11. Hukuk Dairesi 2024/102 E. , 2024/9213 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1785 Esas, 2023/1213 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/87 E., 2020/449 K. Taraflar arasındaki eser sahipliğine dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Kararın dava
**11. Hukuk Dairesi 2024/102 E. , 2024/9213 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1785 Esas, 2023/1213 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/87 E., 2020/449 K. Taraflar arasındaki eser sahipliğine dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin anadolu coğrafyasında yaşamış olan Karamanlıların dili hakkında çalışmalar gerçekleştiren ve Karamanlıca eserlerin dizimini, listesini uzun yıllar süren çalışmaları neticesinde oluşturmuş ... ile 23.01.2015 tarihinde telif hakları sözleşmesi akdettiğini, sözleşmenin konusunun Severien Salaville, Eugene Daleggio ve ... tarafından hazırlanan "Karamanlıca Biyografyası-3 cilt (Türkçe, İngilizce, Fransızca)" isimli eserin mali haklarının devrine ilişkin olduğunu ve mali hakların devir süresinin sözleşme tarihi olan 23.01.2015 tarihinden itibaren 10 yıl olduğunu, ... dışındaki diğer eser sahiplerinin sözleşme tarihinde hayatta olmadığını, ekte sundukları belge ile de sabit olduğu üzere bu kişilerin esere ilişkin haklarını ...'ya devrettiklerini, müvekkilinin devraldığı eserin henüz piyasaya sürülmediğini, ancak 2018 yılı içerisinde piyasaya sürülmesinin planlandığını, eserin taslak metninin de müvekkili yayın evine gönderildiğini, dava konusu olan ve bir nüshasını da dilekçe ekinde sundukları eserin içeriği, Nevşehir Hacı Bektaş Üniversitesi Öğretim Görevlisi olan davalılar tarafından yine dilekçe ekinde sundukları "Karamanlıca Eserler Kataloğu 1" isimli eserde kullanıldığını ve davalılarca hazırlanan eserde ...'ya ait esere hiçbir atıfta bulunulmadığını, eserden içeriği intihal yoluyla izinsiz ve eser sahibinin bilgisi haricinde yararlanıldığını ileri sürerek 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 68 inci maddesi uyarınca şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline, ayrıca devam eden tecavüzün ref'i ve muhtemel tecavüzün men'ine dair ihtiyati tedbir kararı verilerek dava konusu kitapların ek baskılarının önlenmesine, yasaya aykırı çoğaltılmış nüshalarının ülke genelinde durdurulmasına, mevcutlarının toplatılmasına ve hükmün gazetede ilanına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; Karamanlıca eserlerin dizinini, listesini uzun yıllar süren çalışmaları neticesinde oluşturduğunu ve eserin 2018 yılı içinde piyasaya sürülmesinin planlandığını, dava konusu olan eserin içeriğinin Nevşehir Hacıbektaş Üniversitesi öğretim görevlisi olan davalılar tarafından hazırlanan "Karamanlıca Eserler Kataloğu" isimli eserde kullanıldığını, müvekkiline hiçbir atıfta bulunulmadığını, eserin içeriğinin intihal yoluyla izinsiz ve müvekkilin bilgisi haricinde yararlanıldığını, davalıların Kültür Yayınları tarafından uyarılarak, eserin haklarının kendisinde bulunduğunu ve basımının 2018 yılı içinde gerçekleştirileceği belirtilmişse de iyi niyetli girişimleri sonucunda herhangi bir müspet sonuç alınamadığını belirterek, müvekkilinin manevi zararının karşılanmasına fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL'nin haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan ilk basım tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, devam eden tecavüzün ref'i ve men'ine ilişkin olarak dava konusu kitapların ek baskılarının önlenmesine, yasaya aykırı çoğaltılmış nüshaların ülke genelinde durdurulmasına ve mevcutlarının toplatılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalılardan ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava tarihi itibariyle henüz yayınlanmamış olan bir eserden yararlanıldığı iddiası ile dava açıldığını, davacının hukuki menfaatinin bulunmadığını, ayrıca dava konusu eserin telif haklarının müvekkillerine değil, Nevşehir Hacı Bektaş Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi'ne ait olduğunu, dolayısıyla