T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1400 KARAR NO : 2025/1346 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/705 KARAR NO : 2025/311 KARAR TARİHİ: 01/07/2025 DAVANIN KONUSU : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ: 06/10/2021 KARAR TARİHİ: 26/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GER…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1400 KARAR NO : 2025/1346 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/705 KARAR NO : 2025/311 KARAR TARİHİ: 01/07/2025 DAVANIN KONUSU : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ: 06/10/2021 KARAR TARİHİ: 26/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların murisi ... ...' nin 24.02.2021 tarihinde Covid-19 nedeniyle vefat ettiğini, müteveffanın sağlığında farklı bankalardan kredi kullandığını ve kredileri kapsayan hayat sigortaları yaptırdığını, müteveffanın vefatı üzerine ..., ... ..., ..., 2366 Sayılı Karamehmet Tarım Kredi Kooperatifinden kullanmış olduğu kredilerin borçlarının yapılan hayat sigortalarından ödendiğini, kalan kısımların davacılara ödendiğini, ... Bankasından kullanılan kredilere ilişkin hayat sigortasında yer alan teminatların ödenmesi için ... Bankası Ergene Şubesi üzerinden davacılar tarafından başvuruda bulunulduğunu, davalı ... Emeklilik A.Ş.'nin bu talebe istinaden verdiği cevapta müteveffanın ölüm nedeninin 10 yıl önce geçirmiş olduğu kalp ameliyatı olduğunun belirtilerek ödeme yapılmayacağının belirtildiği, müteveffanın kalp rahatsızlığı bulunmadığını, 10 yıl önce gördüğü tedavinin gerekçe olarak belirtilmesi açıkça kötü niyetli olduğunu, ölüm belgesinden de ölüm nedeninin Covid-19 olduğunun belirtildiği, murisin ...'tan kullanmış olduğu kredi ve kredi kartına ilişkin 50.000 TL ve 3.000 TL olmak üzere iki adet hayat sigortası poliçesi kapsamında da davalı tarafından ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketinin tamamen kötü niyetli hareket ettiğini, ... Bankası'ndan kullanılan kredilerin bedelleri yüksek olduğundan teminat tutarlarını ödemediğini, ancak aynı sigorta şirketinin ...'taki teminat tutarlarını ödediğini, sigorta şirketinin tamamen kötü niyetli olarak ödemeden kaçındığını belirterek davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının dava değeri tutarında teminatsız olarak ihtiyaten haczine, hayat poliçelerinin teminat tutarı olan 928.625 TL'nin davalı sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Usule ilişkin itirazlarının olduğunu, davacılar murisi ... ...' nin, T.C ... Bankası AŞ' den kullanmış olduğu Tarımsal Kredisi sonrasında, davalı şirket ile Banka arasında imzalanan Grup Hayat Sigorta Sözleşmesi kapsamında sigorta kapsamına dahil edildiğini, sözleşmenin konusu ve amacının ''Banka şubelerinden kredi kullanan gerçek kişilerin sigorta kapsamına alınması ve bu kişilerin herhangi bir nedenle ölümleri halinde sözleşmede belirlenen sigorta bedelinin sözleşmede belirtilen şartlar uyarınca hak sahiplerine ödenmesi'' olarak belirlendiğini, sigortalının vefat etmesi üzerine tazminat değerlendirmesine esas olmak üzere, davalı şirkete iletilen tüm evrakların incelendiğini, inceleme neticesinde sigortalının kalp hastalığına bağlı by-pass ameliyatı geçirdiğinin tespit edildiğini, sigortalının poliçe başlangıç tarihi öncesinden gelen, sigorta kurulma aşamasında davalı şirkete beyan etmediği kalp hastalığına bağlı by-pass ameliyatı sigorta teminatı kapsamı dışında olduğundan tazminat dosyasının reddedildiğini, davalı şirketin ret kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, T.C ... Bankası AŞ' ye müzekkere yazılarak kredi borcunun ödenip ödenmediğinin, davaya muvafakat edip etmediklerinin sorulmasına, bankanın işbu davaya kayıtsız şartsız muvafakati bulunmaması halinde husumet eksikliği sebebiyle davanın reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonunda ''.... sigorta toplam teminat tutarının 952.682,42.