11. Hukuk Dairesi 2023/4500 E. , 2024/6779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/382 Esas, 2023/980 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI :2008/423 E. - 2020/713 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulün
**11. Hukuk Dairesi 2023/4500 E. , 2024/6779 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/382 Esas, 2023/980 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI :2008/423 E. - 2020/713 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'nin müzik eserleri yayımcısı olduğunu, ...'in "Peter ve Kurt" isimli eserlerine ilişkin mali hakları ...'in mirasçıları ile akdedilen sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin "Peter ve Kurt" isimli esere ilişkin diğer mali haklar yanında bu eserin Türkiye'de temsil hakkının da sahibi olduğunu, üçüncü kişilere söz konusu eserin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi uyarınca temsil hakkının belli bir bedel karşılığında kullanma iznini verebilme yetkisine sahip olduğunu, davalının müvekkilinin izni olmadan 23 Nisan 2004, 18 Şubat 2007, 4,18 ve 25 Mart 2007, 8,15 ve 23 Nisan 2007, 13 Mayıs 2007, 21 Ekim 2007, 25 Kasım 2007, 16 Aralık 2007, 10,18 Şubat 2008, 20 Ocak 2008, 20 Mart 2008, 6 Nisan 2008, 18 Mayıs 2008 tarihlerinde izinsiz olarak kullanıldığının tespitinin yapıldığını, daha ne kadar kullanıldığının tespitinin yapılamadığını, eser üzerindeki haklara tecavüz anlamına geldiğini, haksız bir menfaat temin ettiğini, notaların izinsiz olarak kullanıldığını bunun içinde 5846 sayılı Kanun uyarınca müvekkilinin sahip olduğu mali haklara tecavüz oluşturduğunu, davalı yanın yarattığı tecavüz ve elde ettiği haksız menfaat nedeniyle 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca müvekkili ile bir sözleşme yapmış olsaydı ödeyecek olduğu bedelin üç katına kadar bir bedeli ödemekle yükümlü olduğunu, Türkiye şartlarına göre hesaplama yapılamayacağı, müvekkilinin uğradığı zararın söz konusu esere ya da mali haklarına sahip olunan başka eserlere ilişkin olarak üçüncü kişilere yaptığı sözleşmelerin emsal alınarak belirlenebileceğini, davalı ile sözleşme yapmış olsaydı eserin her bir temsili için 2.300,00 euro, notaların her bir temsildeki kulanım için 500,00 euro talep edebileceğini, davalının müvekkilinin üzerindeki hak sahibi olduğu eseri değişik tarihlerde en az 18 kez izinsiz olarak temsil etmesi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın en az 50.400,00 euro tutarında olabileceğini, bedelin üç katı olmasının hakkaniyet gereği olduğunu belirterek manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.800,00 euronun davalıdan izinsiz temsil tarihinden itibaren bankaların euro için bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasıyla hesaplanacak faiz ile birlikte fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal dayanağının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi olarak gösterildiğini, söz konusu hükmün 5846 sayılı Kanun kapsamında bu talebin borçların teşekkülüne ilişkin hükümler çerçevesinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereğince haksız fiil sorumluluğuna dayandığını, buna istinaden söz konusu maddede haksız fiil sorumluluğunun failinin ve fiilin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde davanın açılabileceğinin hüküm altına alındığını, davacının 2004 ve 2007 yılları içerisinde söz konusu hakların zamanaşımına uğradığını ve bu nedenle reddinin gerektiğini, dava dosyasına sunulan sözleşmedeki varislerin hukuki statülerinin tespitinin gerektiğini, dava dilekçesinde belirtildiği üzere izinsiz temsil hakkının taraflar arasında sözleşme yapılmış olsa idi o rakamın en az üç katını talep edebileceklerini iddia ettiklerini, mahkemeye sunulmuş olan Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünün ... Hak alımları yönergesine dayanarak yabacı eserlere ilişkin telif haklarının opera eserlerinin Türkçeye uygulanması için hasılatın %20'si yabancı oratoryo, müzikal, operet, bale eserleri ve diğer müzikli sahne eserlerinin ..., çeviri, prozodi ve adaptasyonunu yapanlara hasılatın %15'i ve yabancı oratoryo, müzikal, operetin yalnızca ... çeviri ve diğer müzikli sahne eserlerinin ... çevirisi ve uygulaması için ise %10'u oranında kararlaştırıldığını, bu yönerge ile iddia edilen rakam arasında farkın çok fahiş olduğunu, Yargıtay ve emsal bilirkişi raporlarında tespit edilmesi gereken tazminat miktarının bu ihtarnameler doğrultusunda hesaplandığını, devlet kurumunun ticari amaç gütmediğini çocuklara operayı sevmek amacını taşıdığını, kazanç sağlama amacının olmadığını, dava konusu "Peter ve Kurt" oyununun çocuk oyunu olduğunu, üzerinde telif hakkı sorununun ortaya çıkması halinde sadece bu tür bir sözleşmenin esas alınarak bilirkişi raporunun oluşturulmasının hakkaniyet gereği olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde yazarın telif haklarını elinde bulundurduğunu iddia etse de 5846 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince öncelikle bu telif hakkının ülke içinde bir kurum tarafından karşılanıp karşılanmadığının tespit edilmesinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılamada hükme esas alınan bilirkişi raporuyla davalının ...'e ait "Peter ve Kurt" isimli eseri izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullandığının tespit edildiği, kullanımın CD'den bir kullanım söz konusu olduğu, nota kullanılarak bir orkestra ile eser icra edilmemiş olsa da davacının dosyaya sunduğu sözleşmelerde, nota kullanılsın ya da kullanılmasın nota kirasının talep edilmiş olduğundan bu hususun dikkate alınmasının hakkaniyete uygun olduğu, 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesi gereğince davacı hak sahibinin nota kirası bedelinin üç katını talep etme hakkının da bulunduğu, nitekim nota kirasının da vasıtalı temsil eyleminin karşılığı bir bedel olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının, davacının mali haklarının sahibi bulunduğu "Peter ve Kurt" adlı eseri izinsiz bicimde umuma açık olarak temsil ettirmesi eyleminin davacının eserden ... mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu şekilde tecavüzün önlenmesine, davalının tecavüzünün 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesi gereğince sonucunun ortadan kaldırılmasına, 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesine göre izinsiz yayınlanan temsiller için 36.900x3=110.700,00 euro ve nota kiralama hakkı karşılığında tespit edilen 9.225x3=27.675,00 euro olmak üzere toplam temsiller ve nota kiralaması için 138.375,00 euronun temsil tarihinden itibaren bir yıllık mevduat hesabına ödenecek en yüksek faiz oranı yürütülerek fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (12.825,00 euro) davacı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacının Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve Borusan Filarmoni orkestrasına dava konusu eserin icrası için nota kiralamasına dair sözleşmeleri ve bu sözleşmelerdeki bedellerin ortalaması esas alınarak, oyun şeklinde sahnelenmesi durumunda bunun 4 katının istenebileceği dikkate alınmak suretiyle 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uygulandığı, davalının kamu kurumu olması ve çocuklara yapılan bir gösterim olması sebeplerinin takdiri indirim için zorunluluk arz etmediği gibi bu yönde bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı, gösterimlerde canlı orkestra kullanılmadığı, notaların CD'den çalındığı bu nedenle nota kiralamasının talep edilemeyeceği savunması ve istinaf sebebinin ise eserin izinsiz kullanıldığı gerçekliğini değiştirmeyeceği gibi kanunun düzenleniş amacı dikkate alındığında Yargıtay'ın aynı yöndeki CD kullanımın da ihlalin gerçekleştiğine dair içtihadı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02.07.2013 Tarih 2013/9071 E., 2013/14042 K. sayılı ilamı) da dikkate alındığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, eserin izinsiz kullanılması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.5846 sayılı Kanun'un 1, 3,6,14, 15, 16, 21,22,23,24,25, 52 ve 68 inci maddeleri. 3.Dairemizin 22.09.2021 tarih ve 2019/3472 E., 2021/5653 K. sayısı ile Dairemizin 14.05.2019 tarih ve 2017/4536 E., 2019/3748 K. sayılı ilamları. 3. Değerlendirme 1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin aşağıdaki bendin apsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Dava, davacının mali hak sahibi olduğu musiki eserini davalının izinsiz kullanımının, eser üzerindeki haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, mali haklara tecavüzünün önlenmesi, eserin temsil kullanım bedeli ile nota kira bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının hak sahibi olduğu yargılama konusu eseri ve hatta diğer eserleri, temsili karşılığı bir telif ücreti ile ayrıca nota kirası almak suretiyle üçüncü kişilere kullandırdığı, esasen bu bedelin bir bütün olarak temsil hakkının kullandırılması karşılığı olduğu,anılan eseri izinsiz biçimde, daha önce gerçekleştirilmiş tespitinden yararlanmak suretiyle vasıtalı temsilini sağlayanların nota kirasını ödemekten muaf tutulabilmelerinin mümkün olmadığı, aksi hâlde eser veya hak sahibinin eserden yararlanma biçimini münhasıran belirleme yönündeki hakkının yasaya aykırı biçimde kısıtlanmış olacağı gerekçesiyle davacının nota kirası istemini de yazılı şekilde kabulüne karar verilmiştir. Oysa, nota kirası olarak alınan bedel eser notalarının yer aldığı kartonların veya kitapların fiziki nüshalarının geçici süreli kullanılması karşılığında alınan bir ücret olup, her ne kadar CD'den bir kullanım söz konusu olmakla ve nota kullanılarak bir orkestra ile eser icra edilmemiş olsa da davacının dosyaya sunduğu sözleşmelerde, nota kullanılsın ya da kullanılmasın nota kirası talep edileceğinin kararlaştırılmış olması karşısında davacı nota kirası da talep edebilecektir. Ancak, 5846 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi gereğince nota kirası hesabında 3 kat artırım yapılması mümkün olmadığından davacının nota kirasına ilişkin isteminin 3 kat artırım yapılarak yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmediğinden bozulması gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.