müvekkillerinin davanın muhatabı olmadığını, bu nedenle davanın öncelikle aktif ve pasif husumet nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu eserin müvekkillerinin emek ve çalışmaları ile hazırlanan özgün bir eser olduğunu ve eserden intihal yoluyla yararlanılmasının söz konusu olmadığını, dava açılmadan önce müvekkilleri tarafından Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Etik Kurulu'na eserde intihal olmadığının tespiti yönünde bizzat başvuru yapıldığını, Etik Kurulunun raporunda eserin bağımsız bir şekilde hazırlanıldığı ve intihal olmadığı sonucuna varıldığını, davacı tarafından eser numaralı haricinde intihalin nasıl ve hangi biçimde gerçekleştirildiğinin belirtilmediğini, intihal olmadığından tecavüz iddialarının da dayanaksız olduğunu bu nedenle tazminat taleplerinin de reddi gerektiğini savunarak davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu eserin tamamı üzerinde hak sahibi olduğu iddiasını ispatlayamadığını, bu nedenle aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile diğer davalılar arasında herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, dava konusu eserin satış, pazarlama, çoğaltma ve dağıtım haklarının da müvekkili şirkete ait olmadığını, yalnızca Nevşehir Hacı Bektaş Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Projeleri Birimi ile dava konusu eserin 250 adet basılması hususunda anlaşıldığını, basılan 250 adet eserin tamamının Nevşehir Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Proje Birimine teslim edildiğini, bunun dışında müvekkili şirketin eser üzerinde süreklilik arz eden başkaca bir hakkının bulunmadığını, eserin tüm telif haklarının tamamımın Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi'ne ait olduğunu, sunulan bilirkişi raporunun savunmalarını destekler nitelikte olduğunu savunarak davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. Birleşen davada davalılardan ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle, dava tarihi itibariyle henüz yayınlanmamış olan bir eserden yararlanıldığı iddiası ile dava açıldığını, davacının hukuki menfaatinin bulunmadığını, ayrıca dava konusu eserin telif haklarının müvekkillerine değil, Nevşehir Hacı Bektaş Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi'ne ait olduğunu, dolayısıyla müvekkillerinin davanın muhattabı olmadığını bu nedenle davanın öncelikle aktif ve pasif husumet nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu eserin müvekkillerinin emek ve çalışmaları ile hazırlanan özgün bir eser olduğunu ve eserden intihal yoluyla yararlanılması durumunun söz konusu olmadığını, dava açılmadan önce müvekkilleri tarafından Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Etik Kurulu'na eserde intihal olmadığının tespiti yönünde bizzat başvuru yapıldığını, Etik Kurulunun raporunda eserin bağımsız bir şekilde hazırlanıldığı ve intihal olmadığı sonucuna varıldığını, davacı tarafından eser numaralı haricinde intihalin nasıl ve hangi biçimde gerçekleştirildiğinin belirtilmediğini, intihal olmadığından tecavüz iddialarının da dayanaksız olduğunu bu nedenle tazminat taleplerinin de reddi gerektiğini savunarak davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu eserin tamamı üzerinde hak sahibi olduğu iddiasını ispatlayamadığını, bu nedenle aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile diğer davalılar arasında herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, dava konusu eserin satış, pazarlama, çoğaltma ve dağıtım haklarının da müvekkili şirkete ait olmadığını, yalnızca, Nevşehir Hacı Bektaş Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Projeleri Birimi ile dava konusu eserin 250 adet basılması hususunda anlaşıldığını, basılan 250 adet eserin tamamının Nevşehir Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Proje Birimine teslim edildiğini, bunun dışında müvekkili şirketin, eser üzerinde süreklilik arz eden başkaca bir hakkının bulunmadığını, eserin tüm telif haklarının tamamımın Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi'ne