-TL olduğu, müteveffanın ... Bankası A.Ş.'den kullandığı 6500446394 numaralı 50.000 TL tutarındaki krediyle ilgili olarak ... Emeklilik tarafından yapılan B14/1027 banka kayıt numaralı, 93913653 sertifika numaralı, 08.10.2020 tanzim tarihli Hayat Sigortası ile vefat teminat tutarının 50.000 TL olarak belirlendiği, müteveffanın ... Bankası A.Ş.'den kullandığı 14840859 numaralı 3.000 TL tutarındaki krediyle ilgili olarak ... Emeklilik tarafından yapılan B14/1027 banka kayıt numaralı, 95411630 sertifika numaralı, 03.01.2021 tanzim tarihli Hayat Sigortası ile vefat teminat tutarının 3.000 TL olarak belirlendiği, davalı ... Ve Emeklilik AŞ. Tarafından 25.03.2021 tarihinde ... Bankası Kapaklı Tekirdağ Şubesine müteveffa ... ...' nin kredi borçları nedeniyle "borçlarına yatırılmak üzere" açıklaması ile 53.000 TL havale edildiği, geriye kalan 899.685,42 TL'nin ödenmediği, bilirkişi raporlarına göre sigortalının gizlediği iddia olunan hastalık ile riziko (ölüm) arasında illiyet bağı bulunmadığı, dosya kapsamında bulunan Çorlu Devlet Hastahanesi sağlık kayıtları incelendiğinde; 05/02/2021 tarihinde vücut ağrısı öksürük ve balgam şikayeti ile hastahaneye başvuru yaptığı, tedaviye yanıt alınamadığı, PCR testinin pozitif çıkması neticesinde 09/02/2021 tarihinde yatış kararı verildiği, ölüm raporuna göre 24/02/2021 tarihinde septisemi, pnömotorax, viral pnömoni ve Covid 19'a bağlı olarak vefat ettiği, vefat sebebinin daha önce muriste olan kalp hastalıkların olmadığı tespit olunmakla, illiyet bağını ispat yükü altındaki davalı tarafın söz konusu hastalıklar ile ölüm arasındaki illiyeti ispat edemediği ancak ölüme sebep olan hastalık sağlık beyan formunda sayılan hastalıklar arasında bulunmasa da sigortalının poliçe tanziminden önce mevcut olan hastalıklarının, riskin kapsamı konusunda değerlendirme yapma hakkı bulunan sigortacıya bildirilmesi gerektiği, bu durumda uzun süredir devam eden ve ciddi sonuçları olabilen bu hastalığının, kişiyle ilgili risk değerlendirmesini sağlıklı bir kişininkinden farklı yapacak olan sigortacıya bildirilmesi gerektiği ve bildirim yapılmayışının sigortalının ihmali davranışı olmuş ise de, uzman sigortacı bilirkişi ek raporunda hayat sigorta şirketlerinde sür prim uygulaması bulunmadığını ve bunun yerine sür prim gerektirecek durumlarda poliçe talebini reddettiğini, bu nedenle sektörde TTK 1439. madde/2. fıkrasında yer alan proporsiyon indiriminin uygulanması mümkün olmadığını, sigorta şirketi riski bilseydi ve riski teminat dışı bırakmaya karar verseydi meydana gelen ölümün teminat dahilinde kalacağını ve tamamının ödenmesi gerekeceğini tespit etmesi göz önünde bulundurulduğunda davalı sigorta şirketinin vefat tazminatının tamamından sorumlu olduğu, davalı tarafça toplam 53.000,00 TL teminat tutarını murisin kredi borcuna istinaden dava dışı ...'a ödediğinden bakiye 899.685,42 TL'den TL’nin temerrüt tarihi (davacılar vekilinin sigorta şirketine başvuru tarihi) olan 10/09/2021 tarihinden itibaren itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile ile davacılara müteveffa ... ...'nin veraset ilamındaki mirasçılık payları oranında ödenmesine) '' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ 1-Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;sigortalının hastalığını gizleyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, sigortalının kapsama alınmadan evvel kalp hastalığına bağlı by-pass ameliyatı geçirdiğinin kayıt altına alındığı, öncelikle davanın reddine dair karar verilmesi gerektiği, TTK uyarınca sigortalının beyan yükümlülüğünün kasten ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı olması halinde sigortacının tazminat borcunun ortadan kalktığı, TÜİK ölüm belgesinde kalp hastalığının vefat nedeni arasında sayıldığı, T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık İstatistikleri Yıllıkları, TÜIK Nedene Bağlı Ölüm Sayısı İstatistikleri ve Türkiye Sigortalı ve Anüitant Hayat Tablolarının Oluşturulması ve Projeksiyonları projesinden veri alınarak oluşturulan proporsiyon oranlarının belirlendiği (istinaf dilekçesinde yaş gruplarına göre ortalama proporsiyon oranları belirtilmiştir. ) , proporsiyon hesabına göre yeni poliçe teminatının mevcut teminat tutarı/proporsiyon oranı formulü ile hesaplandığı ve avans faiz uygulanmasının da yerinde olmadığı belirtilmiştir. 2-Davacılar vekilinin yasal süresi içinde katılma yoluyla sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;Dava konusu edilen poliçelerin tutarı 928.625 TL olup, bunun dışında davada yer almayan ancak sigorta şirketince de ödemesi yapılmayan ve ek dava ile talep edilecek 99538977 poliçe numaralı, 29.01.2021 başlangıç tarihli 23.492,87-TL teminat bedelli, 95078066 poliçe numaralı, 21.01.2021 başlangıç tarihli 567,55- TL teminat bedelli poliçeler bulunduğu, dava konusu edilmeyen ve ödemesi yapılan poliçelere ait 53.000 TL'lik tutarın mahsubunun hatalı olduğu, dava dilekçesinde belirtilen toplam dava değerinden 53.000 TL'lik tutarı, davalıya ait ödemeden iki kez düşerek hesap hatası yaptığı, bu hatalı hesaplama sonucunda davanın 29.939,58 TL'lik kısmın haksız bir şekilde reddedildiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, hayat sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.Somut olayda davacılar murisinin kullanmış olduğu tarımsal kredisi nedeniyle, T.C ... Bankası A.Ş. arasında yapılmış olan Grup Hayat Sigorta Sözleşmesi kapsamında birden fazla "Yıllık Yenilemeli Tarımsal Kredisi Grup Hayat Sigortası" poliçeleri bulunduğu anlaşılmaktadır.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda 13.04.2023 tarih ve 2021/278 E. 2023/100 K. sayılı ilam ile davanın kısmen kabulü ile 899.685,42 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine dair karar verilmiş ve iş bu karara yönelik taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine dairemizce yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda 2023/1135 E. 2023/1083 K. sayılı ilam ile''....Davaya konu somut olayda; TKHK'nin 3/k,l maddelerinde tüketici ve tüketici işleminin tanımlandığı, davacılar murisinin tarım kredisi kullandığı, bu haliyle tüketici sayılamayacağı ve uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu açıktır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/13242 E 2016/9053 K sayılı ilamı bu yöndedir.....Kabule göre ise, Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme (ihbar) yükümlülüğünü düzenleyen 6102 sayılı TTK'nin 1435, 1439 ve 