7. Hukuk Dairesi 2011/3640 E. , 2011/7576 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 119 ada 1 parsel sayılı 12871,16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın k
**7. Hukuk Dairesi 2011/3640 E. , 2011/7576 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 119 ada 1 parsel sayılı 12871,16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tarım arazisi vasfıyla davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgiler eşliğinde saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Yargılama sırasında dava ve temyize konu taşınmazın dere yatağının güneyinde kaldığı belirlenmesine göre mahkemece dava konusu taşınmazın aktif dere yatağı olup olmadığı tartışılmadan hüküm kurulması isabetsizdir. Öte yandan mahkemece dava ve temyize konu 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tarım arazisi olduğu, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı kişi yararına gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm verilmiş ise de, mahkemece yapılan inceleme ve araştırması da hüküm vermeye yeterli değildir. Somut olayda sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece dava konusu 119 ada 1 parsel sayılı taşınmaza komşu adalar içerisinde kalıp dava konusu taşınmaza doğudan ve kuzeyden komşu yollardan sonra gelen taşınmazların geniş kapsamlı çap örnekleri, tutanak ve varsa dayanakları kayıtlar getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri, tanıklar ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, yeniden yapılacak keşifte uzman bilirkişi tarafından sunulan 24.12.2010 tarihli krokili raporda dava konusu 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün taşınmazın sınırında bulunan derenin devamı niteliğinde aktif dere yatağı olup olmadığı, derenin etkisi altında kalıp kalmadığı jeolog bilirkişi marifetiyle araştırılmalı, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazların fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu, nizalı taşınmaz ile mera parseli arasında ayırıcı unsurun bulunup bulunmadığı ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazların toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, dava konusu 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde mera veya aktif dere yatağı olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, böylece davaya konu taşınmazın mera olup olmadığı, meradan kazanılıp kazanılmadığı, aktif dere yatağı olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.