T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1682 - 2025/1556 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1682 KARAR NO : 2025/1556 KARAR TARİHİ : 31/10/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 02/01/2020 KARAR TARİHİ : 08/07/2025 NUMARASI : 2023/…
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1682 - 2025/1556 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1682 KARAR NO : 2025/1556 KARAR TARİHİ : 31/10/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 02/01/2020 KARAR TARİHİ : 08/07/2025 NUMARASI : 2023/332 Esas - 2025/622 Karar DAVACI : EGEMEN NALBURİYE HIRDAVAT İNŞAAT MALZEMELERİ VE TAAHHÜT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - 0... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : MTF YAPI MALZEMELERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan ilamsız icra takibine vâki itirazın iptâli HÜKÜM : Kararın kaldırılması yeniden hüküm kurulması İSTİNAF EDEN : Davacı vekili Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan ilamsız icra takibine vâki itirazın iptâli davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile dava dışı Kimtaş Kireç San. TİC. A.Ş. arasında montaj, demontaj, imalat, yevmiye, çelik konsrüksiyon işleri, bakım onarım, malzemeli imalatlı montajlı işlerini kapsayan yapım sözleşmesi imzalandığını, vekil eden şirket tarafından davadışı Kimtaş Kireç San. Tic. A.Ş. ile aralarında yapılan sözleşmede taahhüt edilen işlerin bir kısmının davalı Mtf Yapı Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti. yapılması için sözleşme imzalandığını, sözleşme bedelinin ödendiğini, davalı tarafından üstlenilen işin ayıplı ve eksik yapılması sebebiyle bu işlerin dava dışı üçüncü kişilere yaptırılarak toplamda 65.596,25 TL fatura düzenlendiğini, bunun için Gebze 4. İcra Müdürlüğü’nde 2019/41470E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine süresinde haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazının iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin davacı şirkete proforma faturada belirtilen makine ve teçhizatı üreterek teslim ettiğini, ayıp ihbarında bulunulmadığını, sözleşmede garanti süresinin bulunmadığını, vekil edenin sözleşmedeki edemini yerine getirdiğini, kullanımdan kaynaklı hatalardan sorumlulukları olmadığı belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; "Davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı Kimtaş Kireç San. Tic. A.Ş. arasında montaj, demontaj, imalat, yevmiye, çelik konsrüksiyon işleri, bakım onarım, malzemeli imalatlı montajlı işlerini kapsayan yapım sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket tarafından davadışı Kimtaş Kireç San. Tic. A.Ş. ile aralarında yapılan sözleşmede taahhüt edilen işlerin ekte sunulan Teknik Şartname’de belirtilen kısımlarının yapılması için davalı Mtf Yapı Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti. ile taraflarınca anlaşıldığını, ancak taahhüt edilen şekilde ve ya hiç yapılmayan işlerin; "1-Teknik Şartname tüm özellikleri açıkça yazılı olan Bant Konveyör Davalı şirket tarafından yapılmış ancak şartnamedeki özellikleri taşımamaktadır. Bank Konveyör yapıldıktan kısa bir süre sonra yırtılmıştır. Bu durum Davalı firmaya tarafımızca bildirilmesine ve Teknik Şartnamede de 2 yıl garanti verilmiş olmasına rağmen tamiratı yapılmamıştır. Müvekkil Şirket tarafından Kimtaş Kireç San. TİC. A.Ş firmasına işin eksiksiz teslim edilebilmesi için daha önce sunmuş olduğumuz ... sıra numaralı 01.07.2019 tarihli faturada görüleceği üzere 16.000 TL bedel ile başka firmaya yaptırılmak zorunda kalındığını, 2-Bahsi geçen Konveyörlerin Teknik Şartnamede bahsedilen marka ve özelliklerde rulman olması gerekirken Çin Malı rulman kullanılmış ve tüm rulmanlar yine müvekkili şirket tarafından değiştirildiğini, 3-Teknik Şartnamede mevcut tamburlar yapılmış ancak tamamı kırılmıştır, kırılan tamburların sadece bir tanesi davalı firma tarafından tamir edilmiş diğer tümü müvekkili şirket tarafından yenilendiğini, 4-Teknik Şartnamede sıyırıcı olması gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen sıyırıcı konulmamış ve müvekkilince 4 adet sıyırıcı satın alınmak zorunda kalındığını, 5-Yürüyüş yolları İş Sağlığı ve Güvenliği Kurallarına aykırı olarak yapıldığı için Kimtaş Kireç San. Tic. A.