1440. maddeleri ve Yargıtay'ın yerleşik kararları ile hayat sigortalarında da uygulanmaktadır. Hatta anılan bu düzenleme, Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C-2.2. maddesi ile sözleşme hükmü halini almıştır.......Yasal düzenleme ve genel şartlar bir arada değerlendirildiğinde; sigorta ettiren, riziko şahsıyla ilgili bildiği bir hususu beyan etmemişse karine olarak kusurlu kabul edilir. Ancak beyan yükümlülüğünün ihlali nedeniyle tazminat ödenmemesi, beyan yükümlülüğünün kasten yerinde getirilmemesi ve beyan edilmeyen hastalık ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması halinde söz konusu olacaktır. Beyan edilmeyen hastalık ile ölüm arasında bağlantı yoksa bu durumda sigortacının ödenen primle, ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini ödemesi gerekmektedir. İş bu nedenle, bu hususun yargılama yapılırken nazara alınması ve dava konusu edilen poliçeler yönünden haklılık durum ve oranının araştırılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olup, ilk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) görülüp sonuçlandırılmış olması istinaf sebebi olarak gösterilmese de, görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan, taraf vekillerinin sair istinaf sebepleri şimdilik incelenmeksizin, kararın 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.3 bendi uyarınca kaldırılmasına'' dair karar verilmiştir. Kaldırma kararından önce düzenlenen bilirkişi raporları ve yapılan tespitler:SMMM uzmanı ..., Prof. Dr. ...ve Sigorta tahkim itiraz hakemi bilirkişisi... tarafından düzenlenen 11.01.2023 tarihli raporda özetle: ''... Müteveffa ... ...'nin ölüm nedeni ile geçirdiği baypas ameliyatı arasında bir bağ bulunmadığı, hastanın vefatının daha önceki mevcut olan bir hastalığa bağlı gerçekleşmediği,Müteveffanı ölüm sebebi ile by-pass ameliyatı olması arasında illiyet bağı olmadığı için TTK 1439. maddenin uygulama alanı bulunmadığından davacı tarafın davalıdan hayat sigortası kapsamında talepte bulunabileceği,Müteveffanın ... Bankası A.Ş.'den kullandığı 6500446394 numaralı 50.000 TL tutarındaki krediyle ilgili olarak ... Emeklilik tarafından yapılan B14/1027 banka kayıt no.lu, 93913653 sertifika numaralı, 08.10.2020 tanzim tarihli Hayat Sigortası ile vefat teminat tutarının 50.000 TL olarak belirlendiği, Müteveffanın ... Bankası A.Ş.'den kullandığı 14840859 numaralı 3.000 TL tutarındaki krediyle ilgili olarak ... Emeklilik tarafından yapılan B14/1027 banka kayıt no.lu, 95411630 sertifika numaralı, 03.01.2021 tanzim tarihli Hayat Sigortası ile vefat teminat tutarının 3.000 TL olarak belirlendiği,Davalı ... Ve Emeklilik AŞ. Tarafından 25.03.2021 tarihinde ... Bankası Kapaklı Tekirdağ Şubesine müteveffa ... ...' nin kredi borçları nedeniyle "BORÇLARINA YATIRILMAK ÜZERE" açıklaması ile 53.000 TL havale edildiği,Hayat sigortası, meblağ sigortası olduğu için davalının sorumluluğu, hayat poliçesindeki teminat tutarı kadar olduğundan ve davalı nezdindeki hayat sigortası poliçelerinin dökümü yukarıda olup toplam teminat tutarının 952.682,42.-TL olduğu için bu çerçevede, davalı yanca anılan poliçelere istinaden toplam 53.000.