19. Hukuk Dairesi 2017/1799 E. , 2018/4097 K. "" 19. HUKUK DAİRESİ YARGITAY KARARI MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın dava şartı yokluğundan reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili, taraflar arasında mermer satış sözleşmesi yapıldığ…
**19. Hukuk Dairesi 2017/1799 E. , 2018/4097 K.** **"İçtihat Metni"** 19. HUKUK DAİRESİ YARGITAY KARARI MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın dava şartı yokluğundan reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili, taraflar arasında mermer satış sözleşmesi yapıldığını, ürünlerin bedelinin müvekkilince ödendiğini, malın teslim edilmediğini, davalıya ödenen paranın iade edilmediğini, davalı uhdesinde bulunan bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusunun para borcuna ilişkin olmayıp, mal teslim borcuna ilişkin olduğunu, bu durumda yetkili mahkemenin satıcının ikametgahı mahkemesi olduğunu, satıcı olan müvekkilinin ikametgahı olan yer mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, fatura konusu malların teslim edildiğini, davacı tarafından bedelinin ödendiğini savunarak, davanın reddini, kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir. Mahkemece, davalının taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini inkar ettiği, bu durumda dava konusunun para borcuna ilişkin olmadığı, genel yetki kuralına göre davalının ikametgahı mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiş olup, Dairemizin 2015/9510 Esas, 2016/2171 Karar sayılı 11/02/2016 tarihli ilamı ile “Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalı takip borçlusu tarafından mahkemenin yetkisine itirazda bulunulduğu gibi, süresi içinde icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde de icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiştir. Yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasında dava şartlarından biridir. Hem icra dairesinin hem de mahkemenin yetkisine itiraz edildiği durumlarda mahkemece İİK.nın 50.maddesi gözetilerek öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkemenin kendi yetkisi yönünden hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.