10. Ceza Dairesi 2023/11946 E. , 2023/9127 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarih…
**10. Ceza Dairesi 2023/11946 E. , 2023/9127 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6545 sayılı Kanun) 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 04.09.2014 tarihli ve 2014/20929 soruşturma numaralı Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 11.08.2015 tarihli ve 2015/7637 esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/951 Esas, 2016/591 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, durma kararı verilmesi gerekirken beraat verilmesi nedeniyle usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR (İlk derece mahkemesinin kabulüne göre) Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin ısrar koşullarının oluşmaması nedeniyle suçun maddi unsurlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hüküm, A. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/20929 soruşturma numaralı Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararının tebliğine ilişkin evrakın fiziki olarak aslı ya da onaylı örneğinin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, B. A numaralı bozma sebebinin sonucuna göre, 5721 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin sekizinci fıkrasında "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde düzenlemenin yer aldığı, tüm bu düzenlemeler karşısında somut olayda; sanık hakkında, ısrar ettiğinin kabul edilebilmesi için; "öngörülen süre içinde başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" şeklinde uyarının yapılmaması nedeniyle suçun maddi unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilemeyeceği, Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin açılan Diyarbakır Denetimli Serbestlik müdürlüğü'nün 2014/4873 DS sayılı dosyasında çağrı yazısının 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca yapılan tebliğ evrakında, muhatabın adreste bulunmama sebebinin sorulduğu ve keyfiyetin haber verildiği komşusunun kim olduğunun (isimden ve imzadan imtina etmiş olsa dahi daire numarası vs gibi ayırt edici hiçbir özelliğin) belirtilmediği, bu yönüyle yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, Diyarbakır Denetimli Serbestlik müdürlüğü'nün 2015/1162 DS sayılı dosyasında ise tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin herhangi bir ihlal olmadan denetimli serbestlik dosyasının kapatıldığı anlaşılan sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının 2 nci cümlesi uyarınca kamu davası hakkında durma kararı verilerek, Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazının sonucunun beklenilmesi, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/951 Esas, 2016/591 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısnın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.