-TL ödemenin mahsubu ile davalının davacılara karşı bakiye sorumluluğunun 928.625,00-TL olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. '' belirtilmiştir. Kaldırma kararından sonra düzenlenen bilirkişi raporları ve yapılan tespitler:Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 28.09.2024 tarihli ek raporda, sektörde TTK m.1439/2 maddesinde yer alan proporsiyon indiriminin uygulanmasının mümkün olmadığı, şirketlerin portföylerinde aynı risk için uygulanan sürprim tahsilatı bulunmadıkça, risk gerçekleştikten sonra sürprim kararı verilmesinin sigortacılık tekniğine uygun olmadığı, sürprim uygulamasının şirket yönetim kararı olduğu, herhangi aktüerya hesaplamaya dayanmadığı, sigorta şirketi riski bilseydi ve riski teminat dışı bırakma kararı verseydi meydana gelen ölümün teminat dahilinde kalacağı ve tazminatın tamamının ödenmesi gerekeceği ve hayat branşında uzman aktüer uzman bilirkişi tarafından da değerlendirme yapılması gerektiğine dair görüşte bulunulmuştur. Mahkeme tarafından hayat sigortasında uzman bilirkişiden rapor alınmasına yönelik ara karar oluşturulmuş ve Dr. ...tarafından düzenlenen 02.05.2025 tarihli rapor dosyaya sunulmuştur. Anılan raporda özetle, ... ...'nin Covid 19 nedeniyle 24.02.2021 tarihinde vefat etmesi nedeniyle sigorta ettirenin beyan yükümlülüğünün ihlali koşulları dikkate alındığında sigortacılık ilkelerine göre %50 oranında kusurlu olarak kabulü ile, davacıların talep edebileceği tazminat miktarının 423.342,71 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile, 899.685,42 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara müteveffa ... ...'nin veraset ilamındaki mirasçılık payları oranında ödenmesine dair karar verilmiş olup taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:6102 sayılı TTK'nun 1435. maddesinde "(1) Sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır.",TTK'nun 1436. maddesinde "(1) Sigortacı sigorta ettirene, cevaplaması için sorular içeren bir liste vermişse, sunulan listede yer alan sorular dışında kalan hususlara ilişkin olarak sigorta ettirene hiçbir sorumluluk yüklenemez; meğerki, sigorta ettiren önemli bir hususu kötüniyetle saklamış olsun. (2) Sigortacı, liste dışında öğrenmek istediği hususlar varsa bunlar hakkında da soru sorabilir. Söz konusu soruların da yazılı ve açık olması gerekir. Sigorta ettiren bu soruları cevaplamakla yükümlüdür.",TTK'nun 1437. maddesinde "(1) Tazminat ve bedel ödemelerinde, bildirilmeyen veya yanlış bildirilen bir husus ile rizikonun gerçekleşmesi arasındaki bağlantı, 1439 uncu maddede öngörülen kurallar uyarınca dikkate alınır.",TTK'nun 1439. maddesinde "(1)Sigortacı için önemli olan bir husus bildirilmemiş veya yanlış bildirilmiş olduğu takdirde, sigortacı 1440. maddede belirtilen süre içinde sözleşmeden cayabilir veya prim farkı isteyebilir. İstenilen prim farkının on gün içinde kabul edilmemesi hâlinde, sözleşmeden cayılmış kabul olunur. Önemli olan bir hususun sigorta ettirenin kusuru sonucu öğrenilememiş olması veya sigorta ettiren tarafından önemli sayılmaması durumu değiştirmez. (2) Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder." düzenlemeleri yer almaktadır.Poliçenin tanzim edildiği tarih ve riziko tarihinde geçerli olan Hayat Sigortaları Genel Şartlarının C.2 maddesinde "Sözleşmenin Yapılması Sırasındaki Beyan Yükümlülüğü" başlığı altında;"2.1-Sigortacı, bu sözleşmeyi, gerek sigorta ettiren gerekse bilgisinin olduğu hallerde hayatı sigorta edilenlerin ve temsilci aracılığıyla sigorta yapılıyorsa temsilcinin de beyanını esas tutarak yapmıştır.2.2-Gerek sigorta ettiren gerekse sigortalı ve temsilci, sigorta sözleşmesinin yapılması sırasında kendisince bilinen ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleribildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlali halinde, sigortacı durumu öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sözleşmeden cayabilir veya sözleşmeyi yürürlükte tutarak sekiz gün içinde prim farkını talep edebilir. Ancak, sigortacının bildirilmemiş, eksik veya yanlış bildirilmiş olan hususları bilmesi veya ihbar etmemenin ya da yanlış ihbar etmenin kusura dayanmaması halinde cayma caiz değildir. Bu durumda rizikonun kabul edildiğinden daha yüksek olması nedeniyle daha fazla bir prim alınması gerekiyorsa sigortacı durumu öğrendiği tarihten itibaren sekiz gün içinde prim farkını talep edebilir.Sigorta ettiren, talep edilen prim farkını kabul ettiğini sekiz gün içinde bildirmediği takdirde sözleşmeden cayılmış olur. Ancak, prim farkının kabul edilmemesi nedeniyle sözleşmeden cayılması sigortacının gerçeğe aykırı veya eksik beyanı öğrendiği tarihten itibaren bir aylık süre içinde söz konusudur.Beyan yükümlülüğünün kasıtlı ihlalinde sigortacı riziko gerçekleşmiş olsa bile sözleşmeden cayabilir ve prime hak kazanır. Kastın söz konusu olmadığı durumlarda riziko; sigortacı durumu öğrenmeden önce veya sigortacının cayabileceği veya caymanın hüküm ifade etmesi için geçecek süre içinde gerçekleşirse, sigortacı tazminatı o tazminata ilişkin olarak tahakkuk ettirilen prim ile tahakkuk ettirilmesi gereken prim arasındaki orana göre öder. 2.3-Cayma veya prim farkını talep etme hakkı süresinde kullanılmadığı takdirde düşer.2.4-Sözleşme akdedilmesinden itibaren aralıksız veya itirazsız olarak iki yıl süreyle yürürlükte kalmışsa artık sigortacı sözleşmeden cayamaz ancak durumu öğrendiği tarihten itibaren sekiz gün içinde prim farkını talep edebilir. Ancak, sigortalı talep edilen prim farkını kabul etmezse rizikoya ilişkin olarak alınan prim ile alınması gereken prim arasındaki oran çarpılır çıkan miktar tazminat olarak ödenir.2.5-Eksik ve yanlış beyan fazla prim alınmasına neden olmuşsa, fazla alınan miktar sigorta ettirene gün esası üzerinden iade olunur." hükmü düzenlenmiştir.Yasal düzenleme ve genel şartlar bir arada değerlendirildiğinde; sigorta ettiren, riziko şahsıyla ilgili bildiği bir hususu beyan etmemişse karine olarak kusurlu kabul edilir. Ancak beyan yükümlülüğünün ihlali nedeniyle tazminat ödenmemesi, beyan yükümlülüğünün kasten yerinde getirilmemesi ve beyan edilmeyen hastalık ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması halinde söz konusu olacaktır. Beyan edilmeyen hastalık ile ölüm arasında bağlantı yoksa bu durumda sigortacının ödenen primle, ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini ödemesi gerekmektedir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 05/02/2021 tarih 2020/239 E. 2021/846 K. sayılı ilamı; "... Somut olayda, sigortalı tarafından hayat sigortası başvuru formlarında söz konusu rahatsızlıkların beyan edilmediği, poliçeden önce beyin kanaması geçirdiği ve hipertansiyon hastalığı olduğunun bildirilmediği anlaşılmıştır.Bu itibarla; doğrudan ölüm sebebi olmasa da, ölümle sonuçlanan önceki kronik hastalıkların, riskin kapsamı konusunda değerlendirme yapma hakkı bulunan sigortacıya bildirilmesi gerektiği açıktır.Buna göre murisin bildirmediği hastalık ile ölüm arasında doğrudan illiyet bağı bulunmadığının anlaşılması halinde, poliçe tanzimi sırasındaki beyan yükümlülüğü kasten ihlal edilmemiş olup davanın tümden reddi gerekmez ise de, (sigortalının kasıtlı olarak sağlık durumunu gizlemesi