11. Hukuk Dairesi 2023/354 E. , 2024/5019 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/34 Esas, 2022/1995 Karar HÜKÜM : Ret, kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/107 E., 2020/175 K. BİRLEŞEN DAVA : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/362 E. Taraflar arasındaki asıl endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü, birleşen tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulma
**11. Hukuk Dairesi 2023/354 E. , 2024/5019 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/34 Esas, 2022/1995 Karar HÜKÜM : Ret, kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/107 E., 2020/175 K. BİRLEŞEN DAVA : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/362 E. Taraflar arasındaki asıl endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü, birleşen tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, tazminat davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı, birleşen davada davacı United vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı, birleşen davada davalı Dikici vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin 1987 yılında Dikici Tekstil adı altında aile şirketi olarak kurulduğunu, kendi üretimini ve satışını yaptığını, davalı tarafın davacı müvekkiline karşı, kendilerine ait dava konusu 2017/06198-14 sıra sayılı tasarıma tecavüz iddialarıyla Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/20 D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti davası ikame ettiğini, davalı tarafın kötü niyetli ve hukuka aykırı şekilde tescil ettirdiği 2017/06198 sayılı tasarımı ile davacı şirketi bu tür hukuki işlemlerle rahatsız ettiğini, ticari itibarını zedelediğini, müvekkilinin davalı yana ait 27.09.2017 tescil tarihli, 2017/06198-14 sıra sayılı tasarıma konu ürünlerin genel görünümleri itibariyle birebir aynılarını, tasarımın başvuru tarihinden çok önce kamuya sunulduğunu, davalı tarafa ait tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterine haiz olmadığını iddia ederek davalı adına 27.09.2017 tarih, 2017/06198-14 tescil numarası ile tescil edilen "desen" isimli tasarımlarının sicilden terkin edilerek hükümsüzlüklerine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkiline ait tasarım desenlerinin müvekkilinden izin alınmadan kullanılarak üretildiğini, piyasaya sürüldüğünü, bu durumun müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek tasarıma tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini ve verilecek hüküm özetinin ilânını talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tasarımın, gerek estetik görüntüsü gerek kullanılan madde ve üretim teknikleri ile birlikte değerlendirildiğinde kamuya arz edilen diğer tasarımlardan tamamen farklı olduğunu, zira kullanılan renk, doku, desen tasarımı, örgü ve ham maddesi birlikle değerlendirildiğinde, müvekkili firmanın üretmekte olduğu kumaşların yeni ve tüketici nazarında ayırt edici özelliklere sahip olduğunu, kabul gören tasarımın farklı firmalarca taklitlerinin satışının gerçekleştirilmesinin davada hükümsüzlük gerekçesi olarak gösterildiğini, ancak davacının iddiasının aksine tekstil piyasasında pek çok firma tarafından tescilli ürünlerin kullanılıyor olmasının, davacı tarafın iddia ettiği gibi tasarımın yenilik arz etmediğini değil, diğer firmalarca da tasarım hakkına tecavüz edildiğini gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 12.02.2018 tarihinden itibaren 2018/0914 sayılı, "Desen" başlıklı tasarımın tescilli sahibi olduğunu, müvekkilinin tescilli tasarımının davacının tasarımına tecavüz etmediği gibi davacı tarafa ait tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının davacıya ait 2017/06198-14 tescil numarası ile tescilli endüstriyel tasarımından doğan haklarına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, bu kapsamda Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/20 D. İş sayılı dosyası ile tespiti yapılan kumaşlar üzerinde davacı tarafa mülkiyet hakkı tanınmasına, bu ürünlerin üretimine münhasıran ayrılmış araç bulunmadığı anlaşıldığından araçlar yönündeki talebin reddine, tecavüz oluşturan ürünlerin ithal veya ihracına ilişkin bir delil bulunmadığından gümrük sahalarında el koyma taleplerinin reddine, davacının seçimlik hakkına göre tecavüz konusu ürünlerden davalının kârının bulunmadığı anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, koşulları oluşmayan itibar tazminatı talebinin reddine, hüküm özetinin masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle ülke çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilânına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı, birleşen davada davalı Dikici vekili istinaf dilekçesinde özetle; yenilik incelemesinin kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle bilirkişilerce sunulan deliller haricinde de inceleme yapılmasının zorunlu olduğunu, bilirkişilerin tasarımın yeni olduğunu dayandırdıkları görselleri dahi rapora dahil etmediğini, Google arama motoruna balıksırtı kumaş anahtar sözcüğü yazıldığında, 270.000 adet sonuca ulaşıldığını, harcıalem olduğunu, rapor içeriğinde yalnızca delil dilekçesindeki delillerin