İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 29.07.2014 tarihinde ...'ın sevk idaresindeki davalı ... AŞ'ye Zorun…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/286 KARAR NO: 2026/562 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/06/2022 NUMARASI: 2016/1219 Esas - 2022/485 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Ölüm Nedeniyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 29.07.2014 tarihinde ...'ın sevk idaresindeki davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı, ... plakalı araç ile ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ...'a ait davalı ...AŞ'ye Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç içinde bulunan davacılardan ... ile...'ın çocuğu, diğer davalıların kardeşi olan ...'ın olay yerinde vefat ettiğini, Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmekte olan davada her iki sürücünün eşit derecede kusurlu davranışlarıyla kazaya/ölüme sebebiyet verdikleri kanaati ile cezalandırılmalarına karar verildiğini, müteveffanın ..... Ticaret Meslek Lisesi'nde Bilgisayar Bölümü'nden yeni mezun olduğunu, müvekkilleri anne ve babanın ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını ve müvekkillerinin ölümle sonuçlanan kaza nedeniyle büyük üzgünlük yaşadıklarını beyanla, şimdilik (HMK md. 107) ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... için 50.000,00 TL, .... için 50.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30,000,00 TL, ... 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden İtlbaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve mütesel silen tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı ... ve ...'ın cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde kusurlarının olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesin de özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar veril mesini talep etmiştir. İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davaya esas olan haksız fiil ile ilgili Sivas 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/203E.sayılı dava dosyasında hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporu çerçevesinde davalı ... ile kazaya karışan diğer sürücü ...'ın eşit derecede kusurlu bulunduğu, bu nedenle sanık ...'ın iki yıl altı ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, adı geçen kararın yargılama aşamasında Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle ve şeklen kesinleştiği, vefatın oluşumunda ...'ın mutlak etkisinin mevcut olduğuna dair vakıaların dahi bu şekilde ve şeklen kesinleştiği, Mahkemece aldırılan bilirkişi heyet raporu ile de dava dışı sürücü ...'ın %50 oranında, davalı ...'ın ise %50 oranında kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduklarının belirlendiği, destekten yoksun kalındığı söylenen murisin, kaza tarihinde teknik lise bilgisayar mezunu olan ve nitelikli çalışan konumunda olduğu, asgari ücretten yüksek maaş aldığının kabul edilmesi gerektiği, davacılar vekilinin 21/04/2019 tarihli dilekçe ile ve gerekli harcı yatırmak suretiyle davacı ... için 155.058,57 TL, ... için 169.353,11 TL olarak destekten yoksun kalma tazminat miktarını belirlediğini, davalı gerçek kişiler yönünden kaza tarihinden itibaren davalı sigorta şirketleri yönünden ise dava tarihinden olmak üzere avans faizine hükmedilmesini talep ettiği, 12/02/2020 tarihli dava değerinin yükseltilmesi amacına dönük ikinci dilekçesini sunduğu, davacı vekilinin bedel arttırımı olarak isimlendirdiği 21/04/2019 tarihli dilekçesinin belirsiz alacak davası olarak açılmış olan bu davada bedel arttırım dilekçesi, akabinde sunduğu 12/02/2022 tarihli ve dava değerini yükseltilmesi dilekçesi nin ise ıslah dilekçesi olarak kabul edildiği, her ne kadar Anayasa Mahkemesinin 2020 tarihli iptal kararı sonrası davacının rapora karşı itirazları dikkate alınarak davacılar lehine hesaplanacak bir miktar olup olmadığının tespiti amacına dönük olmak üzere 05/11/2020 tarihli raporu sunan aktüer bilirkişiden ek rapor alınması gerektiği kanaatiyle 20/01/2022 tarihli TRH 2010 ve prograsif rant oranına göre rapor aldırılmış ise de; ıslah niteliğindeki 12/02/2022 tarihli dilekçesinde talep edilen bedelden fazlasına hükmedil emeyeceği, Yargıtay HGK 2015/9-3162E. 2018/369K. sayılı ilamı ve diğer daire uygulamaları ile davacının, alacak belirli hale geldi -ğinde arttırımı sadece bir kez yapabileceği, ikinci kez arttırım yapılmak istendiğinde ise iddianın genişletilmesi yasağının söz konusu olacağının belirlendiği, bu durumda, belirsiz alacak davası açmış olan davacılar vekili tarafından sunulan bedel arttırım dilekçesi ve 12/02/2022 tarihli ıslah tarihli dilekçesi sunulduktan sonra davacılar vekilinin yeniden arttırım taleplerinin kabulünün mümkün bulunmadığı, ölenin dayısı ...'ın işleteni olduğu kamyonetin kasasında yolcu olarak bulunduğu araç ile seyahat ederken vefat ettiği, taraflar arasındaki akrabalık ilişkisi karşısında adı geçen dava dışı ...'ın sigortasını yapan sigorta şirketi lehine herhangi bir hatır taşıması indirimi yapılamayacağı, kamyonetin kasasında yolculuk eden ...'ın yola fırladığı, baş bölgesinden yaralandığı, akabinde bu durum sonucunda müteveffanın vefat ettiği, davacının araçtan fırlama durumu ve emniyet kemeri takılı olmamasının müterafik kusur teşkil edeceği, bu nedenle hesaplanan tazminattan %20 oranında indirim yapılarak tazminatın belirlenmesi gerektiği, davacıların alacaklarını dava dilekçesinde tam kusur esasına göre ve tüm davalılardan müteselsilen talep ettikleri, ancak 12/02/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile davalılar yönünden taleplerini kusur oranıyla sınırladıkları, kazaya karışan araçlardan .....plakalı araç kamyonet olup ticari araç niteliğinde olduğundan davalı ... A.Ş.aleyhine avans faizi talep edilebileceği, ...'a ait 58 DT plaka sayılı araç özel otomobil olup ortada bir ticari iş söz konusu olmadığından ... ve ... ve ...A.Ş.den ancak yasal faiz talep edilebileceği, davacıların ölenin anne, baba ve kardeşleri oldukları ve lehlerine manevi tazminata hükmedilebileceği, şeklindeki gerekçeyle; I-MADDİ TAZMİNAT: A)Davacı ... lehine dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile talep olunan toplam 183.892,45-TL destekten yoksun kalma tazminatı tutarı üzerinden yapılan %20 müterafik kusur indirimi nedeniyle toplam 147.113,96-TL miktarın, 73.556,98-TL'sinin davalılar ..., ... ve sigortacıları ...A.Ş.'den -tahsilde tekerrür olmamak üzere- müteselsilen,73.556,98-TL'nin ise davalı ... A.Ş(Eski Ünvan ... A.Ş.)den tahsili ile ...'a verilmesine,Hükmedilen bu tazminatlara davalı ..., ... yönünden haksız fiil tarihi olan 29/07/2014 tarihinden itibaren yasal faiz, davalı ...A.Ş.yönünden dava tarihi olan 13/12/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Davalı ... A.Ş.aleyhine hükmedilen maddi tazminata ise dava tarihi olan 13/12/2016 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Davacının, davalılar aleyhine açmış olduğu maddi tazminat davasında fazlaya ilişkin taleplerin reddine, B)Davacı... lehine dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile talep olunan toplam 201.282,88TL destekten yoksun kalma tazminatı tutarı üzerinden yapılan %20 müterafik kusur indirimi nedeniyle toplam 161.026,30TL miktarın, 80.513,15TL'sinin davalılar ..., ... ve sigortacıları ...A.Ş.'den -tahsilde tekerrür olmamak üzere- müteselsilen,80.513,15-TL'nin ise davalı ... A.Ş (Eski Ünvan ... A.Ş.)den tahsili ile davacı...'a verilmesine,Hükmedilen bu tazminatlara davalı ..., ... yönünden haksız fiil tarihi olan 29/07/2014 tarihinden itibaren yasal faiz, davalı ...A.Ş.yönünden dava tarihi olan 13/12/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Davalı ... A.