T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2021/145 KARAR NO : 2026/939 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 10.09.2020 ES…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2021/145 KARAR NO : 2026/939 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 10.09.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/544 E., 2020/486 K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 22.04.2026 YAZIM TARİHİ : 22.04.2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin 30.09.2009 tarihinde davalının referansı ile 38.800 TL ... Bankası'ndan kredi kullandığını, kredinin 388,00 TL bloke sermaye kesintisi, 1.067,00 TL risk payı ve 1.067,00 TL kooperatif vadesiz hesap komisyonu, 388,00 TL ... kesintisi olarak davalı tarafından kesinti yoluyla müvekkilinden tahsil edildiğini, bu nedenle müvekkiline 35.890,00 TL yerine banka tarafından istihbarat ücreti kesintisi ile birlikte 35.770,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin kooperatife 05.06.2009 tarihinden başlamak ve 3 ayda bir ödenmek üzere üzere 16 eşit taksitte kredi borcunu geri ödemesinin kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından dava dilekçesinde bildirilen tarihlerde ve miktarlarda kredi borcuna mahsuben ödeme yapıldığını, davalının müvekkili tarafından kredi tahsisi sırasında verilen taahhütname gereğince banka tarafından esnaf kredilerine uygulanan cari temerrüt faizi yerine %36 oranında temerrüt faizi talep ettiğini, müvekkilinin kredi borcunu ödemesine rağmen icraen müvekkilinden fazla tahsilat yapıldığı gibi davalıya verdiği bonoların da iade edilmediğini ileri sürerek, davalı tarafından haksız yere tahsil edilen bloke sermaye kesintisi, kooperatif vadesiz hesap komisyonu, bölge ve ... kesintisi adları altında müvekkilinden tahsil edilen bedeller ile Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2015/19018 sayılı takip dosyasında yapılan fazla tahsilat nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000 TL alacağın davalıdan avans faizi ve yargılama giderleri ile birlikte tahsiline, kredi borcuna ilişkin olarak verilen bonoların iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili, 09.06.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile 29.913,42 TL'nin dava tarihinden avans faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Müvekkilinin davacıdan kullandığı kredi borcuna mahsuben Ankara 17.İcra Müdürlüğü'nün 2019/14194-14195 ile Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2010/917 sayılı dosyalarında cevap dilekçesinde belirttiği tarih ve miktarlarda olmak üzere toplam 800,00 TL ve 12.645 TL tahsilatlar yapabildiğini, takiplere konu bakiye alacaklarının kredi borcu nedeni ile kurulan ipoteğin paraya çevrilmesine rağmen tahsil edilemediğini, bakiye icra takip konusu alacaklarının paraya çevrilen ipotek bedelinin mahsubundan sonra 45.000 TL civarında olduğunu, icra takip konusu senet borçlarının gayrımenkul icra dosyasından yapılan tahsilatlar ile kapatıldığını, bu nedenle davacının dava konusu senetleri icra dairesinden geri alabileceğini, kredinin muaccel olması halinde %72 oranında temerrüt faizinin uygulanacağının açıkça öngörüldüğünü savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Toplanan deliller çerçevesinde dosyamızda SMMM bilirkişi ...'dan alınan bilirkişi ek raporu gerek hesaplama tarzı ve gerekse de davacı ve davalı tarafından kredi borcuna mahsuben yapılan tüm ödemeleri eksiksiz şekilde hesaplamaya dahil etmekle denetime elverişli görülerek Mahkememiz'ce benimsenerek hükme esas alınmak gerekmiştir. sözkonusu ek raporda her ne kadar davacı tarafından dava konusu istirdaden davalıdan talep edilebilecek alacak miktarı yönünden avans faizinin uygulanması gerektiği belirtilmiş ise de; sözkonusu tespit ve bu tespite dayalı alacak hesaplaması Mahkememiz'ce benimsenmemiştir. Zira, dosyaya sunulan Ek Taahhütname başlıklı belgede açıkça; "Hazine Gelir Kaybına İlişkin olarak ilgili yıl içinde yayımlanan Bakanlar Kurulu kararnamesinin Ek Karar kapsamında kullandığım kooperatif kredisinin