incelendiğini, davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığını, ayırt edici özellik yönünden bilgilenmiş kullanıcının dikkate alındığını, bilgilenmiş kullanıcının iki kumaş arasındaki farkı ayırt edemeyeceğinden Mahkemece korunup korunamayacağına karar verileceğini, kumaş tasarımlarının hukuki korumasında malzemenin de tasarımda dikkate alınması gerektiğini, bunun yanında hedef kitlenin özelliği, işlev, günün modası, üretim şartları, maliyet gibi etkenlerin birbiriyle bağlantılı olduğunu, kumaş desen tasarımlarında, tasarımcının yeni bir kumaş deseni/türü yaratırken alelade olmayan, özgün ve orijinal ürünler tasarlaması gerektiğini, bilinen kumaş deseni tasarımında küçük değişiklikler yaparak geliştirilen tasarımların yeni ve ayırt edici olduğundan söz edilemeyeceğini, dava konusu tasarımın balıksırtı kumaş türüne dahil tasarım olup yapısal özelliğine göre değerlendirilmesi gerektiğini, balıksırtı kumaş tasarımının en önemli özelliğinin, iç içe açı görünümünde olan dağınık veya simetrik biçimdeki geometrik yapılardan oluşması olduğunu, benzerlik incelemesinde kumaşın zemininde yer alan düz desenler ve kumaşın renk tonu değil, kumaş üzerinde dağınık biçimde yer alan iç içe geçmiş paralel çizgilerin dikkate alınması gerektiğini, ayırt edici nitelikte kumaş türünün örgü ya da dokuma kumaş olmasının öneminin bulunmadığını, geometrik yapıların olmadığı desen türünün zaten balıksırtı kumaş deseni olarak nitelendirilemeyeceğini, kumaş deseninin balıksırtı kumaş deseni olarak kabul edilebilmesi için kumaş üzerinde balık iskeleti biçiminde birbirine paralel ve çapraz çizgilerin yer alması gerektiğini, bu çizgilerin homojen ya da homojen olmayan biçimde kullanılmasının önemsiz olduğunu, ilk bilirkişi raporunda 2 adet internet sitesinde yer alan tasarımlar ile dava konusu tasarım arasında yapısal benzerlik bulunduğunun beyan edilmesine rağmen 12.07.2019 havale tarihli raporda benzerlik tespitinin göz ardı edildiğini, dava konusu tasarım tescilinin yenilik incelemesi yapılmadan incelemesiz sistemden yararlanılarak tescil edildiğini, hükümsüzlük kararı verilmesi hâlinde hiç doğmamış sayılacağını, birleşen dava bakımından bilirkişilerce davalı, birleşen dosya davacısına ait 2017/06198-17 numaralı tasarım ile davalı ürünleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı izlenimde ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak algılandıkları görüşünün beyan edildiğini, raporun sonuç kısmında 2018/20 D. İş sayılı dosyası kapsamında aldırılan rapora atıf yapılmışsa da tespit raporunda tasarımlar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, tasarım hakkına tecavüz oluştuğu, müvekkilinin maddi ve manevi zarara sebebiyet verdiği şeklinde ifadelere yer verilmediğini, keşif sırasında dava konusu kumaşa benzer hiçbir kumaşın müvekkiline ait işyerinde bulunmadığının tespit edildiğini, tespit raporunda, tescilli kumaş desenleri ile müvekkiline ait işyerinde bulunan kumaş deseni arasında genel görünüm yönünden ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığının beyan edildiğini, tecavüz koşullarının gerçekleşmediğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinin beşinci fıkrası ile bilgilenmiş kullanıcı üzerinde iki tasarımın bıraktığı genel izlenimin "belirgin" şekilde farklı olması gerekliliğinin ortadan kalktığını, sadece farklı olmasının yeterli olduğunu, kıyaslama yapılırken genel intibaya bakılması gerektiğini, bir tasarımda değişikliğe gidilerek meydana getirilen sonraki tasarımın genel görünümü, esaslı bir şekilde öncekinden farklı ise sonraki tasarım ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıklarının kabul edileceğini, bilirkişinin defterler ve faturalar üzerinde yaptığı incelemede, kumaş satışına rastlanmadığının, bu nedenle hesaplama yapılamadığının beyan edildiğini, tecavüz fiilinin gerçekleşmediğinin bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak asıl davanın kabulünü, birleşen davanın reddini istemiştir. 2.Davalı, birleşen davada davacı United vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin yargılamada, davalı ürünlerinin müvekkilinin tescilli tasarımı ile benzer olarak algılandığının tespitine ilişkin raporu hükme esas aldığını, D. İş dosyası ile tespiti yapılan 21 top kumaş yönünden mülkiyet hakkı tanımışsa da tasarıma konu ürünlerin davalı kayıtlarında görülmemesinden dolayı maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hakkaniyet ile bağdaşmadığını, davalı ile müvekkili firmanın da iş yaptığı Merkez Çelik A.Ş. arasında var olan ticari ilişkinin, ciro miktarının (43.726.494,40 TL) ve oluşan karlılığın (1.964.705,71 TL) rapora yansıdığını, müvekkili tarafından aynı firmaya yapılan ürünün davalı firma tarafından taklit edildiği hüküm altına alınmışken davalının "21 top üretildi başka üretilmedi" beyanı ile yetinilerek alıcısı olan Merkez A.