haricinde) sigortacının sorumluluğunu ağırlaştıran ve daha fazla prim almasını gerektiren bir halin varlığında teminatın indirilmesi gerektiğinden, murisin bu hastalığının belirtilmesi halinde ödenmesi gereken prime göre proporsiyon hesabı yapılarak sonucuna göre tazminat hesabının yapılması gerekmektedir." şeklindedir.Davacılar vekilinin sunduğu istinaf sebeplerinin incelenmesi:Çorlu 4. Noterliği tarafından düzenlenen 2 Mart 2021 tarih ve 01293 yevmiye numaralı mirasçılık belgesinde, sigortalı ... ...'nin mirasçıları olarak ... ... (3 pay), ... ... (3 pay) ve ... ... (2 pay) olarak belirtilmiş ve ... Bankası Ergene /Tekirdağ şubesi tarafından mahkemeye gönderilen 13.04.2022 tarihli yazıda, kredilerden dolayı herhangi bir borcun kalmadığı bildirilmiştir. Somut davada, sunulan dava dilekçesinde , müteveffanın sağlığında çiftçilikle uğraşmakta olup mesleğinin icrası için gerekli ekipman ve tohum, ilaç vb. ihtiyaçlar nedeniyle farklı zamanlarda farklı bankalardan kredi kullanmış ve kullanmış olduğu kredileri kapsayan hayat sigortaları yaptırdığı, uyuşmazlık konusu olan ... Bankası'ndan kullanmış olduğu kredilere ilişkin de hayat sigortasında yer alan teminatların ödenmesi için ... Bankası Ergene Şubesi üzerinden davacılar tarafından başvuruda bulunulduğu ve fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak üzere 19.08.2020 tarihli 23.000 TL bedelli, 19.08.2020 tarihli 161.000 TL bedelli, 19.08.2020 tarihli 322.000 TL bedelli,19.08.2020 tarihli 119.600 TL bedelli, 19.08.2020 tarihli 15.525 TL bedelli 22.10.2020 tarihli 287.500 TL bedelli olmak üzere toplam 928.625 TL vefat tazminatı alacağı mevcut olduğunu belirterek eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 99538977 poliçe numaralı, 29.01.2021 başlangıç tarihli 23.492,87-TL teminat bedelli ve 95078066 poliçe numaralı, 21.01.2021 başlangıç tarihli 567,55- TL teminat bedelli poliçelerin dava konusu yapılmadığını, mahkeme tarafından dava konusu edilmeyen ve ödemesi yapılan poliçelere ait 53.000,00 TL lik ödemenin mahsup işleminin yapıldığı ileri sürülmüştür. İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında ''... davalı tarafça toplam 53.000,00 TL teminat tutarını murisin kredi borcuna istinaden dava dışı ...'a ödediğinden'' denilmek suretiyle yapılan ödemelerin belirlenen teminat bedelinden tenzili yapılmıştır. Ancak, murisin birden fazla banka ile tarım kredisi sözleşmesi düzenlediği ve kredileri kapsayan hayat sigortaları yaptırdığı nazara alınarak, öncelikle dava konusu edilen ... Bankasından çekilen krediler için düzenlenen poliçeler , hayat sigorta sözleşmeleri uyarınca inceleme yapılmalı, bu poliçelerden dolayı ödeme olup/olmadığı şüpheye mahal bırakılmaksızın tespit edilerek ve yapılan ödeme var ise düşümü yapılarak varılacak sonuç dairesinde tazminat alacak miktarı hesaplanmalıdır. Mahkeme kararında 53.000 TL ödemenin dava konusu edilen kredilere ilişkin olup/olmadığı ise değerlendirilmemiştir.Bu yönüyle, davacı tarafın sunduğu istinaf sebebinin yerinde olduğuna karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafın sunduğu istinaf sebeplerinin incelenmesi:T.C. Sağlık Bakanlığı Çorlu Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen ''Ölüm Belgesi'nde, ''ölüm nedeni'' bölümünde, '' doğrudan ölüme sebep olan hastalık veya durum'' (önceki nedenler)A)a41.8 Septisemi,diğer Tanımlanmış2 GünB)j93.pnömotoraks2 GünC)j12.8 Viralpnömoni, Diğer17 GünD)u07.3 Covid-1917 GünBölüm Iı :bt Sonucu Covid 19 Uyumlu (+)pcr Sonucu (+) Ve Kliniği Uyumlu Olan Hasta :17 ... Mellitus+hipertansiyon+koroner Arter Hastalık 10 Yıl olarak belirtilmiştir. 