T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1412 - 2025/1697 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1412 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1697 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/01/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/613 E - 2023/44 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 29/12/2025 YAZI…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1412 - 2025/1697 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1412 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1697 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/01/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/613 E - 2023/44 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 29/12/2025 YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; davacı ile davalı borçlu arasında Proje Pazarlama Yetki Sözleşmesinin 20.04.2021 tarihinde imzalandığını, sözleşmenin 11.04.2022 tarihine kadar devam ettiğini, davacı şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalı şirketin kesilen faturayı ödemediği, alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; davacı tarafın faturalarına itiraz edilerek süresinde iade faturası kesildiğini, davacı tarafa borcu olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; taraflar arasında Proje Pazarlama Yetki Sözleşmesinin imzalandığı, davacının icra takibine dayanak iki adet fatura konusu hizmeti verdiğini kanıtlamakla yükümlü olduğu, davacının iki adet fatura düzenleyerek defterlerine kaydettiği, davalının ise iki adet faturaya ilişkin süresinde iki adet iade fatura düzenleyerek davacıya bildirdiği, davacının iki adet iade faturasını defterlerine kaydetmediği, bu kapsamda taraf ticari defterlerinin birbirini doğrulamadığı, bu açıklamalar çerçevesinde davacının hizmetin verildiği olgusunu usulen kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; taraflar arasında süreklilik arz eden hizmet sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin gerçekleştirdiği iki adet taşınmazın satışına dair dekont, kişi belgeleri sunulduğunu davalının itiraz ettiğini, taşınmazın satışının gerçekleştiğini, ilgili tapu sicil müdürlüğüne yazı yazılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, delillerinin toplanmadığını, belirterek ilk derce mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; davacının faturaya dayalı alacağını usulüne uygun delillerle kanıtlayıp kanıtlayamadığı hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibin evaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde dayandığı delillerini göstererek proje pazarlama sözleşmesine, faturaya dayanmasına rağmen bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde taşınmazı satın alan kişilerin ödeme belgelerine ve tapu kayıtlarına dayanarak yeni delillere dayanmıştır. Basit yargılama usulünde, dava ve cevap dilekçesi dışında cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilemez. Bu çerçevede, taraflar dilekçeleriyle birlikte tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek, ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayacak bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorundadırlar (md. 318). Dilekçe sayısı, bu usulde görülecek işlerin basit olması ve kısa sürede karara bağlanmasını sağlamak amacıyla sınırlandırıldığından birer defa dilekçe vermek durumunda olan tarafların daha dikkatli davranmaları gerekmektedir. Bilindiği üzere taraflar, tahkikat aşamasında kural olarak iddia ve savunmalarını genişletip değiştiremezler; yani yeni vakıa ileri süremezler ve eski vakıaların yerine yeni vakıalar ikâme edemezler. Bunun yapılabilmesi ancak karşı tarafın açık muvafakati, bunun mümkün olmaması durumunda da ıslah suretiyle gerçekleştirilebilir. Basit yargılama usulünde ise iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı, yazılı yargılama usulünden farklı olarak dava açılmasıyla ve cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar (md. 319).HMK'nın 145. maddesinde belirtilen ve tarafın etki alanı dışında kalan çok özel durumlar dışında, sonradan delil sunulması hâlinde bu deliller dikkate alınmamalıdır. Yargılama aşamasında söz konusu belgeyi ileri sürmeyen davalının, yargılamanın geldiği aşamada yeni deliller dosyaya sunarak bu deliller doğrultusunda değerlendirme yapılmasını talep etmesi mümkün değildir. Aksinin kabulü hukuk yargılamasının temel ilke ve esasları ile bağdaşmayacaktır. Davacının dayandığı deliller üzerinde yapılan inceleme sonucu ispat yükü üzerinde olan davacının faturaya dayalı alacağını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 29/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."