T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1274 - 2025/1691 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/1274 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/1691 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/07/2024 ESAS NO : 2023/297 E 2024/490 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1274 - 2025/1691 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/1274 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/1691 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/07/2024 ESAS NO : 2023/297 E 2024/490 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 29/12/2025 YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturadan bakiye kalan alacağının tahsili amacıyla Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2015/8898 E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı yanca süresi içerisinde cevap verilmemiştir. Davalı vekili sonraki dilekçesinde, davacı yanca, davaya konu yapılan icra dosyasına alacak dayanağı olan 31.03.2015 tarihli 195981 no.lu fatura için herhangi bir irsaliye ve irsaliyeli fatura düzenlenmediğini, malın teslim edildiğinin ispatının davacı yana ait olduğunu, davacının müvekkiline olan borcundan dolayı böyle bir yola başvurup borçtan kurtulma çabası olan davacı yanın 901.357,98 TL borcunun bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanca sunulan ve teslim alan kısmında imza bulunan buzhane çıkış fişleri ayrıştırılmış bu şekilde fişe bağlanan toplam ürün bedelinin 104.859,94 TL olduğu, davalı yanca bu belgelerin kötüniyetli olarak sonradan düzenlendiği yönündeki iddiası sübut bulmadığından bu malların teslim edildiğinin kabulü gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davacı vekili tarafından; Müvekkilin faturalara konu malları teslime ilişkin belgeleri ibraz etmesine karşın mahkemece kısmen kabul kararı verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece buzhane teslim fişleri dışında diğer ticari kayıtların değerlendirilmediği, mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddi kararının da doğru olmadığı, İstinaf eden davalı vekili tarafından; Mahkemece davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, müvekkiline ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğu, somut olayda teslim olgusunun yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiği, dosya kapsamına sunulan buzhane fişlerinin teslim olgusunu ispat etmeye yarar nitelikte belgeler olmadığı, zira sonradan her zaman düzenlenebileceği, somut olayda da müvekkili yanında çalışan ve müvekkili şirket ile ortakları arasında gerek iş, gerekse de özel hayat ile ilgili hukuk ve ceza davaları bulunan ... tarafından müvekkilinin aleyhine sonradan oluşturulduğu, bu kişi tarafından imzalanan belgelerin müvekkili nezdinde geçerliliği bulunmadığı, sonradan sahte olarak düzenlendiği iddiasıyla ilgili olarak Ankara C. Başsavcılığı’nın 2023/4190 soruşturma dosyası kapsamında KYOK kararı verilmiş ise de verilen kararın hukuki ihtilaf nedeniyle verildiği, mahkemece bu yönde yeterince araştırma yapılmadığı bildirilerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesini konu alan faturadan bakiye kalan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 16. İcra Müdürlüğü’nün 2015/8898 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklısının davacı ..., borçlusunun ise davalı ... Süt Ürünleri... Ltd. Şti. olduğu, alacak döneminde, 262.888,04 TL (Fatura Alacağı), 103,32 TL (01.04.2015 tarihli İhtarname Masrafı), 81,49 TL (12.02.2015 tarihli İhtarname Masrafı), 263.072,82 TL toplam alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari temerrüt faizi, icra harç ve giderler ile avukatlık ücretinin tahsili için 22.04.2015 tarihinde takibe geçildiği, takibe konu borcun sebebinin 31.03.2015 tarihli 195981 ve 195882 no.lu toplam 691.086,31 TL fatura gösterildiği, borçluya tebligatın 24.04.2015 tarihinde ulaştığı ve borçlunun da 28.04.2015 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğu anlaşılmıştır. Davacı yanca faturalardan bakiye kalan alacağın tahsili talebi ile icra takibi yapılmış olup, itiraz üzerine süresi içerisinde iş bu itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı yanca süresi içerisinde cevap verilmemiş ise de takip konusu faturanın müvekkilinin kayıtlarında yer almadığı ve faturaya konu emtiaların teslim edilmediği belirtilmiştir. Her ne kadar takip dayanağı iki adet fatura gösterilmiş ise de aslında 31/03/2015 tarihli 195981/195982 fatura nolu ve 691.086,31 TL bedelli tek bir fatura olduğu ve bu faturadan bakiye kalan alacağın tahsilinin talep edildiği dosya kapsamında yapılan incelemelerden anlaşılmış olup, bu yöne ilişkin davacının bir itirazının da olmadığı tespit edilmiştir. Davalı yan bu fatura konusu malların teslim edilmediği savunmasında bulunurken davacı ise tarafların vergi avantajından yararlanmak üzere 2013-2014 yılları arasında fatura düzenlenmeksizin mal teslimlerinin yapıldığı, bu teslimlere dair satış fişleri/buzhane çıkış fişlerinin bulunduğu, bu fişlerde ... isim ve imzasının yer aldığı, dava konusu takibe dayanak faturanın ise teslim edilen bu mallara ilişkin sonradan düzenlenen fatura olduğu iddia edilmiştir. Gerçekten de dosya kapsamında bulunan buzhane çıkış fişlerinin incelenmesinden bir kısmının teslim alan kısmının imzasız, bir kısmının ... ismi, bir kısmının ise ... isim ve imzasını taşıdığı anlaşılmıştır. Davalı yanca söz konusu belgelerde imzasız bulunan ...’