11.01.2023 tarihli bilirkişi heyetinde yer alan Kalp Ve Damar Cerrahisi,Periferik Damar Cerrahisi hekim bilirkişi Prof Dr ...tarafından düzenlenen raporda , sigortalının koroner arter hastalığına bağlı olarak 10 yıl önce baypas ameliyatı geçirdiği, yapılan değerlendirmede ölüm nedeni ile geçirdiği baypas ameliyatı arasında bir bağ bulunmadığı , vefatın daha önce mevcut olan bir hastalığa bağlı olarak gelişmediğini belirttiği anlaşılmaktadır. Dosya arasına alınan Sigorta /Sağlık Beyan ve Sertifika Talep Formu'nda, ''Kalp hastalığına bağlı olarak bir ameliyat oldunuz mu ?(Kalp Ameliyatı:By-Pass , Aort Anevrizma ve Diseksiyon, Kalp Kapak Hastalığı, Emboli ve Doğumsal kalp hastalıkları ameliyatlarını içermektedir.' yazılı olup, cevaplar bölümünde ise el yazısı ile '' Hayır'' yazıldığı ve sayfaların imzalandığı tespit edilmiştir. Yukarıda yer alan bilgiler ışığında , sigortalının bildirilmeyen hastalık ile ölüm arasında illiyet bağının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda ise, yani muris tarafından varsa bildirilmeyen hastalık ile ölüm arasında illiyet bağı olmadığının tespiti durumda 6102 sayılı TTK 1439/2 son fıkrası uyarınca irdelenmesi gerekecektir. Bildirilmeyen hastalığın, sigortacının sözleşmesini daha ağır şartlarla yapmasına neden olup/ olmayacağı, emsal Yargıtay kararları uyarınca 6102 sayılı TTK 1439/2 son hükmü uyarınca ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alınarak (proporsiyon hesabı) davalının ödeyeceği sigorta tazminatı miktarının bulunup bulunmadığı hususunda ayrıntılı, denetime elverişli gerekçeli rapor aldırılarak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Dosya arasına alınan raporlar belirlenen niteliğe haiz olmadığı için hükme esas alınarak karar verilmesi yerinde değildir. İş bu nedenle, davalı tarafın tazminat miktarının hesaplanmasına dair sunduğu itirazlar yerindedir. Hükmedilen tazminata avans faiz uygulanmasına yönelik sunulan istinaf sebepleri incelendiğinde ise, yukarıda açıklandığı üzere müteveffanın kullanmış olduğu kredinin tüketici kredisi değil tarım kredisi olduğu ve 6502 sayılı Yasa hükümleri kapsamında değerlendirilecek olsa bile TTK 19/1 madde uyarınca davalı tacirin adi alanı olmadığından, tüm işleri ticari olmakla borçlarının da ticari olması ve bu nedenle de TTK 19/2 maddesi gereğince davacı taraf için de iş ticari olduğundan aleyhine talep edilmiş ise TTK 9.madde uyarınca avans faizine hükmedilmesi gerekeceği, aynı hususun somut dosyadaki tarım kredisine bağlı hayat sigortası için de geçerli olduğundan somut davada hükmedilecek tazminat bedeline avans faiz uygulanması yerinde olup, bu konuya ilişkin aksi yönde sunulan istinaf sebebinin reddine dair karar verilmiştir.Açıklamalar ışığında; davalı ve davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmekle 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nun 353/(1)-a.6. maddesi gereğince mahkemece, yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine, karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin ayrı ayrı yapmış olduğu istinaf başvurusunun KABULÜ ile Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/705 E. 2025/311 K. Sayılı 01/07/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 4-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/11/2025