Ş. tarafından yenilenmesi talep edilmiş Müvekkil Şirket tarafından Davalı firmaya defalarca bildirilmesine rağmen eksiklik giderilmemiş ve yürüyüş yolları müvekkilce yeniden yapılmak zorunda kalındığını, 6-Teknik Şartnamede bahsi geçen bantları taşıyan çelik saşeler standartlara uygun yapılmadığı için Müvekkilce standartlara uygun olarak yenilenmiş, bant sonu dökülüş knepeleri Teknik Şartnameye göre olması gerekirken davalı tarafından hiç konulmadığını, 7-Ayrıca yapılması gereken ancak yapılmayan saşeler yapılırken Müvekkil Şirket tarafından 7 gün boyu boyunca vinç kullanılmak zorunda kalındığı" şeklinde olduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasında yapılan Teknik Şartnamede şartları belirtilen işin yapılmaması ve eksik yapılması sebebiyle müvekkil şirketin, Kimtaş Kireç San. TİC. A.Ş. ile arasındaki sözleşmeye istinaden tüm eksiklikleri gidermek zorunda kaldığını ve ... numaralı 01.07.2019 tarihli, ... numaralı 01.07.2019 tarihli, ... numaralı 01.07.2019 tarihli, ... numaralı 01.07.2019 tarihli, ... numaralı 25.04.2019 tarihli, ... numaralı 01.07.2019 tarihli faturalarda da görüleceği üzere toplam 65.596,25-TL farklı firmalara ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın istinaf başvuru dilekçesinde sürekli olarak 14.11.2023 tarihli bilirkişi raporundan alıntılar yaptığını, dava dosyasında 14.11.2023 tarihli bilirkişi raporundan sonra alınan iki tane daha bilirkişi raporunun mevcut olduğunu, davalı müvekkili şirketin yetkilisinin eda ettiği yemin ile taraflar arasında sözleşme mevcut olduğunun açıkça kanıtlandığını, davacının hazırladığı yemin metninin uygun olmaması nedeniyle, metin yerel mahkeme tarafından uygun hale getirildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin de davacı ile aralarında mevcut olan Proforma Fatura ile ilgili olarak yeminini eda ettiğini, bu nedenle davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan ilamsız icra takibine vâki itirazın iptâli istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK 3. Değerlendirme ve karar Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan ilamsız icra takibine vâki itirazın iptâli istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Dairemizin 13/04/2025 tarihli, 2023/1513 E, 2024/273 K sayılı kararında; ‘’…. dava konusu sözleşmede yüklenicinin üstlendiği işlerdeki eksik-ayıp iddiaları ve tespitleri tek tek değerlendirilerek ve bu yönlü tanık dahil tüm taraf delilleri toplanarak, bunların ayıplı iş mi, yoksa eksik iş mi, ayıplı işlerin ise gizli ayıp mı yoksa açık ayıp mı olduğunun belirlenmesinin istenmesi, imalatın iş sahibine fiilen teslim edildiği tarih itibarıyla açık ayıplarla ilgili teslimden sonra yükleniciye TBK'nın 474. maddesinde öngörülen sürede ihbarda bulunulup bulunulmadığı, gizli ayıplarla ilgili olarak da ayıbın ortaya ne zaman çıktığı, çıkmasından sonra yüklenicinin TBK'nın m. 477. maddesine uygun olarak haberdar edilip edilmediği hususları üzerinde durulması, ayıpların aynı yasanın 475. maddesi gereğince eserin reddini, bedelde indirimi gerektirip gerektirmediği hususlarında, ayrıca imalatta ayıbın varsa ihbarın süresinde olup olmadığının değerlendirilerek taraflar arasındaki sözleşmenin götürü bedelli belirlenmiş olduğu da gözetilerek dava konusu işin yapılıp yapılmadığı araştırılıp, davalının gerçekleştirdiği imalatın ayıp ve eksiklikler dikkate alınmak suretiyle fiziki gerçekleşme oranını yüzde (%) olarak belirlenmesi, bu oranı, götürü bedele (330.000 TL+KDV) ye uygulanması suretiyle iş bedelinin tespiti suretiyle iş bedelinin tespit edilmesi, bu şekilde sözleşme kapsamındaki davacının hakediş bedeli ortaya konması hususlarında, davaya konu işin yapıldığı yerde gerektiğinde keşif de yapılmak suretiyle dosyaya rapor sunan bilirkişi heyetinden veya yeni bir bilirkişi kurulundan belirtilen hususları kapsayan gerekçeli ve denetime elverişli belirtilen hususlarda rapor veya ek rapor alınmalı, sözleşme kapsamında yapılan ödemeler de düşürülerek sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile davanın yazılı miktarda kısmen kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir. …’’ Denilerek mahkeme kararı kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında mahkemece davanın reddine dair verilen kararına karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Davacı iş sahibi şirket ile davalı yüklenici arasında kurulan sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Davacı iş sahibi işin eksik ve ayıplı yapıldığını, ayıp ihbarında bulunulmasına rağmen yüklenicinin eksik ve ayıplı işleri gidermediği, bu işlerin dava dışı üçüncü kişilere yaptırıldığını