vadesinin 1 yılı aşması halinde, aşan vade için tarihte yürürlükte bulunan Bankanız cari faiz oranlarının uygulanmasını kabul ve taahhüt ediyorum" ibaresine yer verilmiş olup davacının bankadan 36 ay vadeli kredi kullanması nedeni ile davacının dava dışı bankaya kredi borcunu ek taahhütname çerçevesinde cari faiz oranları üzerinden yapılacak hesaplama doğrultusunda ödemekle yükümlü olduğu tartışmasızdır. Ek taahhütname altında davacı ile davalı kooperatif yetkililerinin imzasının bulunduğu görülmektedir. Davalı kooperatifin üyesi olan davacının kredi borcuna kefalet taahhüdünde bulunduğu ve davacı tarafından ödenmeyen birkısım kredi taksitlerini ödediği sabittir. Davalı yan, kefaleten bankaya davacı kredi asıl borçlusu yerine ödeme yaptığına göre davacı ile birlikte imzaladığı ek taahhütnme çerçevesinde bankanın cari faiz oranları üzerinden hesaplanacak asıl alacak ve işlemiş fer'i miktarından hukuken sorumludur. Bankaya kefaleten yaptığı ödemede banka tarafından cari faiz oranları üzerinden kendisinden kredi borcuna mahsuben tahsilat yapılması nedeni ile davacıdan rücuen ek taahhütname çerçevesinde yapılacak hesaplama konusu asıl alacak ve fer'ileri talep edebilecektir. Aynı şekilde davalının da her ne kadar ek taahhütnamenin hukuken muhatabı banka ise de; bankaya davacı adına kefaleten yapılan kredi ödemesinin ve mevcut ise; davalıdan istirdaden talep edilebilecek miktarının da aynı şekilde banka cari faiz oranları üzerinden hesaplanması gerekmektedir.Nitekim, dosyamıza sunulan davalı Kooperatifin ana sözleşmesinin 66.maddesinde de açıkça; "Kooperatif kaynaklarından veya kooperatif kefaletiyle bankalardan kullanılan ve ortağın vadesinde ödenmeyen kooperatif adına takibine intikal etmiş borçlarının kooperatif tarafından tahsilinde uygulanacak gecikme faizi oranı tahsilat tarihinde bankaca uygulanan gecikme faiz oranı kadardır" hükmüne yer verilmiş olup sözkonusu hüküm de bu tespit ve kabulü teyit eder niteliktedir. Bu çerçevede açıklanan gerekçelerle; dosyamıza sunulan SMMM bilirkişisi ... tarafından sunulan ek raporda yer alan alternatifli hesaplamalardan banka cari faiz oranına ilişkin hesaplama benimsenerek 07/04/2016 tarihinde icra dosyasına yapılan ödeme de mahsup edildiğinde ise; 29.913,42TL'nin davalıdan 07/04/2016 tarihi ile dava tarihi arasında işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilinin talep edilebileceği kanaatine varılmakla; ıslah talebi de gözetilerek ve dava konusu alacağa dava ve ıslah tarihinden itibaren ayrı ayrı avans faizi işletilerek davanın kısmen kabulüne, dava konusu isteme dayanak bonoların iadesi isteminin ise; dosyamız arasına celp edilen icra takip dosyalarındaki bonoların iadesi yönünden icra dosyalarının borcun infaz edildiğinin ve davacının davalıya kredi borcuna mahsuben fazladan ödeme yaptığının da sabit olması nedeni ile talep halinde ilgili icra Müdürlükleri tarafından da davacıya iade edilebileceği dikkate alındığında; davacının hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek reddine..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının müvekkili kooperatifin aval vermesiyle ... Bankası'ndan kredi kullandığı, kredi taksitlerini ödememesi nedeniyle hakkında çeşitli icra takipleri başlatıldığı, yapılan sınırlı tahsilatlar dışında borcun büyük ölçüde ödenmediği, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibi sonucunda satış bedelinden tahsilat yapıldığı, tahsil edilen bedelden gerekli mahsupların yapıldığı ve borçluya iade dahi gerçekleştirildiği, buna rağmen davacının fazla ödeme yaptığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, halen bakiye borcun bulunduğu, kredi ve kooperatif ana sözleşmesi uyarınca kredinin muaccel hale gelmesi durumunda temerrüt faizinin sözleşmede kararlaştırılan oranlar üzerinden uygulanması gerektiği, esnaf ve sanatkarlar kredi kefalet kooperatiflerinin aval veren sıfatıyla bankanın sahip olduğu haklara sahip olduğu ve borçlunun bankaya karşı sorumlu olduğu şartlarla kooperatife karşı da sorumlu olduğu, mahkemece avans faiz oranı esas alınarak hesaplama yapılmasının sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, sözleşmede ve ipotek belgesinde akdi ve temerrüt faiz oranlarının açıkça düzenlendiği, davacının bu şartları kabul ederek sözleşmeyi imzaladığı nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif kredileri sözleşmesi nedeni ile davacı kredi borçlusundan haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen kesinti alacaklarının istirdaden tahsili ile kredi borcu nedeni ile düzenlenen bonoların kredi borcunun ödenmesi nedeni ile iadesi taleplidir. Dosyanın tetkikinde; davacı tarafın ... Bankası A.