Ş.'ye bu durumun sorulması talepleri karşılanmadan eksik incelemeye dayalı rapor ile kurulan hükmün yerinde olmadığını belirterek Mahkeme kararının ve 10.000,00 TL manevi tazminata ilişkin kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece alınan denetime elverişli raporlar ile dosyaya delil olarak bildirilen internet sitelerindeki desen tasarımları, bilirkişilerce re'sen yapılan araştırmalarda bulunan desen tasarımları ile tescilli tasarımın karşılaştırılmasında, benzer tasarıma rastlanmadığı tespit edilmekle davaya konu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu, hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı, birleşen davada davalı Dikici vekilinin asıl davaya yönelen istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, Mahkemece alınan 12.07.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda, tespit raporundaki hukuki değerlendirme değil, dosyaya alınan ürün örneğinin incelendiği, gül kurusu renk kumaş örneği ile davalı tasarımı karşılaştırıldığında, her iki desenin birbirine bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattıkları genel izlenim bakımından ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak algılandıkları, davacı deposunda bulunan 21 topluk desenin, davalı adına tescilli 2017/06198-14 nolu tasarımın tescili koruma kapsamına girdiği beyan edilmekle tasarıma tecavüzün tespiti, men ve ref'ine karar verilmesi talebinin kabulü kararının yerinde olduğu, bu nedenle davacı, birleşen davada davalı Dikici vekilinin bu yöne ilişen birleşen davaya yönelik istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/20 D. İş dosyasında davalı adresinde 28.02.2018 tarihinde tespit yapıldığı, davanın 02.03.2018 tarihinde açıldığı, iki günlük ihlal süresi içerisinde davalının ileri sürülen şirkete ürün satışı yaptığının ve ihlal süresinden önce 27.09.2017 başvuru tarihli "desen tasarımının" tescilli olduğunu bildiği/bilmesi gerektiğinin ispatlanamadığı, davacı, birleşen davada davalı vekilinin de, davanın tümüyle reddi gerektiğini ileri sürdüğü, bu talebin maddi ve manevi tazminat talebine de yönelik olduğu, tazminat talebinde tecavüz edenin tasarımın bir başkası adına tescilli olduğunu bildiği/bilmesi gerektiğinin ispatlanamadığı gibi ihlal süresi de dikkate alındığında, maddi tazminat talebi ile manevi tazminat taktirinin yerinde olmadığı kanaatiyle tazminata yönelik olarak davalı, birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerektiği, davacı, birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise yerinde olduğu gerekçesiyle davalı, birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı, birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının davacıya ait 2017/06198-14 tescil numarası ile tescilli endüstriyel tasarımından doğan haklarına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, bu kapsamda Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/20 D. İş sayılı dosyası ile tespiti yapılan kumaşlar üzerinde davacı tarafa mülkiyet hakkı tanınmasına, bu ürünlerin üretimine münhasıran ayrılmış araç bulunmadığı anlaşıldığından araçlar yönündeki talebin reddine, tecavüz oluşturan ürünlerin ithal veya ihracına ilişkin bir delil bulunmadığından gümrük sahalarında el koyma taleplerinin reddine, davacının maddi tazminat talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin reddine, koşulları oluşmayan itibar tazminatı talebinin reddine, hüküm özetinin masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle ülke çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilânına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı, birleşen davada davalı Dikici vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek yeniden yargılama yapılarak birleşen davanın bütünü ile reddini istemiştir. 2.Davalı, birleşen davada davacı United vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerinin tekrar ederek ve manevi tazminata ilişkin talebin tümden reddinin de doğru olmadığını, istinaf yargılamasında vekâlet ücretlerine yanlış hükmedildiğini, kanun değişikliklerinin dikkate alınmadığını, kazanılmış hak kavramının yanlış yorumlandığını, yerel Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın taraflarına ödenmesine karar verildiğini, Mahkemenin bu hükmünü birleşen dava için tamamen istinaf ettiklerinden istinaf taleplerinin tazminat tutarına göre hesaplanan yargılama gideri ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretini de kapsadığını, vekâlet ücret kalemlerinin ayrıca istinaf edilmemesinin birleşen davalı açısından kazanılmış hak oluşturmayacağını, buna karşın manevi tazminat taleplerinin, tecavüz olgusu tespit edilmiş olmasına karşın haksız ve mesnetsiz olarak istinaf yargılamasında kaldırıldığı gibi müvekkili aleyhine vekâlet ücretine haksız olarak hükmedildiğini, maddi, manevi tazminatların reddi halinde Mahkemece hükmedilen vekâlet ücreti hususunda, bu vekâlet ücretlerinin maktu tutarı geçemeyeceği gözetilmeden davalının kazanılmış hakkı olduğu belirtilerek karar bozulmadığı gibi hükmedilen hatalı vekâlet ücretlerinin düzeltilmediğini, kanunlarda dahi düzenlenmeyen vekâlet ücretine hükmolunduğunu, davalıya hükmedilen vekâlet ücretinin davacının vekâlet ücretini geçemeyeceği hususunun da göz ardı edildiğini, hükmün tazminatlar yönünden istinaf edildiğini, buna göre hesaplanan vekâlet ücreti miktarının istinaf dışında tutulduğunun kabulünün mümkün olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü, birleşen dava ise tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.