belireterek onarım bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın kaldırılmasını talep etmekte, davalı yüklenici şirket ise, davacı iş sahibinin yüklenicisi olduğu asıl sözleşme kapsamında taahhütlerinin bulunmadığını, işi yapıp edimini uygun şekilde ifa ettiğini, iş sahibi tarafından ayıp ihbarında bulunulmadığını, davacının bazı şikayetleri, kullanım hatalarından kaynaklanan sıkıntılar olmasına rağmen, iyi niyet çerçevesinde ve kendi piyasa prestiji için bu tamiratları ve bakımları da yapıldığı savunmaktadır. Taraflar arasında kurulduğu anlaşılan sözleşme, kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık ilişkin yapılan eser sözleşmesinden kaynaklı ayıplı ifa nedeniyle uğranılan zararın tazmini kapsamında değer kaybı, onarım bedeli ve araç yoksunluk bedeli taleplerine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi ve 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi gereğince iddia eden, iddiasını ispat yükümlülüğü altındadır. Kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir. Ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumluluğunun düzenleyen TBK'nın 474. maddesi uyarınca açık ayıplar yönünden iş sahibi imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde, gizli ayıplar yönünden ise, 477/son maddesi uyarınca da, ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunluluğu bulunmaktadır. Ayıbın bildirilmemesi halinde eser kabul edilmiş sayılır. Ayıp halinde iş sahibinin seçimlik hakları aynı kanunun 475. maddesinde; Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde işsahibi, eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme ve genel hükümlere göre tazminat isteme olarak belirtilmiştir. Somut olay değerlendirildiğinde, taraflar arasında proforma faturada belirtilen makinelerin satışı ve montajına ilişkin sözleşme akdedildiği, sözleşme bedelinin 389.400,00 TL götürü bedelli olduğu, sözleşme bedelinin tamamının ödendiği, yüklenicinin garanti taahhüdünün bulunmadığı uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme konusu işin teslimden sonra ortaya çıkan ayıplar sebebiyle yüklenicinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve iş sahibinin süresinden ayıp ihbarında bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında teknik bilirkişinin 05.03.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda; Davaya konu Konveyör bant lastiğinin yapım sözleşmesindeki şartları taşımadığı bu sebeple yırtıldığı, davacı tarafın yırtılan bant lastiğininin teknik özelliklerini bilmesinin imkanı olmadığı için gizli ayıp olduğu, dava konu konveyör bant sisteminde kullanılan rulmanlar yapım sözleşmesindeki şartları taşımadığı bu sebeple zarar gördüğü, davacı tarafın bu rulmanlar hakkında teknik bilgisinin olmamasından dolayı gizli ayıp olduğu, dava konu konveyör bant sisteminde kullanılan tambur millerinin yapım sözleşmesindeki şartları taşımadığı bu sebeple kırıldığı, davacı tarafın bu tambur hakkında teknik bilgisinin olmamasından dolayı gizli ayıp olduğu, dava konu konveyör bant sisteminde kullanılan sıyırıcıların yapım sözleşmesindeki şartları taşımadığı bu sebeple bant lastğinin zarar görmesine neden olduğu, davacı tarafın bu sıyırıcı hakkında teknik bilgisinin olmamasından dolayı gizli ayıp olduğu, dava konu konveyör bant sisteminde kullanılan ve bantları taşıyan şaselerin yapım sözleşmesindeki şartları taşımadığı bu sebeple eksik yapıldığı, dava konu konveyör bant sisteminde bulunan yürüyüş yollarının İş Sağlığı ve Güvenliği Kurallarına aykırı olarak yapılmasından dolayı eksik yapıldığı değerlendirilmiştir. Anılan raporda, bantları taşıyan şaselerin ve yürüyüş yollarının eksik yapıldığı değerlendirilmiş ise de belirtilen eksikliklerin sözleşmeye uygun yapılmaması sebebiyle gizli ayıplı imalatlar olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafın iddiasına konu eksik ve ayıplı işler için 12.11.2018 ile 22.04.2019 tarihleri arasında toplamda dokuz adet garanti kapsamında servis hizmeti verildiği belirlenmiştir. Ayıp ihbarının yapıldığı tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Ayrıca, davacının ayıpları bildirerek servis hizmeti alması ayıp ihbarının yapıldığına karine teşkil etmektedir. Tanık beyanları ve davalı tarafça verilen ayıplı işlere ilişkin servis dikkate alındığında, iş sahibi tarafından ayıplı işlerin yükleniciye bildirildiği, ayıplı işlerin giderilmesi için yüklenici tarafından çalışmalar yapıldığı, yüklenici tarafından teslim edilen imalatın kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğu anlaşılmakla süresinde ayıp ihbarında bulunduğunun kabulü gerekmiştir. 