Ş.aleyhine hükmedilen maddi tazminata ise dava tarihi olan 13/12/2016 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Davacının, davalılar aleyhine açmış olduğu maddi tazminat davasında fazlaya ilişkin taleplerin reddine, II-MANEVİ TAZMİNAT 1-Davacı ... için 20.000-TL manevi tazminat, davacı... için 20.000-TL manevi tazminat, davacı ... için 10.000-TLmanevi tazminat, davacı ... için 10.000-TL manevi tazminat, Davacı ... için 10.000-TL manevi tazminat, davacı ... için 10.000-TL manevi tazminat, davacı ... için 10.000-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 29/07/2014 tarihinden itibaren ve yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ...'dan müteselsilen -tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahsili ile adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, Davacıların, davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasında fazlaya ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili ile davalı -lar ... ve ... ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurmuşlar ancak Mahkemenin 25/11/2022 tarihli ek kararı ile gerekli istinaf harçlarının yatırılmamış olması nedeniyle davalılar ... ve ...'ın istinaf başvurularının yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; tazminat hesaplamasının hüküm tarihine en yakın tarihteki güncel veriler ve asgari ücret esas alınarak yapılması -nın gerektiği, Mahkemece hüküm tarihine en yakın olarak alınan 2022 tarihli bilirkişi rapor hesaplamalarının dikkate alınmadığı, karar tarihinden yaklaşık iki buçuk yıl öncesine ait 06.02.2020 tarihli bilirkişi 4. ek raporundaki 2020 yılı ücretlerine göre yapılan hesaplamların esas alınarak hüküm kurulduğu, belirsiz alacak davası yönünden tam ve kesin olarak belirlenme kavramının doğru kullanılması gerektiği, tazminat hesaplamaları yönünden, hüküm tarihine en yakın tarihte yapılan hesaplamaların kesin olarak belirlenme olarak kabul edilmesi gerektiği, sadece hesap güncellemesi nedeniyle tazminat rakamının değiştiği durumlarda talep artırımının, ilk talep artırımının devamı olarak kabul olunması, ikinci bir talep artırımı olarak değerlendirilmemesi gerektiği, AYM iptal kararı tarihinden önce ve iptal edilmiş bir kanuna göre alınan rapor ile hüküm kurulmasının hatalı olduğu, dosyaya sunulan 21.04.2019 tarihli talep artırımı dilekçesi ve 12.02.2020 tarihli talep artırımı dilekçesinin her ikisinde de konu kısmında açıkça "Maddi tazminat taleplerimiz yönünden HMK 107 maddesi uyarınca dava değerinin yükseltilmesi dilekçesidir...." denilmesine rağmen Mahkemece 12/02/2020 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi olarak kabul edilip ıslah hakkının kullandırılmamış olmasının hukuka aykırı olduğu, müterafik kusur indiriminin, dava değeri üzerinden hesaplandığı, oysa müterafik kusur indiriminin, dava değeri üzerinden değil, güncel olarak hesaplanacak tazminat miktarı üzerinden uygulanması gerektiği, bu nedenlerle Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak tazminat miktarlarının güncel hesaplamaları yapılarak, davacılara ıslah imkanı da tanınmak sureti ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.Dava trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, her ne kadar son karar tarihine (17.06.2022) en yakın veriler kullanılarak hesap raporu alınıp buna göre karar verilmesi gerekir ise de; davacı tarafça açılan belirsiz alacak davasında 12/02/2020 tarihli ikinci dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabulü ile fazlaya ilişkin haklarını da saklı tuttuğu, dolayısıyla ek dava açma hakkı da olduğu anlaşılmakla karar tarihine en yakın verilere göre değil de sonuç itibari ile 6100 sayılı HMK 26 ncı maddesi gereği mahkemece talep edilen miktarın hüküm altına alınmış olmasında isabetsizlik bulunmamasına (Aynı yönde Bknz: Yarg. 4 HD 18/09/2025 tarih 2025/2333 Esas 2025/12718 Karar sayılı ilamı) göre davacılar vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf eden davacılardan alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin yatırılan 161,40-TL harcın düşümü ile bakiye 570,60-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.08/04/2026