TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/06/2022 NUMARASI : 2021/683 Esas 2022/520 Karar DAVA :İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 12/11/2021 KARAR TARİHİ : 17/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... ... vekilince süresinde istinaf…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/363 Esas 2025/1127 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/363 KARAR NO : 2025/1127 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/06/2022 NUMARASI : 2021/683 Esas 2022/520 Karar DAVA :İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 12/11/2021 KARAR TARİHİ : 17/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... İnş Ltd. Şti şirketi ile müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi neticesinde kredi kullandırıldığı, davalıların kredinin kullanıldığı dönemde şirket ortağı ve kefil olduklarını, süresi içerisinde borcun ödenmemiş olması sebebiyle davalılar aleyhine Ankara 11. İcra Dairesi'nin 2021/7825 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu iddia ederek, davalıların itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kredinin kredi garanti fonu aracılığı ile kullanıldığını, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, açılan davayı kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ... adına usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; takip tarihi itibari ile davacının alacak miktarını tespit eden bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle, davanın kısmen kabulüne, Ankara 11. İcra Dairesi'nin 2021/7825 esas sayılı dosyasında davalıların itirazının kısmen iptali ile takibin borçlu cari hesap borcu için 43.634,10 TL asıl alacak, 766,02 TL işlemiş faiz, 38,30 TL BSMV, teminat mektubu borcu için 684,82 TL asıl alacak, 12,33 TL işlemiş faiz, 0,62 TL BSMV üzerinden devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren %54,00 oranında faiz işletilmesine, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 8.863,78 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece 2006 tarihli eski TCMB tebliği nazara alınarak , 2020 tarihinde yayımlanan yeni merkez bankası tebliğine göre bankaların serbestçe faiz belirlemelerine bir sınırlama getirilmesi dikkate alınmadan hesaplama yapıldığını, öncelikle TCMB azami faiz oranları belirlenmesi gerekirken sadece davacı banka faiz oranlarına göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, Davaya konu sözleşmenin 10.5 maddesinde yer alan ''iki katı faiz'' şartının müvekkil açısından genel işlem şartı niteliğinde olup uygulanamayacağını, Müvekkilin sözleşmede kefalete ilişkin el yazısı ile hiçbir beyanı bulunmadığını, ayrıca faize ilişkin açık bir beyanı olmamakla sözleşmede kefalete ilişkin maddelerin tamamen boş bırakıldığını, Bilirkişi raporunun teknik tespitlerden yoksun olup hukuki nitelendirme ve değerlendirmeler ihtiva ettiğini, dolayısıyla mezkur raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, Davaya konu kredinin , kredi garanti fonu aracılığıyla kullanılmış olup, davacı bankanın KGF'den talepte bulunmaksızın müvekkile yönelmesinin hukuka aykırı olup, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla davalı kefiller aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2021/7825 Esas sayılı takip dosyasında; Davacı banka tarafından, davalılar aleyhine 43.635,30 TL asıl alacak, 724,73 TL teminat mektubu borcu, 0,92 TL BSMV, 18,49 TL işlemiş temerrüt faizi, 58,80 TL BSMV, 1.176,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.614,25 TL üzerinden banka ile imzalanan sözleşmeler, ihtarnameler ve hesap özetlerine dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların yasal sürede borcun tamamına ve ferilerine yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın, İİK'nun 67/1. maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesi; “ Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.” hükmüne haiz olup bu yasal düzenlemede, kefilin takip edilebilmesi, asıl borçluya ihtar gönderilip sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması şartlarına bağlanmış bulunmaktadır. Dava konusu kredi sözleşmelerinin imzalandığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 589/1.maddesi gereği kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur. Kefil, asıl borçlunun, asıl borcu ile temerrüt faizi borcundan kefalet limiti kadar sorumludur. Ancak kendi temerrüdü oluştu ise bu aşamadan sonra limit ile sınırlı olmaksızın kendi sorumluluğu başlar. Kefil, takipten önce temerrüde düşürülmemişse hesap kat tarihinden takip tarihine kadar işleyen akdi faizden limiti dahilinde sorumlu olur.Temerrüt için hesap kat ihtarının kefile tebliği şarttır. Davacı banka ile dava dışı ... İnşaat ve Tic.Ltd.Şti. arasında 16.06.2017 tarihli 2.500.000,00 TL limitli "Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi" imzalandığı , 20.09.2017 tarihli Limit Artırım Sözleşmesi ile dava dışı şirkete toplam 10.000.000,00 TL kredi limiti tahsis edildiği , sözleşmelerde davalıların aynı limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı, sözleşmedeki kefaletin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerinde yer alan şekil koşullarına uygun olduğu, davalı kefillerin sözleşme tarihinde dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı olduğundan eş muvafakatinin aranmayacağı dosya içeriğiyle sabittir. Davacı tarafından dava dışı asıl borçlu ve diğer davalı kefillere 04/06/2021 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilerek toplam 1.114.000,77 TL nakit alacağın (3) gün içerisinde ödenmesi talep edilmiştir. Anılan ihtarname davalılara 07/06/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Yargılama aşamasında banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan bilirkişi raporunda, davacı ... Bankası A.Ş. ile dava dışı ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. arasında 16/06/2017 tarihinde imzalanan 2.500.000,00 TL tutarlı "Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi"si ve eki 20/09/2017 tarihli 7.500.000,00 TL tutarlı Limit Artırım Sözleşmesi ile dava dışı şirkete toplam 10.000.000,00 TL kredi limiti tahsis edildiği, söz konusu sözleşmelerin, davalı ... ... ve ... ... tarafından kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususlarının kabul edilerek kefilin el yazısı ile yazılmak sureti ile imza tarihindeki 6098 sy. Borçlar Kanunu hükümlerine uygun olarak tesis edildiğinin mahkemenin takdirinde olduğunun değerlendirildiği, hesap ekstreleri üzerinde yapılan incelemede, dava dışı asıl borçlu ... İnşaat Ve Tic.ltd.şti.'nin, davacı banka nezdinde kullanmış olduğu; 4291-10000330 nolu Borçlu Cari Hesap Kredisinin, 01/05/2021 tarihinde tahakkuk eden devre faiz ve vergisinin 03/06/2021 kat tarihi itibariyle ödenmediği, nihai ve hukuki takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, kredi sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca davacı banka alacağı için muacceliyetin gerçekleştiği, kat tarihi itibariyle davacı bankanın alacağını talep etme hakkının doğduğunun değerlendirildiği, davacı banka tarafından, dava dışı asıl borçlu ... İnşaat ve Tic.ltd.şti. aleyhine keşide edilen Ankara Altındağ 3. Noterliği'nin 04/06/2021 tarih ve 4810 yevmiye numaralı İhtarnamesi'nin, dava dışı şirkete ve davalı kefiller ... ... ve ... ...'a 07/06/2021 tarihinde tebliğ ve teslim edildiği, ihtarda ödeme için verilen 3 günlük süre zarfında yapılan ödeme tespit edilemediği, 3 günlük ödeme süresinin 10/06/2021 Perşembe günü hitamı ile dava dışı asıl kredi borçlu ile davalı kefillerin 11/06/2021 Cuma günü temerrüde düştüklerinin hesaplandığı, davacı bankadan temin edilerek dava dosyasına sunulan 22/04/2021 tarihinden 19/12/2021 tarihine kadar bankaca uygulanan borçlu cari hesap kredi faiz oranının %27 olduğunun tespit edildiği, Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'nin, 10- Muacceliyet ve temerrüt halleri ile uygulanacak gecikme faiz oranı başlıklı maddesi altında kabul edilen düzenlemeye istinaden cari faiz oranının 2 katı alınarak bulunan %27x2= %54 temerrüt faiz oranının uygulanmasının taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata uygun olduğu kanaatine varılarak hesaplama yapıldığı, davacı bankanın, davalılar ... ... ve ... ...'dan Ankara 11. İcra Dairesi'nin 2021/7825 Esas sayılı dosyası üzerinden 19/06/2021 takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacağı taraflarınca, toplam alacağın 43.634,10+684,82=44.318,92 TL olan asıl alacak kısmının genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi'nin 10-Muacceliyet ve temerrüt halleri ile uygulanacak gecikme faiz oranı başlıklı maddesi altında yapılan düzenleme uyarınca denetlenerek