Ş ... Şubesinden 3 ayda bir ödemeli 38.800 TL kredi kullandığı, davalı kooperatifin kredi sözleşmesini kefil olarak imzalamış olduğu, davacının kredi taksitlerini zamanında ve tam olarak ödememiş olması nedeniyle kredi taksitlerinin kefil olarak davalı kooperatifçe ödenmiş olduğu, davalı kooperatifin kefil olarak ödediği kredi taksitlerini tahsil edebilmek için davacı aleyhinde başlattığı takip sonucunda , taksit ödemelerini tahsil edememesi üzerine kredi teminatı olarak kooperatif lehine tesis edilmiş olan davacıya ait gayrimenkulün icra müdürlüğü aracılığı ile satıldığı ve davalı alacağının bu satıştan elde edilen tutarla karşılanmış olduğu anlaşılmıştır. İhtilaf icra yolu ile tahsil edilen tutarların davacının davalıya olan borcundan fazla olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 24.12.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı tarafça davacının kredi borcu nedeniyle dava dışı bankaya fer'iler dahil toplam 45.832,88 TL ödeme yapılmıştır. Raporda, Banka ile davacı arasında imzalanmış sözleşmede, davacının temerrüdü halinde muaccel olan borca uygulanacak faiz oranı ile ilgili belirleme sözkonusu iken davalı kefil ile davacı arasında bu yönde bir sözleşme sözkonusu olmaması nedeniyle, davalının davacı adına ödediği tutarlara ödeme tarihine kadar avans faizi oranları üzerinden faiz işletilmesi gerektiği belirtilerek, bu kapsamda yapılan hesaplamada davacının davalıya olan borcundan 18.185,79 TL fazla ödeme yaptığı ve bu miktardan 07.04.2016 tarihinde davalı tarafça davacıya ödenmek üzere icra dosyasına yatırılmış olan 4.970 TL'nin mahsubu ile bulunan 13.215,79 TL'nin faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği bildirilmiştir. Mahkemece, denetime elverişli açıklanan bilirkişi raporu doğrultusunda 13.215,79 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetli değildir. Bu durumda Dairemizce, davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/1.b.2. madde uyarınca, ilk derece mahkemesi kararını düzelterek davanın kısmen kabulü yönünden yeniden esas hakkında karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/1.b.2 gereğince, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/544 E., 2020/486 K. sayılı, 10.09.2020 tarihli kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine, Buna göre: "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 13.215,79 TL'nin dava tarihi 10.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davacının bonoların iadesine yönelik talebinin reddine, 2-Alınması gerekli 902,77 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 341,55 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 561,22 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 3.153,20 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 1.393,09 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davacı taraftan peşin alınan 341,55 TL peşin harç ve 169,30 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 510,85 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 13.215,79 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 16.697,63 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider ve delil avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine," 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine. 3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 57,50 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiylekarar verildi. 22.04.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...