ın davalı şirketin eski çalışanı olduğu, irsaliyeli mal teslim almaya para tahsil etmeye yetkili olduğu, ancak bir takım iç ilişkideki nedenlerle işine 2016 yılında son verildiği belirtilerek teslim belgeleri kabul edilmemiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen Dairemizin 04/04/2022 tarih 2020/343 E. 2022/466 K. sayılı kararı ile harç eksikliğinin tamamlanması, bir süre davalı yanında çalışan ve davalı ile husumetli olduğu anlaşılan ... imzalı belgelerin karar yerinde tartışılması ile davacı yanın yemin hakkının hatırlatılması gerekçeleri ile kaldırılmıştır. Mahkemece ... isim ve imzalı belgelerin davacı yanca sunulan ve teslim alan kısmında imza bulunan buzhane çıkış fişleri ayrıştırıldığı, bu şekilde fişe bağlanan toplam ürün bedelinin 104.859,94 TL olduğu kabul edilmiştir. Dairemizin 21/03/2023 tarih, 2023/288 esas 2023/408 karar sayılı ilamıyla “Mahkemece her ne kadar 28/10/2019 tarihli bilirkişi raporunun 10 ve 11. sayfasındaki görüşten hareket edilerek bu rakamın belirlendiği anlaşılmış ise de raporun ekinde yer alan buzhane fişlerine ilişkin excel tablosu ile dosya kapsamında bulunan buzhane fişlerinin karşılaştırılması sonrasında raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, davalı yanında çalışan ve davalı ile aralarında husumet bulunan ... imzası bulunan belgelerin üzerinde durulması gerektiği halde imzasız belgelerin de hesaplamaya dahil edilip edilmediği hususunun tetkike elverişli bir şekilde ortaya konulmadığı anlaşılmıştır. Söz konusu belgelerin sonradan düzenlendiğine yönelik davalı yanın şikayeti üzerine başlatılan Ankara C. Başsavcılığı’nın 2023/4190 soruşturma sayılı dosyası da getirtilip incelenerek ... imzası bulunan belgeler denetime ve hüküm kurmaya elverişli bir bilirkişi raporu ile tetkike elverişli bir şekilde ayrıştırılarak bu belgelerin davalı yönünden geçerli olup olmadığı saptandıktan sonra karar yerinde tartışılarak hüküm kurulması gerekirken mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis edilmesi doğru değildir." gerekçesi ile karar kaldırılmıştır. Mahkemece kaldırma kararı sonrasında ek rapor alınmış olup, Ankara C. Başsavcılığı’nın 2023/4190 soruşturma sayılı dosyasında davalı yanın şikayeti üzerine KYOK kararı verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle kaldırma kararı sonrasında gerekli araştırma ve incelemenin yapılmış olmasına göre taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca mahkemece hükmedilen alacağın likit olduğu gözetilerek davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu kalem talebin reddi kararı doğru değildir. Mahkemece ihtarname giderleri de müddeabihe dahil ederek itirazın iptâline karar vermiştir. İhtarname giderleri yönünden ise HMK'nın 323. maddesine göre; ihtarname masrafları yargılama giderlerine dahil olup, HMK'nın 326/2. maddesinde davada iki taraftan her birinin kısmen haklı çıkması durumunda yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı düzenlendiğinden ihtarname masrafının yargılama giderlerine katılarak haklılık oranına göre taraflara paylaştırılması gerekirken, yargılama giderlerine katılmayarak ayrı bir alacak kalemi adı altında hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; 2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/297 Esas 2024/490 Karar sayılı 11/07/2024 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 3-a-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Ankara 16.İcra Müdürlüğü'nün 2015/8898 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın 104.859,94 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu bedel üzerinden kaldığı yerden takip talebindeki koşullarla devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, b-Kabul edilen miktarın %20'si olan 20.971,99 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, c-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 7.162,98 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.174,12 TL peşin harcın ve 80,70 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 3.908,16TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, ç-Davacı tarafça yatırılan peşin alınan 27,70TL başvurma harcı, 3.174,12 TL peşin harç ile 80,70 TL tamamlama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, d-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına kabul miktarına göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, e-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına red miktarına göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, f-Davacı tarafından yapılan 9.555,90 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı, bilirkişi ücreti ile 184,81TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 9.740,71TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 3.885,34TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bıkarılmasına, g-Davalı tarafından yapılan 552,00 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan 331,82 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, h-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 4-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere 29/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."