tespit edilen %54,00 oranından işleyecek temerrüt faizi ve faizin gider vergisi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin değerlendirildiği, davacının icra inkar tazminatı talebine ilişkin değerlendirmenin İİK 67/2 gereğince mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir. Davacı taraf genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakit alacağı bulunduğunu, nakit alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında dava dışı asıl borçlu şirket ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede diğer davalıların müteselsil kefil oldukları, kredi borcunun ödenmediği iddiasıyla davacının kredi hesabını kat ettiği, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalıların borcun tamamına itiraz ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan talep edebileceği nakit herhangi bir alacak bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, davalıların icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, davalıların borçtan sorumluluğu bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davalı ... ... vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde; Davacı banka ile dava dışı ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. arasında 16/06/2017 tarih, 2.500.000,00 TL tutarlı "Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi"si ve eki 20/09/2017 tarih 7.500.000,00 TL tutarlı Limit Artırım Sözleşmesi çerçevesinde ticari kredi kullanıldığı dosya içeriğiyle sabittir. Bu durumda, sözleşmenin niteliği de dikkate alındığında somut olayda Sözleşmelerin 6502 sayılı kanun 4-5 maddesine ve Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliği 5 madde hükmünün uygulanamayacağı gibi tarafların tacir olup TTK 8 ve 9 maddeleri gereğince sözleşmede faize ilişkin hükümleri serbestçe belirleyebileceği gözetilerek TBK'nun 25.maddesine dayalı istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Davalı vekilinin davacı bankanın KGF'den talepte bulunmaksızın davalıya yönelmesinin hukuka aykırı olduğuna yönelik istinaf itirazı incelendiğinde; Banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan raporda KGF tarafından yapılan bir ödeme bulunduğuna ilişkin bilirkişi tarafından yapılan bir tespit bulunmadığı gibi, davacı banka ile KGF arasında akdedilen protokol uyarınca KGF tarafından yapılan ödemenin varlığı halinde davacı bankanın aynı icra takip dosyası ile borçlulardan tahsilini talep etme hak ve yetkisi bulunduğu gibi, borçlulardan tahsilat yapıldığında KGF tarafından yapılan ödeme miktarınca yapılan tahsilatın KGF hesabına aktarılması gerekecek olup, KGF tarafından yapılan bir ödeme olmadığı, ödeme bulunması halinde dahi ödenen kısım yönünden davacı bankanın davalı aleyhine icra takibi yapmaya hak ve yetkisi bulunduğu gözetilerek bu yöndeki istinaf itirazının da reddine karar vermek gerekmiştir. Yine davalı vekilince her ne kadar istinaf dilekçesinde davalının sözleşmede kefalete ilişkin el yazısı ile hiçbir beyanı bulunmadığını, ayrıca faize ilişkin açık bir beyanı olmamakla sözleşmede kefalete ilişkin maddelerin tamamen boş bırakıldığı iddia edilmiş ise de , gerek 16/06/2017 tarih, 2.500.000,00 TL tutarlı "Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi"si ve gerek 20/09/2017 tarih 7.500.000,00 TL tutarlı Limit Artırım Sözleşmesi sözleşmesinde hem imzalarının hem de yazılarının mevcut olduğu dikkate alınarak , davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazında isabet görülmemiştir. Banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan raporda KGF tarafından yapılan bir ödeme bulunduğuna ilişkin bilirkişi tarafından yapılan bir tespit bulunmadığı gibi, davacı banka ile KGF arasında akdedilen protokol uyarınca KGF tarafından yapılan ödemenin varlığı halinde davacı bankanın aynı icra takip dosyası ile borçlulardan tahsilini talep etme hak ve yetkisi bulunduğu gibi, borçlulardan tahsilat yapıldığında KGF tarafından yapılan ödeme miktarınca yapılan tahsilatın KGF hesabına aktarılması gerekecektir. Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakit alacak miktarının tespit edildiği, KGF tarafından yapılan bir ödeme olmadığı, ödeme bulunması halinde dahi ödenen kısım yönünden davacı bankanın davalılar aleyhine icra takibi yapmaya hak ve yetkisi bulunduğu gözetilerek davalının KGF 'ye ilişkin istinaf itirazlarının dinlenme olağanı bulunmamaktadır. Davalı vekilinin bilirkişice belirlenen ve hükme esas alınan faize yönelik istinaf itirazı incelendiğinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı bankadan temin edilerek dava dosyasına sunulan 22/04/2021 tarihinden 19/12/2021 tarihine kadar bankaca uygulanan borçlu cari hesap kredi faiz oranının %27 olduğunun tespit edildiği, söz konusu düzenlemeye istinaden cari faiz oranının 2 katı alınarak bulunan %27x2= %54 temerrüt faiz oranının uygulanmasının taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata uygun olduğu değerlendirilmek suretiyle faiz hesabı yapılmış ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih 2022/3534 Esas 2023/7327 Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları ve Dairemiz uygulamaları doğrultusunda olup davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının, davacı bankaca, benzer kredilere fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerektiği UYAP sistemi üzerinden alınan TCMB faiz oran raporu ile de sabit olduğu üzere Haziran 2021 döneminde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının 25,20 olduğu, bu bağlamda Dairemiz faiz oranının 2 katı olan %25,20x2=50,40 temerrüt faiz oranı esas alınmak suretiyle yapılan hesaplama ile alacaklı bankanın ödeme emrinde 3-18 / Haziran arasında temerrüt faizi istediği dikkate alındığında, temerrütün 11.06.2021 tarihinde oluştuğu kabul edilerek 11.06.2021 ile 18.06.2021 tarihleri arasındaki ( 8) gün için temerrüt faizini hesaplaması gerektiği gözetilerek; BCH kredisi yönünden (43.637,10 x %50,40 / 365 x 8 =) 482,00 TL temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV'si olan 24,10 TL; teminat mektubu komisyon borcu yönünden 684,82 TL asıl alacak ve ( 682,82 x %50,40 / 365 x 8 = ) 7.56 TL temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV'si olan 0,37 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken fazla temerrüt faizi uygulanmak suretiyle yapılan faiz hesaplamasının usul ve yasaya aykırı olduğu görülmüştür. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun temerrüt faizi yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen tutar üzerinden davanın kabulüne ve takip tarihinden itibaren %50,40 temerrüt faizi yürütülmesine ilişkin davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun faiz oranı yönünden KABULÜ ile, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/06/2022 tarih ve 2021/683 Esas 2022/520 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, B)1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile KISMEN REDDİNE, 2-Ankara 11. İcra Dairesi'nin 2021/7825 esas sayılı dosyasında davalıların itirazının kısmen iptali ile takibin borçlu cari hesap borcu için 43.634,10 TL asıl alacak, 482,00 TL işlemiş faiz, 24,10 TL BSMV, teminat mektubu borcu için 684,82 TL asıl alacak, 7,56 TL işlemiş faiz, 0,37 TL BSMV olmak üzere toplam 44.832,95 TL üzerinden devamına, 44.318,92 TL asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren %50.40 oranında faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 8.863,78 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken 3.062,53 TL harçtan peşin alınan 550,91 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.511,62 TL harcın davalılardan alınıp hazineye gelir kaydına, 5-1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre belirlenen 1.297,39 TL'sinin davalılardan, bakiye kısmın davacıdan alınıp hazineye gelir kaydına, 6-İstinafa davalı geldiğinden aleyhe hüküm yasağı kuralı gereği ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 6.687,70 TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 781,30 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 862,75 TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 847,97 TL'si ile davacı tarafça peşin olarak yatırılan 550,91 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve istekleri halinde yatırana iadesine, C)1-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 770,81 TL harcın talep halinde davalıya iadesine, 2-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 72,00 TL dosyanın istinafa gönderim gideri olmak üzere toplam 292,70 TL istinaf yargılama giderinin tarafların haklılık durumuna göre 1,23 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.17/10/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -