa, 556 Sayılı KHK’nin 5. maddesi uyarınca marka olarak tescil edilebilecek bir işaretin bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt edici özelliğe sahip olması gerekir. Ayırt ediciliğin belirlenmesinde markayı oluşturan asli unsurlar dışında kalan ve herkesin kullanımına açık olması gereken tali unsurlar dikkate alınmaz. Dava konusu 2007/209 sayılı markada ise, tali unsur olarak değerlendirilmesi gereken “BOAT SHOW” kelimeleri renk ve büyüklük itibariyle uyuşmazlık konusu markada yer alan şekil unsurlarından ziyade markanın asli unsuru haline getirilerek tescil ettirilmiştir. Bu durumda, 556 Sayılı KHK’nin 7/l ( c ) ve (d ) bentleri uyarınca dava konusu “ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuar organizasyon hizmetleri” bakımından da hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulü doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.