ait olduğunu, Mahkememize sunulan bilirkişi raporunun savunmalarını destekler nitelikte olduğunu savunarak davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, asıl davada; davaya konu kitabın eser vasfının değerlendirilmesi yönünden; davacının mali hak sahibi olduğunu iddia ettiği “Karamanlıca Bibliyografyası - 3 Cilt (Türkçe, İngilizce, Fransızca)" isimli eseri incelendiğinde eserin Karamanlıca üzerine yazılmış eserleri bir araya getiren bu eserlere ilişkin künyesel bilgiler veren derleme mahiyetinde olduğu ancak 5846 sayılı Kanun'un 6/f2/b-7 maddesinde bahis konusu edilen işleme türünün tüm özelliklerini bünyesinde barındırmadığı, zira davaya konu kitabın içeriğinde bahsedilen eserlerin sadece künyeleri, kimin tarafından kaç yılında basıldığı kısaca neyi içerdiği hususu yer almamakta olup eserin bizatihi içeriğinin yer almadığı, nitekim davaya konu kitabın 5846 sayılı Kanun'un 6/f.2/b.11 maddesindeki "Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde verilerin ve materyallerin seçilip derlenmesi sonucu ortaya çıkan ve bir araç ile okunabilir veya diğer biçimdeki veri tabanlar" şeklindeki üç işlenme türünün hiçbiri kapsamına tüm unsurlarıyla uymamakla birlikte bu üç türün bazı özelliklerinin karışımı olan bir derleme mahiyetinde olduğu, bu durumda davaya konu kitabın 5846 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde belirtilen işlenme türlerinin tahdidi olmaması dikkate alındığında işlenme eser özelliklerini bünyesinde barındırması nedeniyle iştenme eser sayılacağı ve 5846 sayılı Kanun'daki eser sahibine tanınan mali ve manevi hak himayesine mazhar olacağı, hak sahipliğinin değerlendirilmesi yönünden; "Karamanlıca Bibliyografyası - 3 Cilt (Türkçe, İngilizce, Fransızca)” derleme üzerinde hazırlayan olarak Severien Salaville, Eugene Dalleggio ve ... belirtilmiş olmakla 5846 sayılı Kanun'un 11 nci maddesindeki karine çerçevesinde davaya konu derlemelerin derleyicilerinin Severien Salaville, Eugene Dalleggio ve ... olduğu, asıl davacı tarafından dava dilekçesine Ek-1 olarak ibraz olunan 23.5.2015 tarihli "Üretim Yayım Dağıtım Dijital Hakların Devri ve Telif Hakları Sözleşmesi ile davacıya, davaya konu derleme eserin derleyicilerinden ... tarafından kitabın yayın hakları 10 yıl süre ile devredilmiş ise de, derleme eserin diğer derleyicileri Salaville ve Dallegio tarafından bu hakların ...'ya devredildiği ve bu kitabın tüm haklarının ...'da olacağına ilişkin bir devir beyanının yer almadığı, buna karşılık dava dilekçesinde Ek-3 olarak yer alan 24.012018 tarihli belgede bu muvafakatin Centre Of Asia Minor Studies (Küçük Asya Araştırmaları Merkezi) tarafından verildiği, davacının davaya konu derleme eser üzerinde yayın haklarını haiz olabilmesi için tüm derleme eser sahiplerinden bu hakları devralması şart olduğu, ancak Salaville ve Dallegio tarafından Centre Of Asia Minor Studies (Küçük Asya Araştırmaları Merkezi)'ne hak devri verildiğine dair bir belge veya delil bulunmadığından davacının davaya konu derleme üzerinde mali hak sahipliğini netleştirilemediği, ayrıca her ne kadar davacı tarafından yargılama aşamasında Küçük Asya Araştırmaları Merkezi'nin eserin haklarına sahip olduğuna dair Yunanistan Ulusal Kütüphanesi'nden alınan yazının yeminli tercüman vasıtası ile yapılan çevirisi dosyaya ibraz edilmiş ise de, itirazlar üzerine alınan ek raporda da tespit edildiği üzere, davacının iddia ettiği şekliyle 5846 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi kapsamında Küçük Asya Araştırmaları Merkezi'nin derleyenleri bir araya getiren kurum olduğuna ilişkin derleyicilerle yapılmış bir anlaşma veya muvafakatname bulunmadığı, bu durumda davacının hak sahipliğini ispatlayamadığı, intihal iddiası yönünden; davacıların sunduğu davaya konu edilen kitap ile davalıların yazdığı "Karamanlıca Eserler Katatoğu" kitapları karşılaştırılarak davalı kitabının davaya konu kitaptan farklı bir tarz ve içerikte hazırlanıp hazırlanmadığının değerlendirildiği, her iki kitabın da Karamanlıca ile ilgili yazılmış kitapların bir araya getirilmesi amacına matuf derleme olduğu, her iki kitapta da bu tür bibliyografya kitaplarındaki genel geçer konsepte uygun olarak kitap künyelerine yer verildiği, her iki kitapta da Karamanlıca ile ilgili daha önce yazılan aynı kitaplara yer verilmiş olduğu, ancak davalıların derleme kitabında bu benzerlikler dışında bazı farklılıklar bulunduğu, davacı kitabı yabancı dilde yazılmış iken, davalı kitabının Türkçe olarak yazıldığı, davalı kitabında davacı kitabındaki katalog numaraları yerine farklı bir numaralandırma sistemi kullanıldığı, davacı kitabından farklı olarak davalı kitabında kitapların görsellerine de yer verildiği, davalı yazarların cevap dilekçesinde Ek-10 olarak ibraz ettikleri üç DVD’de kitapta yer alan eserlerin tam metin dijital kopyalarının yer aldığı, davalı kitabında katalogda yer verilen kitaplar ile bilgilerin farklı bir içerikle verildiği, davalı kitabında davacı kitabından farklı olarak davacı kitabında yer almayan Karamanlıca ile ilgili başka eserlere de yer verildiği, yine davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde ibraz edilen belgeler ile fotoğraf ve video kayıtlarından, davalıların kitabının Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından oluşturulan “Grek Harfli Türkçe Eserlerin Tespiti, Temini ve Kataloglanması“ başlıklı proje çerçevesinde oluşturulduğu, bu kitabın oluşturulma sürecine ilişkin olarak saha araştırması yapıldığının anlaşıldığı, ayrıca bilirkişilerce yapılan tespit neticesinde, davalı tarafından davacının kitabından alıntılama yapıldığını gösteren herhangi bir hususa rastlanmadığı, birleşen davada ise; 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi kapsamında davalıların sorumluluğu dikkate alındığında, zarardan sorumluluğun kusur esasına dayalı olduğu, asıl dava dosyası kapsamında sunulan deliller ve varılan sonuç dikkate alındığında davalıların hazırladığı dava konusu "Karamanlıca Eserler Kataloğu 1" adlı kitapta, davacıya ait eser yönünden herhangi bir intihal, alıntı veya hak ihlalini gerektiren bir durum olmadığı kanaatine varıldığından, bu noktada davalıya atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, kusurun bulunmadığı dikkate alındığında davacının davalılardan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi kapsamında herhangi bir talepte bulunamayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ve davalıların kitaplarında Karamanlıca olarak yazılmış eserlerin bir araya getirilmesi, kataloglanmasının ve tanıtılmasının amaçlandığı, bu tarz çalışmalarda en önemli noktanın kataloğu hazırlanan eserlerin orijinallerine ulaşılıp ulaşılmadığı olduğu, her iki tarafın çalışmaları içerik itibariyle incelendiğinde, “Karamanlıca” eserlerin konu alındığı ancak kullanılan kaynak ve yöntemde farklılıklar olduğu, davalıların dosyaya sundukları tam metin Karamanlıca eser kopyalarından davalıların kitabı hazırlarken bu eserlerin orijinallerine ulaştıklarını ve bunları temin ettiklerini gösterdiği, davalıların katalogda yer aları Karamanlıca eserlerin aslıllarına ulaşmış ve bu eserleri mensubu oldukları Üniversiteye ve işbu dava dosyasına sunmuş olmalarının oluşturulan “Karamanlıca Eserler Kataloğu 1” adlı eserin özgün, temel kaynaklara ulaşmada başarılı olunduğunu gösterdiği, davalılar tarafından eser hazırlanırken yapmış oldukları saha çalışmasıyla kitaplarında bulunan eserlere ulaştıkları ve eserin bu birincil kaynaklar üzerinden hazırlandığı, davalıların eseri ile davacının eseri arasında aynı konu üzerinde çalışılmış olmasının ötesinde bir ilginin bulunmadığını, davalıların hazırladığı katalogda, davacı eserinden alıntılanan berhangi bir paragraf, cümle, görsel ve benzerinin tespit edilemediği, sonuç olarak intihalin bulunmadığı, dolayısıyla ilk derece mahkemesi tarafından asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, eser sahipliğine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Kanun'un 6, 11 ve 70 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 18.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.