T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA N : 2022/901 KARAR NO : 2025/1429 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/12/2021 ESAS NO: 2017/642 KARAR NO : 2021/1210 DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) KARAR TARİHİ: 10/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekil…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA N : 2022/901 KARAR NO : 2025/1429 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/12/2021 ESAS NO: 2017/642 KARAR NO : 2021/1210 DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) KARAR TARİHİ: 10/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davacının kooperatif ortağı olarak ödeyerek aldığı Gürpınar Merkez Mah., İstikbal Cad., Güzelselen Evler Sitesi, B Blok, ...nolu dairede oturduğunu, kooperatife herhangi bir borcu bulunmadığını, diğer dairelerin kat irtifaklı tapu tescil işlemleri yapıldığı halde müvekkiline ait dairenin kat irtifaklı tapu tescil işleminin yapılmadığından bahisle söz konusu ... parsel B Blok, 40 nolu bağımsız bölümün kooperatif adına kaydının iptali ile davacı müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince''... Davalı kooperatif kayıtlarına yapılan tüm araştırmalara rağmen ulaşılamamış ancak davacı tarafından davalı kooperatife 1988 yılından beri aidat ödendiğinin, dava konusu taşınmazın tüm çevre temizlik ve emlak vergilerinin davacı tarafından ödendiğinin tespit edilmesi, davacının davalı kooperatifin olağan genel kurul toplantılarına davet edildiğine dair belge sunulması ve dinlenen tanıkların dava konusu taşınmazda davacının oturduğu, ödemeleri davacının yaptığı şeklindeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı kooperatif üyesi olduğu ve aidatları dava konusu taşınmaz için ödediği ve taşınmazın davacı adına tescili gerekirken her nasılsa tescil edilmediği ve davacının davasını ispat ettiği kabul edilmiş'' gerekçesiyle davanın kabulüne dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığının açık olduğu,raporda davacının '' davacının davalı kooperatife üyelikten kaynaklı bir borcunun bulunmadığının düşünülebileceği'' şeklinde yoruma dayalı ifadelerin yer aldığı , 40 nolu taşınmaz ile ilgili davacı adına tescil edilmesi yönünde talepte bulunulmadığı, 1996 yılının genel kurulunda bütün üyelerin tapularının dağıtıldığı, davacının kooperatife ilişkin yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlayamadığı, üye olduğunu da ispat edemediği belirtilerek mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, Davacının kooperatif üyesi olduğunun tespiti ile 40 numaralı bağımsız bölümün davalı kooperatif adına olan kaydının iptali ile davacı adına tescil edilmesi istemidir. Uyuşmazlık konusu olan Gürpınar mahallesi ... parsel 2. Blok 40 numaralı taşınmazın tapu kaydının incelemesinde, davalı adına kayıtlı olduğu, davalının tasfiye halinde olup en son tescilini 23.05.1996 yılında yaptırdığı anlaşılmaktadır.Mahkeme tarafından 06.08.2020 tarihli ara karar ile davacının üyelikten kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirip/getirmediği, dava konusu edilen taşınmazın değerinin tespiti ve tescil koşullarının sağlanıp/sağlanmadığı konusunda bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar vermiş ve bilgi -belgelerin sunulması için tasfiye memurlarına müzekkere yazılmıştır.Tasfiye memurlarından ... tarafından mahkemeye yazılan 04.09.2020 tarihli cevapta, mali müşavir olarak görev yaptığı ve davalı kooperatifin tasfiye memuru olarak atandığı, kooperatif ile ilgili defterleri 2012 yılına kadar muhafaza ettiği, 2012 yılından sonra ise iş yeri taşınmasından dolayı belgeleri muhafaza edemediği, kooperatifin hiç bir belgesinin kendisinde bulunmadığı, İstanbul İl Ticaret Müdürlüğü Hükümet Komiserliği ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden olan bilgi-belgelerin esas alınmasını talep etmiştir. Davacı vekili tarafından davacı tarafın uyuşmazlık konusu bağımsız bölüm ile ilgili banka kanalıyla yaptığı ödemelere ilişkin belgeler , emlak beyannameleri dosya arasına alınmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök raporda özetle, davalının ticari defterlerine ulaşılamadığı, 1988-1998 yılları arasında davacının toplam 409.361.853,00 ETL ödeme yaptığı, taşınmaz üzerindeki haczin devam ettiği, davacının bu bağımsız bölümle ilgili tüm emlak vergileri , çevre temizlik vergisinin ödediği ve dairede ikamet ettiği, dava konu taşınmazın dava tarihindeki değerinin 155.000,00 TL olduğu, davalı kooperatife ilişkin ticari defter ve kayıtların yok olması nedeniyle İstanbul Ticaret Müdürlüğü'nden