11. Hukuk Dairesi 2010/1116 E. , 2012/775 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR :1-BKS Basınçlı Kaplar Sanayii A.Ş. 2-... VEKİLİ : Av. ... 3-... 4-... Taraflar arasında görülen davada Salihli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2009 tarih ve 2006/311-2009/711 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.01.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekilleri Av.
**11. Hukuk Dairesi 2010/1116 E. , 2012/775 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR :1-BKS Basınçlı Kaplar Sanayii A.Ş. 2-... VEKİLİ : Av. ... 3-... 4-... Taraflar arasında görülen davada Salihli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2009 tarih ve 2006/311-2009/711 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.01.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekilleri Av. ... ve Av. Hüseyin Ulus dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile gerçek kişi davalıların davalı şirketin ortakları olup, şirket ortaklarından müvekkilinin babası İbrahim Akaydın’ın 13.06.2001 tarihinde ölümüyle mirasçılarına kalan payların mirasçılar tarafından müvekkiline devredilmesi üzerine sözkonusu payların şirket pay defterine müvekkili adına kaydının yapılması yönündeki istemin müvekkili dışındaki mirasçıların paylarının davalı gerçek kişiler adına pay defterine kaydedilmiş olması nedeniyle yerine getirilmediğini, yapılan kaydın hukuki bir dayanağı olmadığını ileri sürerek, ölen ortak İbrahim Akaydın’dan mirasçılarına intikal eden şirket paylarının gerçek kişi davalılar adına şirket pay defterine yapılan kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın murisin diğer mirasçıları ile birlikte açılmasının zorunlu dava arkadaşlığı bulunması nedeniyle gerekli olduğundan davanın öncelikle bu yönden reddinin gerektiğini, şirket anasözleşmesinde pay devirleri konusunda özel düzenleme getirildiğini, pay devri sözkonusu olduğunda öncelikle şirket yönetim kurulunun bu hususu kabulünün gerektiğini, davacı dışındaki mirasçıların şirket pay defterine kaydolmuş ortaklar olmadıklarını, fiilen sahip olmadıkları şirket paylarının davacıya satışına ilişkin işlemin hukuken geçersiz bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kardeşlerine müteveffa babalarından intikal eden payları satın aldığı, tüzel kişi ortak dışındaki davalıların açmış oldukları payların kendilerine satılmasına ilişkin davanın da reddedildiği, tüzel kişi ortak dışındaki davalıların pay defterindeki kayıtlarının silinerek yerine davacının pay sahibi olarak yazılmasının gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile BKS. Basınçlı Kaplar San. ve A.Ş.’ye ilişkin öncesinde davacının miras bırakanı İbrahim Akaydın’a ait davalı şirket paylarının diğer davalılar ..., ŞahinÜnlü ve ... payları olarak şirket pay defterine kayıt işleminin iptali ile şirket pay defterinden terkinine, terkinine karar verilen payların davacı adına şirket pay defterine kayıt ve tesciline karar verilmiştir. ./... 2010/1116 2012/775 S-2 Kararı,davalılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, davacının davalı şirketin ortağı olan babasının ölümü sonucu mirasçılarına kalan payların mirasçılar tarafından kendisine devredilmesi nedeniyle sözkonusu şirket paylarının gerçek kişi davalılar adına pay defterine yapılan kaydının iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir.Mahkemece, davacının kardeşlerine müteveffa babalarından intikal eden payları satın aldığı, tüzel kişi ortak dışındaki davalıların açmış oldukları payların kendilerine satılmasına ilişkin davanın da reddedildiği, tüzel kişi ortak dışındaki davalıların pay defterindeki kayıtlarının silinerek yerine davacının pay sahibi olarak yazılmasının gerektiği belirtilerek davacının istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.Bu davadan önce davalı gerçek kişiler tarafından davacının da aralarında bulunduğu ölen şirket ortağı İbrahim Akaydın mirasçılarına karşı açılan mirasçılara murislerinden intikal eden nama yazılı payların kendileri adına şirket pay defterine kaydının yapılması istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine karar verilmiş, kararın temyizi üzerine de Dairemizce yapılan incelemede ölen ortağın mirasçıları olan davalıların (bu davadaki davacının da aralarında bulunduğu ölen İbrahim mirasçıları) TTK’nun 418/4. maddesi kapsamında henüz şirkete başvurmadan ve şirkete husumet yöneltilmeden bu davanın açılmış olması nedeniyle davacıların (bu davadaki davalı gerçek kişiler) tüm temyiz itirazları reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir. Dairemizce davanın reddine ilişkin olarak verilen karara eklenen gerekçe incelendiğinde yönetim kurulu üyeleri veya diğer pay sahiplerinin TTK’nun 418/4, c.2. maddesinde düzenlenen kanuni önalım hakkını kullanabilmesi için öncelikle mirasçıların paylarının tescili için şirkete başvurmalarının gerekli olduğu belirtilmiştir.Buna göre anılan davanın TTK’nun 418/4.maddesinde düzenlenen kanuni önalım hakkının kullanılması sürecinin henüz başlamadığı, bir başka anlatımla, davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedilmiş olmasına göre verilen karar işbu dava için kesin hüküm oluşturmaz.Bu itibarla, mahkemece davalı gerçek kişilerin açtığı anılan davanın reddine karar verilmesi nedeniyle bu davanın kabulü doğru olmadığı gibi sözkonusu davadan ayrı olarak yine gerçek kişi davalılar ..., ... ve ... tarafından ... ve diğer mirasçılar ile şirkete karşı açılan Baki tarafından diğer mirasçıların paylarının haricen satın alınmasına ilişkin devir işleminin geçerli olmadığının tespiti ile miras yoluyla intikal eden paylardan Baki’ye düşecek pay dışındaki payların kendileri adına tescili istemine ilişkin 2006/284 Esas sayılı davada mahkemece verilen ret kararının Dairemizce bozulduğunun anlaşılmasına ve anılan davanın da bu dava ile aynı hukuki konuda olup, aralarında bağlantı bulunmasına, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek olmasına göre mahkemece gerek eski HUMK’nun 45. maddesi, gerekse yürürlükte bulunan HMK’nın 166. maddesi hükmü uyarınca davaların birleştirilmesine karar verilerek her iki davanın birlikte görülmesi gerekirken davalılar tarafından bu hususun ileri sürülmesine ve dosya kapsamından da anlaşılmasına rağmen birleştirme kararı verilmemesi doğru görülmemiş, bu nedenlerle verilen kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir. 2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre de davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar verilmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, takdir edilen 900,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 26.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 06.04.2012-RK