11. Hukuk Dairesi 2011/2725 E. , 2012/9004 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2010 tarih ve 2010/183-2010/698 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 14.510 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiy…
**11. Hukuk Dairesi 2011/2725 E. , 2012/9004 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2010 tarih ve 2010/183-2010/698 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 14.510 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'ın bankadan ihtiyaç kredisi kullandığını, davalı ile de hayat sigortası tanzim ettiğini, kendisinin 20.11.2009 tarihinde kalp krizi nedeniyle öldüğünü, sigortanın poliçe öncesi murisin şeker hastalığı bulunduğu, bu durumu başvuru formunda belirtmediği gerekçesiyle ödemede bulunmadığını ileri sürerek, 15.000 TL'nın 08.12.2009 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinden tazminatı talep etme hakkının lehtara ait olduğunu, poliçede lehtar olarak bankanın isminin geçtiğini, murisin poliçe öncesi diabetes mellitus hastalığı olduğu halde bunu başvuru formunda belirtmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların murisinin hastalığını sigortadan gizlemediği, sigortanın tazminatı ödemesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.063 TL'nın 08.12.2009 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, hayat sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davaya konu poliçede dava dışı banka lehtar olup, tazminat talep hakkı öncelikli olarak bankaya aittir. Banka, alacağını tahsil ettikten sonra, bakiye miktar kalırsa sigortalının mirasçıları olan davacılara ödeme yapılabilir. Bu itibarla, mahkemece davacıların murisi tarafından dava dışı bankadan çekilen kredinin ödenip ödenmediği belirlenip, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.