ve İstanbul İl Ticaret Müdürlüğü'nden davacının kooperatif üyeliğine ilişkin kayıtlara ulaşılabileceği belirtilmiştir.Mahkeme tarafından 18.12.2020 tarihli celsede davacının kooperatif üyesi olup/olmadığının araştırılmasına yönelik İstanbul Ticaret Müdürlüğü'nden ve İstanbul İl Ticaret Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına dair karar verilmiş ve İstanbul Ticaret Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda ise, davacı ödemelerinin 1988 yılında başladığı, 1988 ile 1998 yılları arasında toplamda 409.361.853,00 ETL ödeme olduğu, üyelikten kaynaklı borcun olup olmadığının belirlenemediği, davalı kooperatifin 1993 yılı Olağan Genel Kurul için davacı adına çağrı mektubu gönderdiği ticari kayıtlara göre davalının 0611.1995 yılında tasfiye kararı aldığı, vergi mahkuzlarına göre davacının 1996 yılından bu yana 40 no' lu bağımsız bölüm için çevre temizlik vergisi ödediği, taşınmaz üzerinde ... Bankası lehine tesis edilen ipoteğin banka alacağının ödenmesi nedeniyle fekkinin istendiği, taşınmazın tamamının davalı adına kayıtlı olduğu, haczin devam ettiği, ipoteklerin tamamı için 03.08.2004 tarih ve 1090/981 sayı ile fek yazısı bulunduğu, bu yazı nedeniyle davacının davalıya üyelikten kaynaklı borcunun olmadığının düşünülebileceği, İstanbul Ticaret Müdürlüğü'nden ve İstanbul İl Ticaret Müdürlüğü'nden davacının kooperatif üyeliğine ilişkin kayıtlara ulaşılabileceği yine tapu müdürlüğünden aynı parselde tapu sahipleri olan diğer kooperatif üyeleri adlarına yapılan tescile ilişkin dayanak belgeler araştırılarak davacının kooperatif üyesi olarak bildirilen 96 kişi arasında olup/olmadığının ortaya çıkabileceği görüşünde bulunulmuştur. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 1. maddesinde, kooperatiflerin ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla, gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan tüzel kişilikler olduğu belirtilmektedir. Kooperatif ortaklık sıfatının kazanılması beş halde söz konusu olabilir. İlk olarak kooperatifin kuruluşunda kurucu ortaklar kuruluşun gerçekleşmesiyle ortak sıfatını aslen kazanırlar. Daha sonraki evrede ise giriş talebinin kabulü yoluyla veya payın bir başkası tarafından devir alınmasının kabulüyle ortaklık gerçekleşir. Bir diğer ihtimal olarak ortaklığın taşınmaz mülkiyetine veya bir teşebbüsün işletilmesine bağlandığı durumlarda, taşınmazın veya işletmenin devir alınması halinde ortaklık sıfatı kazanılır. Son olarak ise ana sözleşmede hüküm bulunması halinde miras ile kooperatif paydaşlık hakkı kazanılır.(HGK 11.11.2015.T. 2014/3-649;2597) Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda, davalı kooperatifin 1993 yılı Olağan Genel Kurul için davacı adına çağrı mektubu gönderdiği tespit edilmiştir. Kooperatif tarafından üyesi olmayan bir kişiye olağan genel kurul toplantısına katılım amacıyla çağrı kağıdının gönderilmesi hayatın olağan akışına uygun değildir. Dolayısıyla davacının, davalı kooperatif üyesi olarak kabulü gerekmektedir.Tapu iptal ve tescil istemi yönünden ise, kural olarak, kooperatif ortağının tapu iptali ve tescil talebinde bulunabilmesi için davaya konu edilen taşınmaza yönelik olarak davalı kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmiş olduğunu, hiçbir ediminin kalmadığını, diğer üyelerle eşit durumda olduğunun kanıtlanması gerekmektedir.Davaya konu somut olayda, yukarıda açıklandığı üzere davalı kooperatifin kayıt ve defterlerinin incelenmek üzere hazır edilmesi amacıyla tasfiye memurları ve ilgili kurumlara müzekkere yazılmış ancak ilgili belgeler temin edilememiştir. Bu durumda mahkemece, davalı kooperatifin defter, kayıt ve belgelerinin incelenebilmesi amacıyla, anasözleşmenin 40. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Memurluğu'ndan, mümkün olmazsa anasözleşmenin 41. maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden kooperatifin bilançosu, gelir gider cetvelleri, yönetim ve denetim raporları, genel kurul tutanakları, ortaklık cetvelleri celbedilip kooperatif konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak, davacının işbu dava tarihi itibariyle davalı kooperatife borcunun bulunup/ bulunmadığı hususunda ayrıntılı, denetime elverişli rapor alınıp, kooperatife dava tarihi itibariyle borcu olmadığının belirlenmesi halinde, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilerek karar verildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiği anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/642 E. 2021/1210 K. Sayılı 20/12/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/12/2025