11. Hukuk Dairesi 2011/1668 E. , 2012/11737 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/11/2010 tarih ve 2010/172-2010/654 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belg…
**11. Hukuk Dairesi 2011/1668 E. , 2012/11737 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/11/2010 tarih ve 2010/172-2010/654 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin Ak Sigorta A.Ş.'nin yetkili acentesi olduğunu, davalının ise müvekkilinin irtibat bürosu olarak faaliyet gösterdiğini, davalının müvekkili adına tahsil ettiği poliçe bedellerini müvekkiline intikal ettirmediğini, bu bedellerin tahsili için başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı, davacı ile arasındaki ticari ilişkinin güvene dayalı olarak 15-16 yıldır devam ettiğini, bu ilişkinin 2008 yılında sonlandığını, davacının tarafına çıkardığı 15.000 TL borcu kendisine ödediğini, başka bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı Ak Sigorta A.Ş.'nin acentesi olduğu, davalının ise davacının tali acentesi gibi faaliyet gösterdiği, davalının bu faaliyet kapsamında üçüncü kişilerden tahsil ettiği sigorta primlerini davacıya intikal ettirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 14.104,02 TL asıl alacak, 2.932,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.036,48 TL üzerinden devamına fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan miktar üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı temyiz etmiştir. Dava, davacı acente tarafından tali acente olan davalıya karşı davalı tarafından tahsil edildiği halde davacıya ödenmediği ileri sürülen sigorta primlerinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yalnızca davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Ancak, her ne kadar davacı defterleri usulüne uygun olarak tutulmuş olduğundan sahibi lehine delil teşkil edebilirse de TTK'nun 83. maddesinde, ticari defter içeriğinin sahibi lehine delil teşkil ettiği hallerde mahkemenin kanaatini kuvvetlendirmek için o kaydın doğru olduğuna dair defter sahibine tamamlayıcı yemin ettirmesi gerektiği düzenlenmiştir. Mahkemece anılan hüküm uyarınca işlem yapılmaması doğru olmadığı gibi davalı da kendisi tarafından düzenlenen sigorta poliçelerinin primlerinin, sigortalılar tarafından davacıya ödendiğini savunduğuna göre gerekirse davacı ile birlikte dava dışı Ak Sigorta A.Ş.'nin kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle davalı tarafından düzenlenen poliçelerin primlerinin ödenip ödenmediğinin tespit edilmemesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.