T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2337 - 2026/1325 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2337 KARAR NO : 2026/1325 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 28.05.2024 NUMARASI : 2023/834 Esas, 2024/374 Karar DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız fiilden kayn…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2337 - 2026/1325 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2337 KARAR NO : 2026/1325 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 28.05.2024 NUMARASI : 2023/834 Esas, 2024/374 Karar DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız fiilden kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21.04.2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24.04.2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.05.2024 tarih ve 2023/834 Esas, 2024/374 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/11/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin kaza nedeniyle şoka uğradığını ve kendisine çarpıp kaçan aracı tespit edemediğini, bu kaza nedeniyle 50 TL kalıcı, 50 TL geçici iş göremezlik ve 50 TL tedavi gideri-bakım ücreti olarak toplam 150.00 tazminatının davalıdan avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının varlığını iddia ettiği kazanın meydana gelip gelmediği şüpheli olduğunu, 16.11.2021 tarihinde meydana geldiği iddia edilen kaza ile ilgili olarak, kaza gününde herhangi bir tutanak düzenlenmediği ve hiçbir mercie müracaatta bulunulmadığı, kazadan 7 gün sonra ...’in ... Polis Merkezi Amirliğine verdiği ifadede, sokak içerisinde yaya olarak gittiği esnada marka ve modelini bilmediği bir aracın çarpması sonucu yaralanmasına sebebiyet veren şahıstan davacı ve şikayetçi olunduğu, bu ifade dışında kaza ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını beyan etmekle davanın reddine talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; tanıkları dinlenmeden ve keşif talepleri değerlendirilmeden karar verildiğini, dava dilekçesinde bildirdikleri soruşturma dosyasının incelenmemiş olduğunu, davacı müvekkilinin bakım giderlerinin belirlenip hüküm altına alınmasını talep ettiklerini beyan ederek talepleri doğrultusunda kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davası olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ve verilen kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davacı vekilinin sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde görülen davada tanık deliliğine dayandıklarını, zamanında ve usulüne uygun olarak tanık listesi sunduklarını ancak mahkemece bu tanıkların dinlenilmesi hususunda davetiye çıkarılmadığını, olay yerinde keşif yapılmadığını ve bu nedenlerle hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini belirterek kararın kaldırılması gerektiğini beyan etmiştir. Hakkaniyete uygun yargılanmanın temel unsuru, yargılamanın "çelişmeli" olması ve taraflar arasında "silahların eşitliği"nin sağlanmasıdır. Adil yargılanma hakkının unsurlarından olan çelişmeli yargılama ilkesi taraflara dava malzemesi hakkında bilgi sahibi olma ve yorum yapma hakkının tanınmasını ve bu nedenle tarafların yargılamanın bütününe aktif olarak katılmasını gerektirmektedir. Bu anlamda, mahkemece tarafların dinlenilmemesi, taraflara delillere karşı çıkma imkânı verilmemesi, yargılama faaliyetinin hakkaniyete aykırı hale gelmesine neden olabilecektir. Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeli yargılanma hakkı, kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm taraflara, gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla ilgili görüş bildirebilme imkânı vermektedir. Adil yargılanma hakkının unsurlarından biri de silahların eşitliği ilkesidir. Silahların eşitliği ilkesi davanın taraflarının usuli haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelir. (Anayasa Mahkemesinin Concept Otomotiv Mühendislik İnşaat ltd. şti. başvurusuna konu 2014/12348 bireysel başvurul numaralı kararı ) 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde "Hukuki dinlenilme hakkı" düzenlenmiştir. Buna göre davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı bulunmaktadır. Maddenin gerekçesinde açıklandığı üzere bu hak Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. Maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. İddia ve savunma hakkı olarak da bilinen bu hak, tarafların yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat hakkını tam ve eşit olarak kullanabilmelerini, yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır. Hakim tarafları dinlemeden veya açıklama ve ispat hakkını kullanmaları için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. (YHGK.'nun 2009/52 Esas, 2009/105 Karar sayılı kararı) Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda davacı vekili sunmuş olduğu 28.12.2023 günlü dava dilekçesi ile tanık deliline dayanmış, 16.01.2024 tarihli delil dilekçesi ile tanık listesinde tanık olarak ...'in ismini bildirmiş, söz konusu talebini istinaf dilekçesinde de tekrarlamıştır. Mahkemece davalının söz konusu talebi hakkında olumlu ve olumsuz bir değerlendirme yapılmamış, davacının savunma hakkının ihlal edildiği anlaşılmıştır. Buna göre davacı tarafından ismi bildirilen tanıkların dinlenmesinden feragat edilmediğine göre; yukarıda gösterilen nedenlerle öncelikle davacı tarafından bildirilen tanığa usulüne uygun davetiye tebliği ile olay mahallinde keşif yapılarak, HMK 243 vd maddelerine uygun şekilde kesif mahalinde dinlenildikten sonra kusur raporu, maluliyet raporu ve akabinde aktüerya raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde davalının savunma hakkını ve adil yargılanma hakkını kısıtlar nitelikte karar verilmesinin hatalı olduğu kanaatine varılmış, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece öncelikle yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacı vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KABULÜYLE, kararın kaldırılarak, sair istinaf nedenleri incelenmeksizin dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.05.2024 tarih ve 2023/834 Esas, 2024/374 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacının adli yardım talebinin ilk derece mahkemesince kabul edilmiş olması nedeniyle istinaf harçlarının yatırılmadığı anlaşılmakla, harç iadesi hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafın adli yardım talebinin ilk derece mahkemesince kabul edilmiş olması nedeniyle karar sonrası tebligat ve dosyanın istinafa gönderim ücretine ilişkin posta giderinin suç üstü ödeneğinden yapıldığı anlaşılmış olmakla, suç üstü ödeneğinden yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/3. maddesi gereğince harç iade ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 21.04.2026 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır