4. Ceza Dairesi 2021/13972 E. , 2023/21930 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/738 E., 2016/28 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,
**4. Ceza Dairesi 2021/13972 E. , 2023/21930 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/738 E., 2016/28 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteğinin, hakaret suçunun katılana yönelik olarak işlendiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, kız kardeşinin oğlu olan tanık B.S.S. ile tartıştığı sırada katılanın gıyabında hakaret ettiğinden bahisle dava açıldığı, sanığın hakaret içeren sözleri katılana değil tanık olarak dinlenen B.S.S'ye yönelik olarak söylediği ve B.S.S'ye yönelik hakaret davası açıldığı ve karar verildiği, bu nedenle tekrar karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, Mahkemece ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Hakaret suçu mağdurun huzurunda işlenebileceği gibi gıyabında da gerçekleştirilebilir. Hakaret suçunun huzurda işlenmesinin en tipik örneği, fiilin mağdurun yüzüne karşı işlenmesidir. Fail, bu durumda hareketi doğrudan öğrenir. Suçun huzurda işlenmiş olması mutlaka fail ile mağdurun fiilin işlendiği sırada yüz yüze olmasını gerektirmez. Şayet fail, fiili işlediği sırada mağduru hedef alan hakaretinin mağdur tarafından da doğrudan algılanabileceğini biliyor ve istiyorsa, bu durumda da suç huzurda işlenmiş sayılacaktır. Hakaret suçu, mağdurun olmadığı veya doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlendiğinde gıyapta hakaret suçu oluşmaktadır.Ancak gıyapta hakaret suçunun cezalandırılması için, failin mağdur dışında toplu veya dağınık en az üç kişiyle ihtilat ederek bu suçu işlemesi gerekmektedir. Suçun faili ihtilatı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. İhtilat kişilerle birebir görüşerek gerçekleşebileceği gibi, üç veya daha fazla kişiye mektup göndermek, telefon etmek, SMS veya e-mail göndermek suretiyle de gerçekleştirilebilir. Ancak ihtilat unsurunun gerçekleşmesi için, failin sözleri en az üç kişinin duyabileceği bir ortamda ve şekilde söylemesi yeterli olmayıp, muhatapların bizzat anlamaları ve vakıf olmaları lazımdır. Somut olayda, sanığın, tanık olarak dinlenen B.S.S. ile tartışırken katılan hakkında söylediği sözlerin, mağdurun olmadığı veya doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlenmesi halinde gıyapta hakaret suçu oluşacağından bahisle, incelemeye esas eylem yönünden de gıyapta hakaret suçunda aranan ihtilat unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.