27.12.2021 tarihli teknik bilirkişi raporunda; davacı tarafından düzenlenen toplam 64.556,25 TL tutarındaki malzeme ve yedek parçanın şikayete konu, davalı MTF Yapı Malz. San. Tic, Ltd. Şti. tarafından bu şekilde eksik bırakıldığı, yapılmadığı ve kısa sürede arızalandığı giderilmesinde, arızasının onarılmasında ve/veya tamamlanmasında kullanılmış malzeme ve yedek parçaların bedeli olduğu, fatura bedellerinin rayiç fiyatlarda oldukları belirlenmiştir. Bu belirleme göre, taraflar proforma fatura konusu makinelerin satışı ve montajına ilişkin eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, HMK.'nun 31. maddesi gereğince; maddi olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime ait olduğu, Dairemizin kaldırma kararında işaret edildiği üzere taraflara arasındaki sözleşme ilişkisi satış ve montaj içerdiğinden eser hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, tarafların kabulünde olan ilişkinin tarafların yemin edasına göre nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, davalı yüklenicinin teslimden sonra ortaya çıkan gizli ayıplı işlerden sorumlu olduğu, iş sahibinin süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, icra takibine konu 01/07/2019 tarihli ... sayılı, 01/07/2019 tarihli ... sayılı, 01/07/2019 tarihli ... sayılı, 01/07/2019 tarihli ... sayılı ve 01/07/2019 tarihli ... sayılı fatura konusu işlerin ayıpların giderilmesine ilişkin yapılan masraflar olduğu ve piyasa rayici ile uyumlu olduğu, davacının takip öncesi ihtar ve bildirimi bulunmadığından davalının takip tarihi ile temerrüde düştüğü ve faiz talebinin yerinde olmadığı, dava konusu alacağın belirlenmesi bilirkişi incelemesi ve yargılama gerektirmesi sebebiyle alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 64.556,25 TL yönünden takibin devamına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2025 tarih, 2023/332 Esas, 2025/622 Karar sayılı kararın HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına, 2-Davanın kısmen kabulüne, Davalı borçlunun Gebze 4. İcra Müdürlüğü' nün 2019/41470 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin 64.556,25 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-Alınması gerekli 4.409,84 TL harçtan peşin alınan 1.120,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.289,02 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,) 5-Davacı tarafından peşin yatırılan toplam 1.165,22 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından tebligat, posta, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olarak sarf edilen 12.899,00 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre 12.641,02 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 550,00 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre 11,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 9-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 1.075,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Arabulucu gideri olarak sarf edilen 1.320,00 TL'nin davanın kabul red oranına göre 1.293,60 TL'sinin davalıdan, 26,40 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine, 11-İlk Derece Mahkemesince hesaplanan harç miktarı ile Dairemizce hesaplanan harç miktarı farklı olduğundan İlk Derece Mahkemesince düzenlenen 09/10/2025 tarih, 2025/692 nolu harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenmesine, 12-Yargılama sonucunda ve re'sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re'sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve HMK m.333 düzenlemesi gözetilmek suretiyle, gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, İstinaf incelemesi bakımından; 13-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden istinaf karar harcının (615,40 TL) ve istinaf başvuru harcının (1.683,10 TL) talep halinde kendisine iadesine, 14-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapmış olduğu 45,00 TL tebligat gideri ve 480,00 TL dosya gönderme ücreti olmak üzere toplamı 525,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 15-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 16-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 17-Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a maddesi uyarınca 31/10/2025 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi. * Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır